رَبِّ أَوْزِعْنِي أَنْ أَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّتِي أَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلَىٰ وَالِدَيَّ وَأَنْ أَعْمَلَ صَالِحًا تَرْضَاهُ وَأَصْلِحْ لِي فِي ذُرِّيَّتِي ۖ إِنِّي تُبْتُ إِلَيْكَ وَإِنِّي مِنَ الْمُسْلِمِينَ ﴿١٥﴾
Okunuşu
Rabbi evzi'nî en eşküra ni'metekelletî en'amte aleyye ve alâ vâlideyye ve en a'mele sâlihan terdâh, ve aslih lî fî zürriyyetî, innî tübtü ileyke ve innî mine'l-müslimîn.
Anlamı
Rabbim! Bana ve anne-babama verdiğin nimete şükretmemi ve razı olacağın salih amel işlememi sağla. Benim için neslimi de salih kıl. Ben sana tövbe ettim ve ben müslümanlardanım.
Ahkâf Suresi’nin 15. ayeti anne-babaya iyiliği emreder, annenin hamilelik ve emzirme dönemindeki fedakârlığını anar. Ardından insanın olgunluk çağına, kırk yaşına ulaştığında yapması gereken duayı öğretir.
Neden kırk yaş?
Müfessirler, kırk yaşın aklın ve olgunluğun tam kemale erdiği yaş olduğunu belirtir; peygamberlik de çoğunlukla bu yaşta verilmiştir. Bu yaşta insan hayatına dönüp bakar: Anne-babasının kendisine yaptıklarını, Allah’ın verdiği nimetleri ve çocuklarının geleceğini düşünür. Dua bu üç boyutu birleştirir: anne-babaya şükür, kendi amelinin düzelmesi ve neslin salih olması. Son cümledeki tövbe ise hayatın ikinci yarısına temiz bir sayfayla başlamanın ifadesidir.
Ayetlerin Kur’an’daki yeri
وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ إِحْسَانًا ۖ حَمَلَتْهُ أُمُّهُ كُرْهًا وَوَضَعَتْهُ كُرْهًا ۖ وَحَمْلُهُ وَفِصَالُهُ ثَلَاثُونَ شَهْرًا ۚ حَتَّىٰ إِذَا بَلَغَ أَشُدَّهُ وَبَلَغَ أَرْبَعِينَ سَنَةً قَالَ رَبِّ أَوْزِعْنِي أَنْ أَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّتِي أَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلَىٰ وَالِدَيَّ وَأَنْ أَعْمَلَ صَالِحًا تَرْضَاهُ وَأَصْلِحْ لِي فِي ذُرِّيَّتِي ۖ إِنِّي تُبْتُ إِلَيْكَ وَإِنِّي مِنَ الْمُسْلِمِينَ ﴿١٥﴾ أُولَٰئِكَ الَّذِينَ نَتَقَبَّلُ عَنْهُمْ أَحْسَنَ مَا عَمِلُوا وَنَتَجَاوَزُ عَن سَيِّئَاتِهِمْ فِي أَصْحَابِ الْجَنَّةِ ۖ وَعْدَ الصِّدْقِ الَّذِي كَانُوا يُوعَدُونَ ﴿١٦﴾
Biz insana ana ve babasına iyilik yapmayı tavsiye ettik. Anası onu zahmetle karnında taşıdı ve zahmetle doğurdu. Onun ana karnında taşınması ile sütten kesilme süresi otuz aydır. Nihayet insan olgunluk çağına ulaşıp, kırk yaşına geldiğinde der ki: "Ey Rabbim! Bana ve ana babama ihsan ettiğin nimetlerine şükretmemi ve senin hoşnut olacağın salih amel işlememi ilham et. Benim neslimden gelenleri de salih kimseler kıl. Doğrusu ben tevbe edip sana yöneldim. Ve ben gerçekten müslümanlardanım." İşte yaptıklarının en güzelini kendilerinden kabul edeceğimiz ve günahlarını bağışlayacağımız bu kimseler cennetlikler arasındadırlar. Bu onlara vaad edilmiş olan dosdoğru bir sözdür.
Kaynaklar: Ahkâf 46/15-16; İbn Kesîr, Tefsîr.