إِنَّا لِلَّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعُونَ، اللَّهُمَّ أْجُرْنِي فِي مُصِيبَتِي وَأَخْلِفْ لِي خَيْرًا مِنْهَا
Okunuşu
İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râci'ûn. Allâhümme'cürnî fî musîbetî ve ahlif lî hayran minhâ.
Anlamı
Biz Allah'a aitiz ve şüphesiz O'na döneceğiz. Allah'ım! Musibetimde bana ecir ver ve bana onun yerine daha hayırlısını ver.
Ümmü Seleme (r.anha) Resûlullah’ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu nakleder: “Bir müslümana bir musibet isabet eder de Allah’ın emrettiği gibi ‘İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râci’ûn…’ derse, Allah ona mutlaka daha hayırlısını verir.” Ümmü Seleme der ki: “Eşim Ebû Seleme vefat edince bu duayı okudum ve içimden ‘Müslümanlardan kim Ebû Seleme’den daha hayırlı olabilir?’ dedim. Allah bana Resûlullah’ı nasip etti.”
İstircâ ayeti
Bakara Suresi’nde Allah’ın müminleri korku, açlık, mal, can ve ürün eksikliği ile imtihan edeceği bildirilir ve musibet anında “Biz Allah’a aitiz ve O’na döneceğiz” diyen sabırlılar müjdelenir: “İşte Rablerinden bağışlanmalar ve rahmet onlaradır. Doğru yolu bulanlar da onlardır” (2/157). Bu söz sadece ölüm haberinde değil; kaybolan bir eşya, bozulan bir iş veya herhangi bir üzüntüde de söylenir.
Ayetlerin Kur’an’daki yeri
وَلَنَبْلُوَنَّكُم بِشَيْءٍ مِّنَ الْخَوْفِ وَالْجُوعِ وَنَقْصٍ مِّنَ الْأَمْوَالِ وَالْأَنفُسِ وَالثَّمَرَاتِ ۗ وَبَشِّرِ الصَّابِرِينَ ﴿١٥٥﴾ الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُم مُّصِيبَةٌ قَالُوا إِنَّا لِلَّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعُونَ ﴿١٥٦﴾ أُولَٰئِكَ عَلَيْهِمْ صَلَوَاتٌ مِّن رَّبِّهِمْ وَرَحْمَةٌ ۖ وَأُولَٰئِكَ هُمُ الْمُهْتَدُونَ ﴿١٥٧﴾
Çaresiz biz sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğiz. Müjdele o sabredenleri! Onlar başlarına bir musibet geldiği zaman: "Biz Allah'a aidiz ve sonunda O'na döneceğiz." derler. İşte onlar var ya, Rablerinden, mağfiretler ve rahmet onlaradır. İşte hidayete erenler de onlardır.
Kaynaklar: Bakara 2/155-157; Müslim, Cenâiz.