حَسْبِيَ اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ۖ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ ۖ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ ﴿١٢٩﴾
Okunuşu
Hasbiyallâhu lâ ilâhe illâ hû, aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbü'l-arşi'l-azîm.
Anlamı
Allah bana yeter. O'ndan başka ilah yoktur. Ben yalnız O'na dayandım. O, büyük Arş'ın Rabbidir.
Tevbe Suresi’nin son ayetinde yer alan bu cümle, Allah’ın Resûlü’ne yüz çevirenler karşısında söylemesi emredilen sözdür. İnsanlar yüz çevirdiğinde, işler zorlaştığında mümin “Allah bana yeter” der ve işini O’na bırakır.
Okumanın fazileti
Ebû Dâvûd’un Ebü’d-Derdâ’dan (r.a.) naklettiği bir rivayette, bu sözleri sabah ve akşam yedi defa söyleyene Allah’ın, onu üzen şeylerde yeteceği bildirilir. Rivayet sahabe sözü olarak nakledilmiştir; ancak ayetin kendisi en güzel tevekkül ifadelerindendir ve her zaman okunabilir.
Benzer bir tevekkül cümlesi olan “Hasbünallâhu ve ni’me’l-vekîl” için buraya bakabilirsiniz.
Ayetlerin Kur’an’daki yeri
لَقَدْ جَاءَكُمْ رَسُولٌ مِّنْ أَنفُسِكُمْ عَزِيزٌ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَرِيصٌ عَلَيْكُم بِالْمُؤْمِنِينَ رَءُوفٌ رَّحِيمٌ ﴿١٢٨﴾ فَإِن تَوَلَّوْا فَقُلْ حَسْبِيَ اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ۖ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ ۖ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ ﴿١٢٩﴾
Andolsun size içinizden öyle bir peygamber geldi ki, gayet izzetli ve şereflidir. Sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir üstünüze titrer, müminlere gayet merhametli ve şefkatlidir. Eğer aldırmazlarsa onlara de ki: Bana Allah yeter. O'ndan başka ilâh yoktur. Ben O'na dayanmaktayım ve O, o büyük Arş'ın Rabbidir.
Kaynaklar: Tevbe 9/129; Ebû Dâvûd, Edeb (Ebü’d-Derdâ rivayeti).