Türkiye’de binlerce çocuk koruyucu aile veya evlat edinilmeyi bekliyor. Çocuk sahibi olamayan ya da bir çocuğa yuva olmak isteyen ailelerin ilk sorusu şudur: İslam evlat edinmeye izin veriyor mu?
Evlatlık kurumunun kaldırılması
Cahiliye döneminde evlat edinilen çocuk, öz çocuk gibi kabul edilir; babasının adıyla anılır, mirasçı olur ve mahremiyet bakımından öz evlat gibi sayılırdı. İslam’ın ilk yıllarında devam eden bu uygulama, Medine döneminde inen ayetlerle kaldırıldı:
مَّا جَعَلَ اللَّهُ لِرَجُلٍ مِّن قَلْبَيْنِ فِي جَوْفِهِ ۚ وَمَا جَعَلَ أَزْوَاجَكُمُ اللَّائِي تُظَاهِرُونَ مِنْهُنَّ أُمَّهَاتِكُمْ ۚ وَمَا جَعَلَ أَدْعِيَاءَكُمْ أَبْنَاءَكُمْ ۚ ذَٰلِكُمْ قَوْلُكُم بِأَفْوَاهِكُمْ ۖ وَاللَّهُ يَقُولُ الْحَقَّ وَهُوَ يَهْدِي السَّبِيلَ ﴿٤﴾ ادْعُوهُمْ لِآبَائِهِمْ هُوَ أَقْسَطُ عِندَ اللَّهِ ۚ فَإِن لَّمْ تَعْلَمُوا آبَاءَهُمْ فَإِخْوَانُكُمْ فِي الدِّينِ وَمَوَالِيكُمْ ۚ وَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ فِيمَا أَخْطَأْتُم بِهِ وَلَٰكِن مَّا تَعَمَّدَتْ قُلُوبُكُمْ ۚ وَكَانَ اللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا ﴿٥﴾
Allah bir adam için içinde iki kalb yapmamıştır. Kendilerinden zıhar yaptığınız eşlerinizi analarınız kılmamıştır. Evlatlıklarınızı da oğullarınız kılmamıştır. O sizin ağzınızdaki lafınızdır. Allah ise hakkı söylüyor ve doğru yolu gösteriyor. Onları (evlatlıkları) babaları adına çağırın. Allah yanında o daha doğrudur. Eğer babalarını bilmiyorsanız, onlar sizin dinde kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Bununla beraber hata ettiklerinizde üzerinize bir günah yoktur. Fakat kalblerinizin kasdettiğinde vardır. Allah, çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.
DİYK’ye göre bu ayetler uyarınca İslam’da hukuki sonuçlar doğuran bir evlatlık müessesesi kabul edilmemiştir. Bunun sonuçları şunlardır:
- Evlatlığın nesebi evlat edinene bağlanmaz; kendi anne-babasına nispet edilir.
- Evlat edinenle evlatlık arasında mahremiyet meydana gelmez. Ergenlikten sonra tesettür ve mahremiyet kuralları geçerlidir.
- Aralarında mirasçılık ilişkisi doğmaz.
Kimsesiz çocuğa bakmak büyük sevaptır
Kurul, evlatlık kurumunun kaldırılmasının yetim ve kimsesiz çocuklarla ilgilenilmeyeceği anlamına gelmediğini özellikle vurgular. İslam’a göre himayeye muhtaç çocuklara bakmak, onları beslemek ve büyütmek büyük sevaptır ve bir insanlık ödevidir. Hz. Peygamber işaret ve orta parmağını göstererek şöyle buyurmuştur: “Ben ve yetimi himaye eden kimse cennette şöyle beraber olacağız” (Buhârî, Edeb, 24; Müslim, Zühd, 42).
Bu yüzden koruyucu aile olmak veya kimsesiz bir çocuğu yasal yollarla yanına almak dinen caiz ve teşvik edilen bir davranıştır. Ancak Kurul, hiç kimsenin çocuğun kendi soyuyla ilişkisini kesmeye, ona öz anne-babasını unutturmaya, onu kanuni mirasçıları arasına katmaya ve mahremiyet bakımından öz evlat gibi davranmaya hakkı olmadığını belirtir.
Pratik öneriler
- Nesep: Çocuğun gerçek anne-babası biliniyorsa, çocuğa uygun bir yaşta bu gerçek sevgiyle anlatılmalıdır.
- Mahremiyet: Çocuk bebekken alınıyorsa, ailedeki bir kadının (anne, kız kardeş vb.) onu emzirmesiyle süt akrabalığı kurulabilir. Bu durumda çocuk, emziren kadına ve yakınlarına mahrem olur. Bkz. süt kardeşliği.
- Mal: Bakılan çocuk mirasçı olmasa da ona hayattayken bağış yapılabilir veya malın üçte birine kadar vasiyet edilebilir. DİYK, bu durumda asıl mirasçıların mahrum edilip husumete sebep olunmamasını tavsiye eder. Bkz. hayattayken malı dağıtmak.
Türk hukukunda evlat edinme
Türk Medeni Kanunu’na göre evlat edinilen çocuk, evlat edinenin mirasçısı olur ve nüfusa onun soyadıyla kaydedilir; ancak kendi ailesindeki mirasçılığı da devam eder. Dinî açıdan ihtiyatlı olan, koruyucu aile modelini tercih etmek veya evlat edinme hâlinde yukarıdaki ilkeleri gözetmektir.
Kaynaklar: Ahzâb 33/4-5, 37; Nisâ 4/2-10; Duhâ 93/9; Buhârî, Edeb, 24; Müslim, Zühd, 42; Mevsılî, el-İhtiyâr, III, 48; Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu (DİYK), “Koruyucu aile olmanın hükmü nedir?”, “Kişi, bakımını üstlendiği (evlat edindiği) çocuğa bütün malını bağışlayabilir mi?” (kurul.diyanet.gov.tr); Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Koruyucu Aile Hizmeti.