رَبِّ ابْنِ لِي عِندَكَ بَيْتًا فِي الْجَنَّةِ وَنَجِّنِي مِن فِرْعَوْنَ وَعَمَلِهِ وَنَجِّنِي مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِمِينَ ﴿١١﴾
Okunuşu
Rabbi'bni lî indeke beyten fi'l-cenneh, ve neccinî min fir'avne ve amelih, ve neccinî mine'l-kavmi'z-zâlimîn.
Anlamı
Rabbim! Katında, cennette bana bir ev yap. Beni Firavun'dan ve onun işlerinden kurtar. Beni zalimler topluluğundan kurtar.
Allah, müminlere örnek olarak Firavun’un hanımını gösterir. Hadislerde adı Âsiye olarak geçen bu kadın, dünyanın en güçlü hükümdarının sarayında yaşarken Hz. Musa’ya iman etmiş ve bu yüzden işkenceye uğramıştır. Resûlullah (s.a.v.) onu Hz. Meryem, Hz. Hatice ve Hz. Fâtıma ile birlikte dünya kadınlarının en faziletlilerinden saymıştır (Tirmizî).
“Katında” kelimesinin inceliği
Âlimler, Hz. Âsiye’nin önce “senin katında” dediğine, sonra “cennette bir ev” istediğine dikkat çeker: Ev’den önce komşuyu, yani Allah’ın yakınlığını istemiştir. Saray hayatını ve bütün dünyalık imkânları, Allah katındaki bir eve değişmiştir. Dua, zulme ve baskıya maruz kalan herkes için bir teselli ve ümit kaynağıdır.
Kaynaklar: Tahrîm 66/11; Tirmizî, Menâkıb; Buhârî, Enbiyâ.