رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ ﴿٢٠١﴾
Okunuşu
Rabbenâ âtinâ fi'd-dünyâ haseneten ve fi'l-âhirati haseneten ve kınâ azâbe'n-nâr.
Anlamı
Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi cehennem azabından koru.
Enes b. Mâlik (r.a.) “Peygamber Efendimizin (s.a.v.) en çok yaptığı dua ‘Rabbenâ âtinâ fi’d-dünyâ haseneten…’ idi” der (Buhârî, Müslim). Enes de bir dua yapmak istediğinde bu duayı okur, başka bir dua edecekse bunu da içine katardı.
Dua neden bu kadar kapsamlı?
Ayette, hacda sadece dünyalık isteyenler ile hem dünya hem ahiret iyiliği isteyenler karşılaştırılır. “Hasene” (iyilik) kelimesi; dünyada sağlık, helal rızık, ilim, iyi eş ve salih amel; ahirette ise hesabın kolaylığı, Allah’ın rızası ve cennet gibi bütün güzellikleri kapsar. Âlimler bu duayı “câmi’ dua”, yani her hayrı toplayan dua olarak nitelendirmiştir.
Hanefîlerde namazın son oturuşunda salli-bârikten sonra okunan dualardandır. Tavafta Rükn-i Yemânî ile Hacerülesved arasında da okunması sünnettir (Ebû Dâvûd).
Ayetlerin Kur’an’daki yeri
فَإِذَا قَضَيْتُم مَّنَاسِكَكُمْ فَاذْكُرُوا اللَّهَ كَذِكْرِكُمْ آبَاءَكُمْ أَوْ أَشَدَّ ذِكْرًا ۗ فَمِنَ النَّاسِ مَن يَقُولُ رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا وَمَا لَهُ فِي الْآخِرَةِ مِنْ خَلَاقٍ ﴿٢٠٠﴾ وَمِنْهُم مَّن يَقُولُ رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ ﴿٢٠١﴾ أُولَٰئِكَ لَهُمْ نَصِيبٌ مِّمَّا كَسَبُوا ۚ وَاللَّهُ سَرِيعُ الْحِسَابِ ﴿٢٠٢﴾
Nihayet hac ibadetlerinizi bitirdiğiniz zaman, önceleri babalarınızı andığınız gibi, hatta daha kuvvetli bir anışla Allah'ı anın. İnsanlardan kimisi: "Ey Rabbimiz! Bize dünyada ver!" der. Onun için ahirette hiçbir kısmet yoktur. Yine onlardan: "Ey Rabbimiz! Bize dünyada bir güzellik ve ahirette de bir güzellik ver ve bizi ateş azabından koru!" diyenler vardır. İşte onlar için, kazandıklarından bir nasib vardır. Allah, hesabı çok çabuk görür.
Kaynaklar: Bakara 2/201; Buhârî, Deavât; Müslim, Zikir ve Dua; Ebû Dâvûd, Menâsik.