اللَّهُمَّ بَارِكْ لَهُمْ فِيمَا رَزَقْتَهُمْ، وَاغْفِرْ لَهُمْ وَارْحَمْهُمْ
Okunuşu
Allâhümme bârik lehüm fîmâ razaktehüm, vağfir lehüm verhamhüm.
Anlamı
Allah'ım! Onlara verdiğin rızkı bereketli kıl; onları bağışla ve onlara merhamet et.
Oruçluyken ikram edilince
أَفْطَرَ عِنْدَكُمُ الصَّائِمُونَ، وَأَكَلَ طَعَامَكُمُ الْأَبْرَارُ، وَصَلَّتْ عَلَيْكُمُ الْمَلَائِكَةُ
Okunuşu
Eftara indekümü's-sâimûn, ve ekele taâmekümü'l-ebrâr, ve sallet aleykümü'l-melâike.
Anlamı
Yanınızda oruçlular iftar etsin, yemeğinizi iyiler yesin, melekler size rahmet dilesin.
Abdullah b. Büsr (r.a.) anlatıyor: Resûlullah (s.a.v.) babamın misafiri oldu. Yemek ve içecek ikram ettik. Kalkarken babam hayvanının yularından tutarak “Bize dua et” dedi. O da birinci duayı yaptı.
İkinci dua, Resûlullah’ın Sa’d b. Ubâde’nin (r.a.) evinde yemek yedikten sonra yaptığı duadır. İkram edene dua etmek, iyiliğe teşekkürün en güzel şeklidir; nitekim “İnsanlara teşekkür etmeyen Allah’a da şükretmez” buyrulmuştur (Tirmizî).
Kaynaklar: Müslim, Eşribe; Ebû Dâvûd, Et’ime; İbn Mâce, Sıyâm.