إِنَّ لِلَّهِ مَا أَخَذَ، وَلَهُ مَا أَعْطَى، وَكُلُّ شَيْءٍ عِنْدَهُ بِأَجَلٍ مُسَمًّى، فَلْتَصْبِرْ وَلْتَحْتَسِبْ
Okunuşu
İnne lillâhi mâ ehaz, ve lehû mâ a'tâ, ve küllü şey'in indehû bi ecelin müsemmâ, fe'l-tasbir ve'l-tahtesib.
Anlamı
Aldığı da Allah'ındır, verdiği de O'nundur. O'nun katında her şeyin belirlenmiş bir eceli vardır. Sabretsin ve sevabını Allah'tan beklesin.
Üsâme b. Zeyd (r.a.) anlatır: Resûlullah’ın (s.a.v.) kızı Zeyneb, oğlunun ölmek üzere olduğunu bildirerek babasını çağırdı. Resûlullah selam gönderdi ve bu sözleri söyleyerek sabretmesini ve ecrini Allah’tan beklemesini tavsiye etti.
Taziyede söylenebilecekler
- “Allah ecrinizi artırsın, sabrınızı güzel kılsın ve ölünüzü bağışlasın” (Nevevî, el-Ezkâr),
- “Başınız sağ olsun; Allah rahmet eylesin” gibi teselli edici sözler,
- Merhum için mağfiret duası.
“Musibete uğramış bir kardeşini teselli eden mümine Allah kıyamet günü keramet elbisesi giydirir” (İbn Mâce). Taziye üç gün içinde yapılır; cenaze evine yemek götürmek de sünnettir (Ebû Dâvûd).
Kaynaklar: Buhârî, Cenâiz; Müslim, Cenâiz; İbn Mâce, Cenâiz; Nevevî, el-Ezkâr.