يُونُسُ
عَلَيْهِ السَّلَامُ
Hz. Yûnus
Zünnûn (balık sahibi) · Sâhibü’l-hût
- Kur’an’da adı
- 4 kez geçer
- Gönderildiği topluluk
- Ninova halkı
- Yaşadığı bölge
- Ninova (bugünkü Musul yakınları)
- Aile bağları
- Babası Mettâ
- Dönemi
- MÖ 8. yüzyıl (tahminî)
Hz. Yûnus, bugünkü Musul yakınlarında bulunan Ninova şehrine gönderilen peygamberdir. Kur’an’da adı dört defa geçer ve onuncu sure onun adını taşır. Ayrıca “Zünnûn” (balık sahibi) ve “Sâhibü’l-hût” lakaplarıyla da anılır (Enbiyâ 21/87; Kalem 68/48). Balığın karnında yaptığı dua, sıkıntıdaki her müminin sığınağı olmuştur.
Kavmini terk edişi
Hz. Yûnus, Ninova halkını uzun süre tevhide çağırdı, ama onlar iman etmedi. Sonunda onları azapla uyararak, Rabbinden henüz izin gelmeden öfkeyle şehirden ayrıldı. Kur’an bu durumu şöyle anlatır: “Zünnûn’u da an. Hani o öfkeli bir hâlde gitmiş ve bizim kendisini asla sıkıştırmayacağımızı sanmıştı” (Enbiyâ 21/87). Âlimler, buradaki öfkenin Allah’a değil, iman etmeyen kavmine karşı olduğunu; hatasının ise izin beklemeden görev yerini terk etmesi olduğunu açıklar.
Gemi, kura ve balık
Hz. Yûnus yüklü bir gemiye bindi. Deniz dalgalanınca gemidekiler yükü hafifletmek için kura çektiler ve kura ona çıktı. Denize atılan Yûnus’u büyük bir balık yuttu (Sâffât 37/139-142). Gecenin, denizin ve balığın karnının karanlığı içinde Rabbine şöyle seslendi:
وَذَا النُّونِ إِذ ذَّهَبَ مُغَاضِبًا فَظَنَّ أَن لَّن نَّقْدِرَ عَلَيْهِ فَنَادَىٰ فِي الظُّلُمَاتِ أَن لَّا إِلَٰهَ إِلَّا أَنتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنتُ مِنَ الظَّالِمِينَ ﴿٨٧﴾ فَاسْتَجَبْنَا لَهُ وَنَجَّيْنَاهُ مِنَ الْغَمِّ ۚ وَكَذَٰلِكَ نُنجِي الْمُؤْمِنِينَ ﴿٨٨﴾
Zünnun'u (balık sahibi Yunus'u) da hatırla. Hani o, öfkelenerek gitmişti de, bizim kendisini hiçbir zaman sıkıştırmayacağımızı sanmıştı. Fakat sonunda karanlıklar içinde: "Senden başka ilâh yoktur, sen münezzehsin, Şüphesiz ben haksızlık edenlerden oldum" diye seslenmişti. Biz de duasını kabul ile icabet ettik, kendisini üzüntüden kurtardık. İşte biz iman edenleri böyle kurtarırız.
Bu duaya “tesbîh-i Yûnus” veya “Âyet-i kerîme” denir. Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: “Zünnûn’un balığın karnındayken yaptığı dua şudur: ‘Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü mine’z-zâlimîn.’ Hangi Müslüman herhangi bir konuda bu duayla Rabbine dua ederse Allah ona mutlaka icabet eder” (Tirmizî, “Da’avât”; Ahmed b. Hanbel, Müsned, I, 170). Duanın Arapçası ve anlamı için: Hz. Yûnus’un duası.
Kur’an, Yûnus’un tesbih edenlerden olmasaydı diriltilecekleri güne kadar balığın karnında kalacağını bildirir (Sâffât 37/143-144). Allah onu, hasta hâlde ıssız bir sahile bıraktı ve üzerinde gölge yapsın diye bir kabak bitkisi bitirdi (37/145-146).
İman eden bir kavim
Hz. Yûnus’un kıssasının en şaşırtıcı yanı, kavminin akıbetidir. Ninova halkı, peygamberlerinin ayrıldığını ve azabın belirtilerini görünce topluca tövbe edip iman etti. Allah da azabı onlardan kaldırdı:
فَلَوْلَا كَانَتْ قَرْيَةٌ آمَنَتْ فَنَفَعَهَا إِيمَانُهَا إِلَّا قَوْمَ يُونُسَ لَمَّا آمَنُوا كَشَفْنَا عَنْهُمْ عَذَابَ الْخِزْيِ فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَمَتَّعْنَاهُمْ إِلَىٰ حِينٍ ﴿٩٨﴾
Fakat o vakit iman edip de imanları kendilerine fayda vermiş bir kasaba olsaydı? Ancak Yunus'un kavmi iman ettikleri vakit, dünya hayatında o rezillik azabını üzerlerinden kaldırmış ve bir süre onları rahata kavuşturmuştuk.
Kur’an’da azap gelmeden önce topluca iman ederek kurtulan tek kavim Yûnus’un kavmidir. Hz. Yûnus iyileştikten sonra yeniden onlara gönderildi; sayıları yüz bini aşan bu halk iman etmiş olarak onu karşıladı (Sâffât 37/147-148).
Peygamberimizin uyarısı
Kur’an Peygamberimize, müşriklerin eziyetleri karşısında şöyle öğüt verir: “Rabbinin hükmüne sabret; balık sahibi (Yûnus) gibi olma” (Kalem 68/48). Ancak aynı sure, Allah’ın onu seçip salihlerden kıldığını da bildirir (68/50). Peygamberimiz de ümmetini Yûnus hakkında ileri geri konuşmaktan sakındırmış ve şöyle buyurmuştur: “Hiçbir kulun ‘Ben Yûnus b. Mettâ’dan daha hayırlıyım’ demesi uygun olmaz” (Buhârî, “Enbiyâ”, 24; Müslim, “Fezâil”, 166).
Kıssadan dersler
- Ümitsizlik yok: Üç kat karanlığın içinde bile Allah’a yönelen bir dua işitilir.
- Tövbenin formülü: Allah’ı birlemek, O’nu tenzih etmek ve kendi hatasını itiraf etmek.
- Görevde sabır: Sonuç alınamadığında bile davet görevini terk etmemek gerekir.
- Toplu tövbe: Bir toplumun hep birlikte Allah’a dönüşü, kapıya dayanmış azabı bile geri çevirebilir.
Kaynaklar: Nisâ 4/163; En’âm 6/86; Yûnus 10/98; Enbiyâ 21/87-88; Sâffât 37/139-148; Kalem 68/48-50. Tirmizî, “Da’avât”; Ahmed b. Hanbel, Müsned, I, 170; Buhârî, “Enbiyâ”, 24; Müslim, “Fezâil”, 166. TDV İslâm Ansiklopedisi, “Yûnus” maddesi.