إِسْمَاعِيلُ
عَلَيْهِ السَّلَامُ
Hz. İsmâil
Zebîhullah (kurbanlık) · Sâdıku’l-va‘d (sözüne sadık)
- Kur’an’da adı
- 12 kez geçer
- Gönderildiği topluluk
- Mekke’ye yerleşen Cürhüm kabilesi ve Araplar
- Yaşadığı bölge
- Mekke
- Aile bağları
- Babası Hz. İbrâhim, annesi Hâcer; Hz. Muhammed’in atası
- Dönemi
- Hz. İbrâhim ile aynı dönem
Hz. İsmâil, Hz. İbrâhim’in Hâcer’den olan oğludur. Kur’an’da adı on iki defa geçer. Mekke’nin kurucusu, babasıyla birlikte Kâbe’nin inşa edicisi ve Hz. Muhammed’in (s.a.v.) de içinden çıktığı Adnânî Arapların atasıdır. Kur’an onu özellikle sözüne sadakatiyle över:
وَاذْكُرْ فِي الْكِتَابِ إِسْمَاعِيلَ ۚ إِنَّهُ كَانَ صَادِقَ الْوَعْدِ وَكَانَ رَسُولًا نَّبِيًّا ﴿٥٤﴾ وَكَانَ يَأْمُرُ أَهْلَهُ بِالصَّلَاةِ وَالزَّكَاةِ وَكَانَ عِندَ رَبِّهِ مَرْضِيًّا ﴿٥٥﴾
Kur'ân'da İsmail'i de an; çünkü o, vaadine sadık bir kuldu ve gönderilmiş bir peygamberdi. Ailesine ve çevresine namaz kılmayı ve zekat vermeyi emrederdi ve Rabbinin katında hoşnutluğa ermişti.
Çölde bir bebek ve Zemzem
Hz. İbrâhim, Allah’ın emriyle Hâcer’i ve süt emen İsmâil’i, o gün kimsenin yaşamadığı Mekke vadisinde, Beytullah’ın yanında bıraktı. Hâcer, “Allah mı sana bunu emretti?” diye sordu; “Evet” cevabını alınca “Öyleyse Allah bizi zayi etmez” dedi. Hz. İbrâhim de uzaklaşırken şöyle dua etti: “Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bir kısmını senin kutsal evinin yanında, ekin bitmeyen bir vadiye yerleştirdim… İnsanlardan bazı gönülleri onlara meylettir” (İbrâhîm 14/37).
Su tükenince Hâcer, Safâ ile Merve tepeleri arasında yedi kez gidip geldi. Sonunda meleğin kanadıyla (veya ayağıyla) yerden su fışkırdı; bu, Zemzem suyuydu. Suyun çevresine Cürhüm kabilesi yerleşti; İsmâil onların arasında büyüdü, Arapçayı onlardan öğrendi ve onlardan evlendi (Buhârî, “Enbiyâ”, 9). Hacıların Safâ ile Merve arasında yaptığı sa’y, bu annenin çırpınışını yaşatır.
Kurban ve teslimiyet
Hz. İsmâil babasıyla birlikte koşup yürüyecek yaşa geldiğinde Hz. İbrâhim, rüyasında onu kurban ettiğini gördü ve oğluna danıştı. Oğlunun cevabı, teslimiyetin Kur’an’daki en güzel örneklerindendir: “Babacığım, emrolunduğun şeyi yap; inşallah beni sabredenlerden bulacaksın” (Sâffât 37/102). Baba oğul teslim olunca Allah, büyük bir kurbanlığı fidye olarak gönderdi.
Kurban edilmek istenen oğlun kim olduğu konusunda farklı rivayetler bulunsa da Ehl-i Sünnet âlimlerinin çoğunluğu onun Hz. İsmâil olduğu görüşündedir. Delilleri şunlardır: Sâffât suresinde kurban kıssası anlatıldıktan sonra İshak’ın ayrıca müjdelenmesi (37/112), İshak’ın müjdesinin onun soyundan Yakub’un geleceği haberiyle birlikte verilmesi (Hûd 11/71) ve kurban ibadetinin, Mekke ile Minâ’da yaşatılan bir sünnet olması. Bu nedenle Hz. İsmâil’e “Zebîhullah” denir.
