Zekât, Allah’ın belirlediği hak sahiplerine verilmesi gereken bir ibadettir. Kimlere verilebileceği konusunda doğru bilgi, zekâtın geçerli olması için önemlidir.
إِنَّمَا الصَّدَقَاتُ لِلْفُقَرَاءِ وَالْمَسَاكِينِ وَالْعَامِلِينَ عَلَيْهَا وَالْمُؤَلَّفَةِ قُلُوبُهُمْ وَفِي الرِّقَابِ وَالْغَارِمِينَ وَفِي سَبِيلِ اللَّهِ وَابْنِ السَّبِيلِ ۖ فَرِيضَةً مِّنَ اللَّهِ ۗ وَاللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ ﴿٦٠﴾
Sadakalar ancak şunlar içindir: Fakirler, yoksullar, o işte çalışan görevliler, müellefei kulûb (kalbleri İslâm'a ısındırılacaklar), köleler, borçlular, Allah yolundakiler, yolda kalmışlar. Allah tarafından böyle farz kılındı. Allah her şeyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Zekât verilemeyenler
DİYK’ye göre Hanefîlere göre şu kişilere zekât ve fitre verilmez (Merğînânî, el-Hidâye, I, 111-112):
- Usûl: Anne, baba, büyükanneler ve büyükbabalar,
- Fürû: Oğul, kız, torunlar ve onların çocukları,
- Eş: Koca karısına, Ebû Hanîfe’ye göre kadın da kocasına zekât veremez,
- Müslüman olmayanlar,
- Zengin, yani temel ihtiyaçları dışında nisap miktarı mala sahip olan kişi,
- Babası zengin olan ergenlik çağına ulaşmamış çocuk.
Bu kişilerin geçimi zaten zekât verene ait olduğundan veya zekât alma şartını taşımadığından onlara zekât verilemez. Ancak zekât dışındaki sadaka ve yardımlarla desteklenebilirler.
Verilebilecek akrabalar
DİYK’ye göre, fakir olmaları şartıyla şu akrabalara zekât verilebilir:
- Kardeşler ve onların çocukları,
- Amca, dayı, hala, teyze ve çocukları,
- Kayınvalide ve kayınpeder,
- Gelin ve damat,
- Üvey anne, üvey baba ve üvey çocuklar,
- Bakımı üstlenilen (evlat edinilen) çocuk.
Çünkü bu kişilerle zekât veren arasında usûl-fürû ilişkisi yoktur ve zekât veren normal şartlarda onlara bakmakla yükümlü değildir (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, II, 346).
Akrabaya öncelik
DİYK’ye göre zekât verirken yoksul akrabalara öncelik vermek daha sevaptır. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “Fakire verilen sadakanın bir ecri vardır; akrabaya verilen sadakanın ise iki ecri vardır: akrabalık ecri ve sadaka ecri” (Nesâî, Zekât, 82; İbn Mâce, Zekât, 28).
Maaşlı çalışanlar ve diğer durumlar
- Geliri temel ihtiyaçlarını karşılamayan maaşlı çalışanlara zekât verilebilir; ölçü, nisap miktarı mala sahip olup olmamaktır.
- İşveren, çalışanının hak ettiği maaş, ikramiye, prim ve sigorta gibi alacaklarını zekâttan veremez; ancak zekât alabilecek durumdaki çalışanına ücretinin yanında zekât da verebilir.
- Zekât verilen kişinin sonradan zengin olduğu anlaşılırsa, veren araştırıp kanaat getirmişse zekâtı geçerlidir.
Kaynaklar: Tevbe 9/60; Buhârî, Zekât, 44, 48; Nesâî, Zekât, 82; İbn Mâce, Zekât, 28; Merğînânî, el-Hidâye, I, 111-112; İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-kadîr, II, 270; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, II, 346; Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu (DİYK), “Zekât kimlere verilir?”, “Zekât kimlere verilmez?”, “Fakir kardeşe zekât verilebilir mi?”, “Kayınvalide ve kayınpedere zekât verilebilir mi?”, “Damat ve geline zekât verilebilir mi?”, “Üvey anne, üvey baba ve üvey çocuklara zekât verilebilir mi?”, “İşveren çalışanının maaşını zekâtından verebilir mi?” (01.02.2023) (kurul.diyanet.gov.tr).