رَبِّ هَبْ لِي حُكْمًا وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ ﴿٨٣﴾ وَاجْعَل لِّي لِسَانَ صِدْقٍ فِي الْآخِرِينَ ﴿٨٤﴾ وَاجْعَلْنِي مِن وَرَثَةِ جَنَّةِ النَّعِيمِ ﴿٨٥﴾
Okunuşu
Rabbi heb lî hukmen ve elhıknî bi's-sâlihîn. Vec'al lî lisâne sıdkın fi'l-âhirîn. Vec'alnî min veraseti cenneti'n-naîm.
Anlamı
Rabbim! Bana hikmet ver ve beni salihler arasına kat. Sonra gelecekler arasında beni doğrulukla anılanlardan kıl. Beni Naîm cennetinin varislerinden eyle.
Hz. İbrahim (a.s.), putlara tapan kavmine Allah’ı tanıtırken O’nun sıfatlarını sayar: “Beni yaratan ve bana doğru yolu gösteren O’dur. Beni yediren ve içiren O’dur. Hastalandığımda bana şifa veren O’dur…” (26/78-82). Ardından bu duaları eder.
Güzel anılmak
“Sonra gelecekler arasında doğrulukla anılmak” duası kabul edilmiştir: Hz. İbrahim, bugün yahudi, hristiyan ve müslümanların ortak saygı duyduğu bir peygamberdir. Namazlarımızda okuduğumuz salavatta da “İbrahim’e ve ailesine rahmet ettiğin gibi” diyerek onu anarız. Mümin de ardında güzel bir iz ve hayırlı bir anılma bırakmayı isteyebilir; bu riya değil, salih amellerin devamını dilemektir.
Kaynaklar: Şuarâ 26/69-89; Meryem 19/50.