Güncel Meseleler

Akîka, Şükür, Adak ve “Ölü Kurbanı”: Kurban Çeşitleri

Kurban Bayramı’nda kesilen udhiyye kurbanı dışında da çeşitli vesilelerle kurban kesilir. Bunların hükümleri birbirinden farklıdır.

Akîka kurbanı

DİYK’ye göre yeni doğan çocuk için şükür amacıyla kesilen kurbana akîka denir ve akîka kesmek sünnettir. Hz. Peygamber, torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin için akîka kesmiş (Ebû Dâvûd, Edâhî, 21; Nesâî, Akîka, 3) ve “Her çocuk, doğumunun yedinci gününde kendisi için kesilecek akîka karşılığında rehin gibidir. Akîka kesildikten sonra çocuğun başı tıraş edilir ve ona isim verilir” buyurmuştur (Ebû Dâvûd, Edâhî, 20-21; Tirmizî, Edâhî, 21).

  • Akîka, çocuğun doğumundan ergenlik çağına kadar kesilebilir; ancak yedinci gün kesilmesi daha faziletlidir.
  • Aynı gün çocuğa isim verilmesi ve saçı ağırlığınca altın veya değeri kadar sadaka verilmesi müstehaptır.
  • Akîka için kurbana elverişli hayvan kesilir; büyükbaşa akîka niyetiyle hisse olarak katılmak da mümkündür. Etinden aile ve başkaları yiyebilir.

Not: Hanefî mezhebinde akîka, Ebû Hanîfe’den gelen bir rivayette mubah veya müstehap kabul edilmiştir; DİYK, hadislere dayanarak sünnet olduğunu belirtir.

Şükür kurbanı

Herhangi bir vesileyle Allah’a şükretmek için kesilen kurbandır. Bir kimse arzu ettiği bir amaca ulaşması veya bir nimete kavuşması sebebiyle (ev almak, iyileşmek, askerden dönmek gibi) şükür kurbanı kesebilir. DİYK’ye göre adakta bulunmadığı sürece bu zorunlu değildir ve adak hükümlerine tabi değildir; dolayısıyla etinden kesen kişi dahil herkes yiyebilir.

Adak kurbanı

“Şu işim olursa kurban keseceğim” diye adanan kurban, adanan şey gerçekleşince kesilmesi vacip olan bir kurbandır. Adak kurbanının etinden adayan kişi, eşi, usûl ve fürûu yiyemez; eti fakirlere dağıtılır.

“Ölü kurbanı” var mı?

DİYK’ye göre dinimizde “ölü kurbanı” veya “kabir kurbanı” diye bir kurban çeşidi yoktur. Ancak:

  • Sevabı ölüye bağışlanmak üzere nafile kurban kesilebilir.
  • Kurban borcu olup vasiyet eden kişinin bıraktığı miras yeterliyse, mirasçılar vasiyeti yerine getirmelidir.

Hz. Ali’nin iki koç kestiği ve birini Hz. Peygamber’in vasiyeti üzerine onun adına kestiği rivayet edilmiştir (Ebû Dâvûd, Edâhî, 2; Tirmizî, Edâhî, 3). Kurul, Hz. Ali’nin gerekçe olarak vasiyeti gösterdiğine dikkat çeker; dolayısıyla vasiyet yoksa mirasçıların ölü adına kurban kesmesi gerekmez. Cenaze evinde kesilen hayvanın kabir üzerinde veya “ölünün yolu açılsın” inancıyla kesilmesinin dinde yeri yoktur. Bkz. ölüye sevap bağışlamak.

Kaynaklar: Ebû Dâvûd, Edâhî, 2, 20-21; Tirmizî, Edâhî, 3, 21; Nesâî, Akîka, 3; İbn Rüşd, Bidâyetü’l-müctehid, III, 14-16; Kâsânî, Bedâi‘u’s-sanâi‘, V, 69-72; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, VI, 326-336; Nevevî, el-Mecmû‘, VIII, 406-448; Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu (DİYK), “Akîka kurbanı nedir?”, “Şükür kurbanı ne demektir?”, “Ölü kurbanı diye bir kurban çeşidi var mıdır?” (12.07.2017) (kurul.diyanet.gov.tr).

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yorumlar onaylandıktan sonra görünür.

Şehir seçin

Türkiye

Almanya

Hollanda

Belçika

Fransa

Avusturya

İsviçre

Birleşik Krallık

İsveç

Danimarka

Norveç

KKTC

Azerbaycan

Bosna-Hersek

Kuzey Makedonya

Kosova

Bulgaristan

Suudi Arabistan

Filistin

Mısır

BAE

Katar

ABD

Kanada

Avustralya