رَبِّ ارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَانِي صَغِيرًا ﴿٢٤﴾
Okunuşu
Rabbirhamhümâ kemâ rabbeyânî sağîrâ.
Anlamı
Rabbim! Onlar beni küçükken nasıl şefkatle yetiştirdilerse sen de onlara öyle merhamet et.
İsrâ Suresi’nde Allah’a ibadetin hemen ardından anne-babaya iyilik emredilir. Onlar yaşlandığında “öf” bile denmemesi, onlara güzel söz söylenmesi ve merhametle alçak gönüllü davranılması istenir. Ardından bu dua öğretilir.
Vefat etmiş anne-baba için
Bir adam “Ey Allah’ın Resûlü! Anne-babam öldükten sonra onlara yapabileceğim bir iyilik kaldı mı?” diye sorunca Resûlullah şöyle buyurmuştur: “Evet; onlara dua ve istiğfar etmek, vasiyetlerini yerine getirmek, onlar sayesinde görüşülen akrabaları gözetmek ve dostlarına ikram etmek” (Ebû Dâvûd).
Ayrıca “İnsan ölünce ameli kesilir; ancak üç şey müstesna: sadaka-i câriye, faydalanılan ilim ve kendisine dua eden salih evlat” (Müslim). Anne-baba için diğer Kur’an duaları: Rabbenağfirlî, Hz. Nûh’un duası ve Rabbi evzi’nî.
Ayetlerin Kur’an’daki yeri
وَقَضَىٰ رَبُّكَ أَلَّا تَعْبُدُوا إِلَّا إِيَّاهُ وَبِالْوَالِدَيْنِ إِحْسَانًا ۚ إِمَّا يَبْلُغَنَّ عِندَكَ الْكِبَرَ أَحَدُهُمَا أَوْ كِلَاهُمَا فَلَا تَقُل لَّهُمَا أُفٍّ وَلَا تَنْهَرْهُمَا وَقُل لَّهُمَا قَوْلًا كَرِيمًا ﴿٢٣﴾ وَاخْفِضْ لَهُمَا جَنَاحَ الذُّلِّ مِنَ الرَّحْمَةِ وَقُل رَّبِّ ارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَانِي صَغِيرًا ﴿٢٤﴾
Rabbin kesin olarak şunları emretti: Ancak kendisine ibadet edin, anne ve babaya iyilik edin. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, sakın onlara "öf" bile deme ve onları azarlama. İkisine de tatlı ve güzel söz söyle. İkisine de acıyarak tevazu kanatlarını indir. Ve şöyle de: "Ey Rabbim! Onların beni küçükten terbiye edip yetiştirdikleri gibi, sen de kendilerine merhamet et."
Kaynaklar: İsrâ 17/23-24; Ebû Dâvûd, Edeb; Müslim, Vasiyyet.