Türkiye’de on binlerce hasta böbrek, karaciğer, kalp ve kornea nakli için bekliyor. Bekleme listelerinin uzun olmasının sebeplerinden biri, organ bağışı konusundaki dinî tereddütlerdir: “Ölen kişinin bedenine dokunmak saygısızlık değil mi?”, “Organlarım eksik defnedilirse ahirette ne olur?” Bu soruların cevabı, İslam’ın insana verdiği değerde ve zaruret ilkesinde gizlidir.
Nas yok, içtihat var
Kur’an ve Sünnet’te organ nakliyle ilgili açık bir hüküm yoktur; ilk dönem fakihleri de böyle bir meseleyle karşılaşmamıştır. Bu yüzden hüküm, Kur’an ve Sünnet’ten çıkarılmış genel ilkelerle belirlenir. DİYK’nin değerlendirmesi iki ilkeye dayanır:
- İnsanın saygınlığı: İnsan mükerrem bir varlıktır (İsrâ 17/70). Bu yüzden tedavi ihtiyacı yokken diri veya ölü bir insanın parçalarından faydalanmak onun saygınlığına aykırıdır ve caiz değildir.
- Zaruret: “Zaruretler yasakları mubah kılar” (Mecelle, md. 21) ve “zaruret miktarınca takdir olunur” (md. 22). Nitekim fakihler, karnında canlı bebek bulunan ölmüş bir annenin bebeği kurtarmak için ameliyat edilmesini caiz görmüştür. Başka yoldan tedavisi mümkün olmayan hastalıklar da zaruret kapsamındadır.
Kurul, günümüzde kan, doku ve organ naklinin tedavi yolları arasına girdiğini belirterek, şartlarına uyulduğunda bu yolla tedavinin caiz olduğunu açıklar. Şu ayet de meseleye ışık tutar:
مِنْ أَجْلِ ذَٰلِكَ كَتَبْنَا عَلَىٰ بَنِي إِسْرَائِيلَ أَنَّهُ مَن قَتَلَ نَفْسًا بِغَيْرِ نَفْسٍ أَوْ فَسَادٍ فِي الْأَرْضِ فَكَأَنَّمَا قَتَلَ النَّاسَ جَمِيعًا وَمَنْ أَحْيَاهَا فَكَأَنَّمَا أَحْيَا النَّاسَ جَمِيعًا ۚ وَلَقَدْ جَاءَتْهُمْ رُسُلُنَا بِالْبَيِّنَاتِ ثُمَّ إِنَّ كَثِيرًا مِّنْهُم بَعْدَ ذَٰلِكَ فِي الْأَرْضِ لَمُسْرِفُونَ ﴿٣٢﴾
Bunun içindir ki, İsrâiloğulları'na: "Kim, bir cana kıymayan veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayan bir nefsi öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir nefsin yaşamasına sebep olursa, bütün insanları yaşatmış gibi olur" hükmünü yazdık (farz kıldık). Şüphesiz ki onlara peygamberlerimiz açık delillerle geldiler. Yine de bundan sonra onların birçoğu yeryüzünde aşırı gitmektedirler.
DİYK’nin şartları
- Zaruret: Hastanın hayatını veya hayati bir uzvunu kurtarmak için başka çare olmadığı, mesleki ehliyetine ve dürüstlüğüne güvenilen doktorlarca tespit edilmelidir.
- Başarı ihtimali: Hastalığın bu yolla tedavi edilebileceğine dair kuvvetli kanaat (zann-ı gâlib) bulunmalıdır.
- Vericinin durumu: Organ alınırken verici ölmüş olmalıdır. Canlı vericiden alınıyorsa, bu organ vericinin temel hayati fonksiyonlarından birini devre dışı bırakmamalıdır (ör. iki böbrekten biri).
- Rıza: Verici sağlığında buna izin vermiş olmalı veya hayattayken aksine bir beyanı yoksa yakınlarının rızası alınmalıdır.
- Alıcının rızası bulunmalıdır.
- Ücretsizlik: Organ veya doku karşılığında hiçbir şekilde ücret alınmamalıdır. Organ ticareti haramdır.
- Üreme organı olmamalı: Sperm, yumurta, yumurtalık gibi üreme hücre ve organları nakledilemez; çünkü nesebin karışmasına yol açar. Bkz. yumurtalık nakli.
- Devlet denetimi: Nakil devlet kontrolünde yapılmalıdır.
Sık sorulanlar
- Organlarım eksik defnedilirse ahirette eksik mi dirilirim? Hayır. Allah insanı yoktan var ettiği gibi, toprak olmuş, yanmış veya parçalanmış bedenleri de diriltmeye kadirdir (Yâsîn 36/78-79). Savaşta uzuvlarını kaybeden şehitler bu yüzden eksik dirilmeyecektir.
- Müslüman olmayan birine organ vermek veya ondan almak: Hayat kurtarmak bakımından fark yoktur; ayet “bir insanı” kurtarmaktan söz eder.
- Kadavra bağışı (tıp eğitimi için): Tedavi değil eğitim amaçlı olduğundan organ naklinden ayrı değerlendirilir. Tıp eğitiminin zorunlu ihtiyaçlarıyla sınırlı kalmak ve naaşa saygı göstermek kaydıyla bunu caiz gören çağdaş âlimler vardır.
Kaynaklar: İsrâ 17/70; Mâide 5/32; Yâsîn 36/78-79; Buhârî, Libâs, 83-87; Müslim, Libâs, 115-116; Kâsânî, Bedâi‘u’s-sanâi‘, V, 125, 130; İbn Nüceym, el-Bahrü’r-râik, I, 105-106; VI, 87-88; Nevevî, el-Mecmû‘, III, 138; V, 302; el-Fetâva’l-Hindiyye, V, 360; Mecelle, md. 21-22; Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu (DİYK), “Organ nakli ve bağışı caiz midir?” (kurul.diyanet.gov.tr); Uluslararası İslam Fıkıh Akademisi, 26 (1/4) sayılı karar; 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun.