اللَّهُمَّ إِنِّي عَبْدُكَ، ابْنُ عَبْدِكَ، ابْنُ أَمَتِكَ، نَاصِيَتِي بِيَدِكَ، مَاضٍ فِيَّ حُكْمُكَ، عَدْلٌ فِيَّ قَضَاؤُكَ، أَسْأَلُكَ بِكُلِّ اسْمٍ هُوَ لَكَ، سَمَّيْتَ بِهِ نَفْسَكَ، أَوْ أَنْزَلْتَهُ فِي كِتَابِكَ، أَوْ عَلَّمْتَهُ أَحَدًا مِنْ خَلْقِكَ، أَوِ اسْتَأْثَرْتَ بِهِ فِي عِلْمِ الْغَيْبِ عِنْدَكَ، أَنْ تَجْعَلَ الْقُرْآنَ رَبِيعَ قَلْبِي، وَنُورَ صَدْرِي، وَجِلَاءَ حُزْنِي، وَذَهَابَ هَمِّي
Okunuşu
Allâhümme innî abdük, ibnü abdik, ibnü emetik, nâsıyetî bi yedik, mâdın fiyye hukmük, adlün fiyye kadâük. Es'elüke bi külli'smin hüve lek, semmeyte bihî nefsek, ev enzeltehû fî kitâbik, ev allemtehû ehaden min halkık, ev'ste'serte bihî fî ilmi'l-ğaybi indek, en tec'ale'l-Kur'âne rabî'a kalbî, ve nûra sadrî, ve celâe huznî, ve zehâbe hemmî.
Anlamı
Allah'ım! Ben senin kulunum; kulunun oğlu, cariyenin oğluyum. Alnım (idarem) senin elindedir. Hükmün bende geçerlidir, hakkımdaki kaderin adalettir. Kendine verdiğin, kitabında indirdiğin, kullarından birine öğrettiğin veya katında gayb ilminde sakladığın senin olan her isimle senden istiyorum: Kur'an'ı kalbimin baharı, göğsümün nuru, hüznümün cilası ve kederimin gidericisi kıl.
Abdullah b. Mes’ûd’un (r.a.) rivayetine göre Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Bir kul keder ve hüzne düştüğünde bu duayı okursa, Allah onun kederini ve hüznünü giderir, yerine ferahlık verir.” Sahabe “Ey Allah’ın Resûlü! Bunu öğrenmeyelim mi?” deyince “Evet, onu işiten herkesin öğrenmesi gerekir” buyurdu.
Dua nasıl şifa olur?
Dua dört adımda ilerler: (1) Kulluğu ve Allah’a teslimiyeti ikrar, (2) kaderin adalet olduğuna iman, (3) Allah’ın bütün isimleriyle tevessül ve (4) Kur’an’ın kalbe bahar olması dileği. Kaygı ve hüzün çoğu zaman geleceği kontrol edememe duygusundan doğar; bu dua, “alnım senin elinde” diyerek kontrolü Allah’a teslim etmeyi öğretir. Duanın sonundaki istek ise tedavinin yolunu gösterir: Kur’an ile hemhal olmak.
Not: Uzun süren ve günlük hayatı etkileyen kaygı ve depresyon hallerinde dua ile birlikte bir uzmana başvurmak da sünnetteki tedavi olma emrinin gereğidir.
Kaynaklar: Ahmed b. Hanbel, Müsned; İbn Hibbân, Sahîh; Hâkim, el-Müstedrek.