Yaşlılık veya kronik hastalık sebebiyle oruç tutamayan birçok kişi için fidye, Ramazan’ın hakkını vermenin yoludur. Ancak fidyenin kimler için geçerli olduğu konusunda yanlış bilgiler yaygındır.
Fidye nedir?
Fidye, kişiyi içinde bulunduğu sıkıntıdan kurtarmak için ödenen bedel demektir. DİYK’ye göre dinî terim olarak oruç fidyesi, orucun eda veya kaza imkânının kalmaması sebebiyle ödenen maddi bedeldir. Kur’an “Oruç tutmaya güç yetiremeyenler, bir yoksul doyumu fidye verir” buyurur (Bakara 2/184).
Kimler fidye verir?
- Senenin hiçbir mevsiminde oruç tutamayacak kadar yaşlı olanlar (pîr-i fânî),
- İyileşme ümidi olmayan hastalar,
- Kaza borcunu ödeyemeden bu duruma düşenler (Serahsî, el-Mebsût, III, 89).
DİYK’ye göre Hz. Peygamber ve sahabenin uygulaması, ayetteki ifadenin sadece bu kişileri kapsadığını gösterir (Buhârî, Tefsîr, Bakara 26; Müslim, Sıyâm, 149-150). Bu yüzden oruç tutmaya gücü yettiği hâlde tutmayan veya geçici bir sebeple (hamilelik, geçici hastalık, yolculuk) tutamayan kişiler fidye vererek borçtan kurtulamaz; oruçlarını kaza eder. Mazeretsiz tutmayanlar ayrıca tövbe eder.
Ne kadar?
Bir oruç fidyesi, bir fıtır sadakası miktarıdır; yani bir kişiyi bir gün orta hâlli bir şekilde doyuracak yiyecek veya bunun parasal karşılığıdır. Diyanet her yıl bu miktarı ilan eder. Ramazan’ın 30 günü için 30 fidye verilir.
Nasıl ve kime verilir?
- Fidye Ramazan’ın başında, içinde veya sonunda verilebilir.
- Fidyelerin tamamı bir fakire topluca verilebileceği gibi ayrı ayrı fakirlere de verilebilir.
- Fitre ve zekât gibi, vereceği kişinin bakmakla yükümlü olmadığı yoksul Müslümanlara verilir. Anne, baba, dede, nine, çocuk, torun ve eşe verilmez; kardeş, amca, hala, dayı, teyze, gelin, damat, kayınvalide gibi yakınlara, fakirlerse verilebilir (Zeylaî, Tebyîn, I, 301).
İyileşirse ne olur?
DİYK’ye göre oruç tutamayacak durumdayken fidye veren yaşlı veya hasta, ileride oruç tutabilecek duruma gelirse, Hanefîlere göre tutamadığı oruçları kaza eder. Önceden verdiği fidyeler nafile sadaka sayılır (Kâsânî, Bedâi‘, II, 105).
Fidyeye gücü yetmezse
Fidye verecek gücü olmayanlar fidyeden sorumlu değildir (İbn Kudâme, el-Muğnî, III, 151). Bu durumdakilerin yapacağı, Allah’tan bağışlanma dilemektir.
Kaynaklar: Bakara 2/184, 196; Buhârî, Tefsîr (Bakara), 26; Müslim, Sıyâm, 149-150; Serahsî, el-Mebsût, III, 89; Kâsânî, Bedâi‘u’s-sanâi‘, II, 105; Merğînânî, el-Hidâye, I, 124; Zeylaî, Tebyînü’l-hakâik, I, 301; İbn Kudâme, el-Muğnî, III, 151; Nevevî, el-Mecmû‘, VI, 267, 364; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, II, 175; Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu (DİYK), “Fidye nedir, hangi durumlarda gerekir?”, “Oruç fidyesi nasıl ödenir?”, “Oruç tutacak gücü olduğu hâlde tutmayan bir kimse, bu oruçlarının fidyesini vererek oruç borcundan kurtulmuş olur mu?”, “Fidye verme gücü olmayan kişiler ne yapmalıdırlar?”, “Oruç fidyesi kimlere verilebilir?” (kurul.diyanet.gov.tr).