Bir kişi, bilmeyerek ya da daha önce önemsemeyerek faiz, kumar veya haksız bir yolla kazanç elde etmiş olabilir. Tövbe etmek isteyen kişinin aklına gelen ilk soru, elindeki bu parayı ne yapacağıdır. Çöpe mi atmalı, bankada mı bırakmalı, sadaka mı vermeli?
Haram kazancın türleri
DİYK, dinen meşru olmayan kazançları şöyle sıralar:
- İçki, domuz eti gibi haram şeylerin ticareti,
- Kumar, rüşvet, gasp, hırsızlık ve faiz,
- Zimmete geçirme, görevi kötüye kullanma gibi kamu hakkı ihlalleri.
Ne yapılmalı?
- Sahibi belliyse ona iade edilir. Gasp, hırsızlık, aldatma veya fazla alınmış paralarda asıl sorumluluk, malı sahibine geri vermektir. Sahibi vefat etmişse mirasçılarına verilir. Kul hakkı, sadaka vermekle düşmez.
- Kamu hakkıysa kamuya iade edilir. Örneğin haksız yere alınmış bir kamu ödemesi ilgili kuruma geri ödenir.
- Sahibi bilinmiyor veya ulaşılamıyorsa mal, gerçek sahibi adına fakirlere verilir veya toplum yararına kullanılır. Faiz geliri çoğu zaman bu türdendir; çünkü faizi kimin ödediği belli değildir.
- Tövbe edilir. Bu kazanç yolu terk edilir, yapılan günah için Allah’tan af dilenir: “Kim zulmünden sonra tövbe eder ve durumunu düzeltirse şüphesiz Allah onun tövbesini kabul eder” (Mâide 5/39).
Neden “sevap beklemeden”?
Hz. Peygamber (s.a.v.), “Allah temizdir, ancak temiz olanı kabul eder” buyurmuştur (Müslim, Zekât, 65). Haram mal kişinin mülkü değildir; bu yüzden onu vermek bir sadaka değil, üzerindeki bir yükten kurtulmaktır. Parayı verirken sadaka niyetiyle değil, haramdan kurtulma niyetiyle verir. Bu niyetle vermek de bir iyiliktir; Allah dilerse kulunun tövbesini ve haramdan arınma çabasını mükâfatlandırır.
Nereye verilmez?
- Kişi bu parayı kendisi, eşi, çocukları ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler için kullanamaz.
- DİYK’ye göre meşru olmayan yollarla elde edilmiş gelirler cami ve mescitlere harcanamaz.
- Faizi bankada bırakmak çözüm değildir; bu, faizin faiz sistemi içinde kalmasına yol açar.
- Bu para zekât yerine sayılamaz. Zekât, kişinin helal malından verilen bir ibadettir.
Kaynaklar: Mâide 5/39; Bakara 2/279; Müslim, Zekât, 65; Mevsılî, el-İhtiyâr, IV, 135; Nevevî, el-Mecmû‘, IX, 351; Karâfî, ez-Zahîre, XIII, 322; Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu (DİYK), “Dinen meşru olmayan yollardan elde edilen gelirler ne yapılmalıdır?”, “Bankaların vadeli mevduat hesaplarına para yatırmanın dini hükmü nedir?” (kurul.diyanet.gov.tr).