Türkiye’deki birçok camide cuma namazından sonra “zuhr-i âhir” niyetiyle dört rekâtlık bir namaz daha kılınır. Bu namazın ne olduğu ve kılınmasının gerekip gerekmediği sık sorulur.
Zuhr-i âhir nedir?
Zuhr-i âhir “son öğle namazı” demektir. DİYK’ye göre bazı İslam âlimleri, bir yerleşim yerinde birden fazla mescitte cuma kılındığında, ilk kılınan dışındakilerin geçersiz olma ihtimaline karşı ihtiyaten o günün öğle namazının kılınmasını önermişlerdir (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, II, 145-147). Bu namaz:
- Cuma namazına dahil değildir.
- Hz. Peygamber’den ve ilk dönemlerden gelen rivayetlerde bu adla kılınmış bir namaz yoktur.
- İslam coğrafyasının genişlemesi ve şehirlerin kalabalıklaşmasıyla bir şehirde tek camide cuma kılmanın imkânsızlaşması sonucu gündeme gelmiştir.
DİYK’nin görüşü
Kurul, cumanın tek camide kılınmasının cumanın anlamına daha uygun olduğunu, ancak kalabalık şehirlerde bunun mümkün olmadığını belirtir. Hanefî mezhebinde fetvaya esas görüşe göre bir şehirde herhangi bir kayıt olmaksızın birden çok camide cuma namazı kılınabilir (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, II, 145-146). İmam Şâfiî de Bağdat’a gittiğinde cumanın birden fazla yerde kılındığını görmüş ve buna karşı çıkmamıştır (Nevevî, el-Mecmû‘, IV, 585). Bu yüzden her camide kılınan cuma ayrı ayrı geçerlidir ve cuma kılanların ayrıca zuhr-i âhir kılmaları gerekmez.
İhtiyaten kılmak isteyenlere bir engel yoktur; ancak bunun cumanın bir parçası veya zorunlu bir namaz gibi görülmemesi gerekir.
Cuma kaç rekâttır?
- Farz: İki rekât. Bu konuda ihtilaf yoktur.
- İlk sünnet: Hanefîlere göre dört rekât. Hz. Peygamber’in cumadan önce nafile namaz kıldığına dair sahih rivayetler vardır (İbn Mâce, İkâme, 94).
- Son sünnet: Ebû Hanîfe’ye göre bir selamla dört rekât; Ebû Yûsuf’a göre dört ve iki olmak üzere altı rekât. Hz. Peygamber’in cumadan sonra bazen dört, bazen iki rekât kıldığı rivayet edilir (Müslim, Cum‘a, 67-71).
DİYK, cumadan önce ve sonra kılınan bu namazların cumaya sonradan yapılmış bir ilave olmayıp Hz. Peygamber’in uygulamasına dayandığını belirtir.
Kaynaklar: Cum‘a 62/9-10; Buhârî, Cum‘a, 39; Müslim, Cum‘a, 67-71; İbn Mâce, İkâme, 94-95; Ebû Dâvûd, Salât, 244; İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-kadîr, II, 39; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, II, 145-147; Nevevî, el-Mecmû‘, IV, 585; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, I, 544-545; Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu (DİYK), “Cuma Namazı ve Zuhr-i Ahir namazının hükmü” (26.03.2002), “Zuhr-i âhir namazı nedir? Bu namazı kılmak gerekir mi?” (kurul.diyanet.gov.tr).