اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ زَوَالِ نِعْمَتِكَ، وَتَحَوُّلِ عَافِيَتِكَ، وَفُجَاءَةِ نِقْمَتِكَ، وَجَمِيعِ سَخَطِكَ
Okunuşu
Allâhümme innî e'ûzü bike min zevâli ni'metik, ve tehavvüli âfiyetik, ve fücâeti nikmetik, ve cemî'i sahatik.
Anlamı
Allah'ım! Nimetinin yok olmasından, verdiğin afiyetin değişmesinden, cezanın ansızın gelmesinden ve her türlü gazabından sana sığınırım.
Abdullah b. Ömer (r.a.) Resûlullah’ın (s.a.v.) dualarından birinin bu olduğunu haber verir.
İnsan çoğu zaman sahip olduğu nimetlerin değerini kaybettiğinde anlar. Bu dua, nimet içindeyken şükür bilinciyle onların korunmasını istemeyi öğretir. Sağlık, huzur, aile, iş ve iman gibi nimetlerin hepsi Allah’ın emanetidir. Kur’an’da “Eğer şükrederseniz elbette size (nimetimi) artırırım; nankörlük ederseniz azabım çok şiddetlidir” (İbrâhîm 14/7) buyrulur. Nimetin korunmasının en önemli yolu şükür, zevalinin en önemli sebebi ise nankörlük ve günahtır.
Kaynaklar: Müslim, Rikâk; İbrâhîm 14/7.