Boşama, İslam’da evliliği sona erdiren ciddi bir tasarruftur. Hz. Peygamber “Üç şey vardır ki ciddisi de ciddidir, şakası da ciddidir: nikâh, boşama ve (boşamadan) dönüş” buyurmuştur (Ebû Dâvûd, Talâk, 9; Tirmizî, Talâk, 9). Ne var ki boşama sözleri çoğu zaman öfke, tehdit veya bir işi engellemek amacıyla söylenir. Bu durumların her biri farklı değerlendirilir.
Öfkeyle boşama
DİYK, fakihlerin öfkenin derecesine göre üç farklı görüş beyan ettiğini belirtir:
- Aklı yerinde, ne söylediğini bilen kişinin öfkeyle söylediği boşama sözü, ittifakla geçerlidir. Boşamaların çoğu zaten bir öfke anında söylenir.
- Öfkeden aklını ve şuurunu tamamen kaybeden, ne dediğini bilmeyen kişinin boşaması ittifakla geçersizdir (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, III, 244).
- Ne dediğini bilse bile itidalini kaybedecek ve sağlıklı düşünemeyecek şekilde öfkelenen kişinin boşaması da bazı âlimlere göre geçersizdir (İbn Kayyim, İ‘lâmü’l-muvakkıîn; Zâdü’l-meâd).
DİYK üçüncü görüşü tercih eder. Kurul, Hz. Peygamber’in öfkeli kişiye abdest almayı, bulunduğu yerden ayrılmayı ve sakinleştikten sonra karar vermeyi tavsiye ettiğini hatırlatır ve aile yuvasının öfkeye kurban edilmemesi gerektiğini vurgular.
“Boşarım” demek
DİYK’ye göre boşama, yoruma yer bırakmayacak açık sözlerle olur. “Boşsun”, “Boş ol”, “Boşadım” gibi şimdiki veya geçmiş zaman ifadeleri boşama iradesini gösterir. Türkçede geniş zaman olan “Boşarım” veya “Seni boşayacağım” sözleri ise bir tehdit anlamı taşır ve bunlarla boşama meydana gelmez (Kâsânî, Bedâi‘, III, 101). Bununla birlikte Kurul, boşama konusunun yerli yersiz ağza alınmasının doğru olmadığını vurgular.
Şarta bağlı boşama
“Şunu yaparsam eşim boş olsun”, “Annenin evine gidersen boşsun” gibi boşamayı bir şarta bağlamaya fıkıhta ta‘lîku’t-talâk denir.
- Fakihlerin çoğunluğuna göre (Hanefî ve Şâfiîler dahil), şart gerçekleştiğinde boşama da gerçekleşir (Merğînânî, el-Hidâye; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, IV, 504).
- DİYK’nin benimsediği görüşe göre ise sonuç, sözü söyleyenin maksadına göre değişir:
- Nikâh bağını sona erdirmek niyetiyle söylenmişse, şart gerçekleşince boşama olur.
- Boşama niyeti olmadan, söze kuvvet katmak, bir işi teşvik etmek veya engellemek için söylenmişse yemin sayılır. Şart gerçekleşirse boşama olmaz; erkeğin yemin keffâreti vermesi gerekir (İbn Teymiyye, Mecmû‘u’l-fetâvâ, XXXIII, 46).
- Tehdit ve baskı altında söylenen şartlı boşamalar ile “Evleneceğim bütün kadınlar boş olsun” gibi ileride yapılacak nikâhlara yönelik şartlar hiçbir hüküm ifade etmez.
Yemin keffâreti; on fakiri doyurmak veya giydirmek, bunu yapamayan için üç gün oruç tutmaktır (Mâide 5/89).
Kaynaklar: Bakara 2/225-229; Mâide 5/89; Ebû Dâvûd, Talâk, 9; Tirmizî, Talâk, 9; Buhârî, Edeb, 76; Müslim, Birr, 107-108; Kâsânî, Bedâi‘u’s-sanâi‘, III, 101; Merğînânî, el-Hidâye, I, 225, 244; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, III, 244; İbn Kayyim, İ‘lâmü’l-muvakkıîn; İbn Teymiyye, Mecmû‘u’l-fetâvâ, XXXIII, 46, 127-128; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, IV, 504, 514-515; Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu (DİYK), “Öfkeli iken yapılan boşama geçerli midir?”, “Şarta bağlı boşamanın hükmü nedir?”, “‘Boşarım’ demekle boşanma meydana gelir mi?”, “Niyeti boşama olmadığı hâlde eşe karşı tehdit unsuru olarak boşama sözlerini kullanma hâlinde boşanma gerçekleşir mi?” (kurul.diyanet.gov.tr).