Türkiye’de her yıl on binlerce çift tüp bebek tedavisine başvuruyor. Çocuk sahibi olma arzusu insanın fıtratında vardır. Kur’an’da Hz. İbrâhim ve Hz. Zekeriyyâ’nın çocuk için yaptığı dualar anlatılır (Sâffât 37/100; Âl-i İmrân 3/38). Tıbbın sunduğu bu imkândan dinen nasıl ve ne ölçüde yararlanılabilir?
Tedavi olmak meşrudur
Kısırlık da bir hastalıktır ve İslam hastalıkların tedavi edilmesini teşvik eder: “Allah, şifasını yaratmadığı hiçbir hastalık indirmemiştir” (Buhârî, Tıb, 1). Tüp bebek yöntemi, eşlerin kendi üreme hücrelerinin laboratuvar ortamında döllendirilerek annenin rahmine yerleştirilmesinden ibarettir. Bu yönüyle nikâhlı eşler arasında doğal yolla gerçekleşemeyen bir döllenmeye tıbbi yardımdır.
DİYK’nin şartları
Din İşleri Yüksek Kurulu 20 Mayıs 1992 tarihli kararında, ister kadın ister erkekteki bir kusur sebebiyle tabii yolla gebelik mümkün olmadığında şu şartlarla tüp bebek yöntemine başvurmada sakınca görmemiştir:
- Döllendirilecek yumurta ve spermin her ikisi de nikâhlı eşlere ait olmalı, hiçbiri yabancı birine ait olmamalıdır.
- Döllenmiş yumurta, başka bir kadının rahminde değil, yumurtanın sahibi olan eşin rahminde gelişmelidir.
- İşlemin anne, baba ve doğacak çocuğun maddi, ruhi ve akli sağlığı üzerinde olumsuz bir etkisi olmayacağı tıbben sabit olmalıdır.
Kurul sonraki fetvalarında, bu cevazın evliliği fiilen devam eden çiftle sınırlı olduğunu özellikle vurgulamıştır. Boşanmadan veya eşin vefatından sonra dondurulmuş sperm ya da embriyonun kullanılması caiz değildir. Bkz. dondurulmuş embriyo ve sperm.
Caiz olmayanlar
- Donör sperm, donör yumurta, donör embriyo ve taşıyıcı annelik. Bkz. taşıyıcı annelik ve donör kullanımı.
- Tıbbi bir gerekçe olmadan cinsiyet seçimi. Bkz. tüp bebekte cinsiyet seçimi.
- Tıbben gerekenden fazla embriyo oluşturup dondurmak. DİYK bundan kaçınılmasını ister.
Mahremiyet ve temizlik
Tedavi süresince yapılan muayeneler zaruret kapsamındadır. İmkân varsa kadın hastanın bir kadın doktor tarafından muayene edilmesi tercih edilir. Tüp bebek işlemlerinde yumurta toplama veya embriyo transferi yapılması tek başına gusül gerektirmez.
Kaynaklar: Âl-i İmrân 3/38; Sâffât 37/100; Şûrâ 42/49-50; Buhârî, Tıb, 1; Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu (DİYK), 20.05.1992 tarihli karar; “Tüp bebek yöntemi ile çocuk sahibi olmak caiz midir?”, “Tüp bebek yönteminde başkasına ait sperm, yumurta, embriyo veya rahmin kullanılması caiz midir?”, “Dondurulmuş sperm veya embriyonun kocanın ölümünden sonra kullanılması” (kurul.diyanet.gov.tr); Uluslararası İslam Fıkıh Akademisi, 16 (4/3) sayılı karar.