رَبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَأَنتَ خَيْرُ الرَّاحِمِينَ ﴿١١٨﴾
Okunuşu
Rabbiğfir verham ve ente hayru'r-râhimîn.
Anlamı
Rabbim! Bağışla, merhamet et. Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın.
Hz. Musa'nın kardeşiyle birlikte duası
رَبِّ اغْفِرْ لِي وَلِأَخِي وَأَدْخِلْنَا فِي رَحْمَتِكَ ۖ وَأَنتَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ ﴿١٥١﴾
Okunuşu
Rabbiğfir lî ve li ahî ve edhılnâ fî rahmetik, ve ente erhamü'r-râhimîn.
Anlamı
Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla, bizi rahmetine kat. Sen merhametlilerin en merhametlisisin.
Mü’minûn Suresi, “Müminler gerçekten kurtuluşa ermiştir” diye başlar ve bu dua ile sona erer. Surenin başında kurtuluşa eren müminlerin özellikleri sayılır, sonunda ise bu kurtuluşun ancak Allah’ın mağfireti ve rahmetiyle olacağı hatırlatılır.
İkinci dua, Hz. Musa’nın (a.s.) Tûr’dan dönüp kavminin buzağıya taptığını görünce öfkeyle kardeşi Hz. Hârûn’u suçlaması, sonra durumun aslını öğrenince ettiği duadır. Hz. Musa önce kendisi için, sonra kardeşi için bağışlanma dilemiştir. Bu, kardeşler ve dostlar arasındaki kırgınlıklardan sonra birlikte Allah’a yönelmenin güzel bir örneğidir.
Kaynaklar: Mü’minûn 23/1-11, 118; A’râf 7/150-151.