حَسْبُنَا اللَّهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ ﴿١٧٣﴾
Okunuşu
Hasbünallâhu ve ni'me'l-vekîl.
Anlamı
Allah bize yeter; O ne güzel vekildir.
Abdullah b. Abbâs (r.a.) şöyle der: “Hasbünallâhu ve ni’me’l-vekîl” sözünü Hz. İbrahim (a.s.) ateşe atıldığında söyledi; Hz. Muhammed (s.a.v.) de insanlar “Düşmanlar size karşı toplandı, onlardan korkun” dediklerinde söyledi. Bu söz onların imanını artırdı (Buhârî, Tefsîr).
Ayetin devamında sonuç şöyle bildirilir: “Bunun üzerine onlar, kendilerine hiçbir kötülük dokunmadan Allah’tan bir nimet ve lütuf ile döndüler” (3/174).
Tevekkülün ölçüsü
“Allah bize yeter” demek, sebepleri terk etmek değildir. Resûlullah Hamrâülesed’e ordusuyla çıkmış, tedbirini almış, sonucu Allah’a bırakmıştır. Zulme uğrayan, haksızlığa maruz kalan veya korkutulan kişi bu sözle kalbini Allah’a bağlar. Ayrıca bkz. Hasbiyallâhu lâ ilâhe illâ hû.
Ayetlerin Kur’an’daki yeri
الَّذِينَ قَالَ لَهُمُ النَّاسُ إِنَّ النَّاسَ قَدْ جَمَعُوا لَكُمْ فَاخْشَوْهُمْ فَزَادَهُمْ إِيمَانًا وَقَالُوا حَسْبُنَا اللَّهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ ﴿١٧٣﴾ فَانقَلَبُوا بِنِعْمَةٍ مِّنَ اللَّهِ وَفَضْلٍ لَّمْ يَمْسَسْهُمْ سُوءٌ وَاتَّبَعُوا رِضْوَانَ اللَّهِ ۗ وَاللَّهُ ذُو فَضْلٍ عَظِيمٍ ﴿١٧٤﴾
İnsanlar onlara: "Düşmanlarınız size karşı ordu topladı, onlardan korkun." dediklerinde, bu, onların imanını artırdı ve şöyle dediler: "Allah bize yeter. O ne güzel vekildir". Bunun üzerine kendilerine hiç bir kötülük dokunmadan Allah'ın nimeti ve lütfuyla geri döndüler ve Allah'ın rızasına uydular. Allah büyük lütuf sahibidir.
Kaynaklar: Âl-i İmrân 3/173-174; Buhârî, Tefsîr (Âl-i İmrân).