Kâbe’nin temelleri
Yıllar sonra Hz. İbrâhim Mekke’ye geldi ve oğluna, Allah’ın kendisine burada bir ev yapmasını emrettiğini söyledi. İsmâil taş taşıyor, İbrâhim duvarı örüyordu (Buhârî, “Enbiyâ”, 9). Bu sırada birlikte şöyle dua ettiler:
وَإِذْ يَرْفَعُ إِبْرَاهِيمُ الْقَوَاعِدَ مِنَ الْبَيْتِ وَإِسْمَاعِيلُ رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّا ۖ إِنَّكَ أَنتَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ ﴿١٢٧﴾ رَبَّنَا وَاجْعَلْنَا مُسْلِمَيْنِ لَكَ وَمِن ذُرِّيَّتِنَا أُمَّةً مُّسْلِمَةً لَّكَ وَأَرِنَا مَنَاسِكَنَا وَتُبْ عَلَيْنَا ۖ إِنَّكَ أَنتَ التَّوَّابُ الرَّحِيمُ ﴿١٢٨﴾ رَبَّنَا وَابْعَثْ فِيهِمْ رَسُولًا مِّنْهُمْ يَتْلُو عَلَيْهِمْ آيَاتِكَ وَيُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَيُزَكِّيهِمْ ۚ إِنَّكَ أَنتَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ ﴿١٢٩﴾
Ve ne vakit ki İbrahim, Beyt'in temellerini yükseltmeye başladı, İsmail ile birlikte şöyle dua ettiler: Ey Rabbimiz, bizden kabul buyur, hiç şüphesiz işiten sensin, bilen sensin. Ey bizim Rabbimiz, hem bizim ikimizi yalnız senin için boyun eğen müslümanlar kıl, hem de soyumuzdan yalnız senin için boyun eğen müslüman bir ümmet meydana getir ve bize ibadetimizin yollarını göster, tevbemize rahmetle bakıver. Hiç şüphesiz Tevvâb sensin, Rahîm sensin. Ey bizim Rabbimiz, bir de onlara içlerinden öyle bir peygamber gönder ki, onlara senin âyetlerini tilavet eylesin, kendilerine kitabı ve hikmeti öğretsin, içlerini ve dışlarını tertemiz yapıp onları pâk eylesin. Hiç şüphesiz Azîz sensin, hikmet sahibi Sensin.
Bu duanın son kısmı, “Rabbimiz, onların içinden onlara bir peygamber gönder” niyazı, Hz. Muhammed’in gönderilmesiyle kabul olmuştur. Peygamberimiz “Ben babam İbrâhim’in duasıyım” buyurmuştur (Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 127).
Ahlakı ve peygamberliği
Kur’an Hz. İsmâil’i “sözüne sadık”, “resul ve nebî” olarak tanıtır; ailesine namazı ve zekâtı emrettiğini, Rabbinin nezdinde hoşnutluğa ermiş olduğunu bildirir (Meryem 19/55). O, İdrîs ve Zülkifl ile birlikte “sabredenler” arasında da anılır (Enbiyâ 21/85). Hz. İsmâil’in soyundan gelen Araplar, uzun asırlar boyunca İbrâhim’in tevhid dininin kalıntılarını (hac, kurban, sünnet olmak gibi) korudular. Zamanla bu dine putperestlik karıştı; Hz. Muhammed (s.a.v.) bu dini aslına döndürdü.
Kıssadan dersler
- Tevekkül: “Allah bizi zayi etmez” diyen bir annenin güveni, çölde bir şehrin doğmasına vesile olmuştur.
- Evlat terbiyesi: Babasının zor isteğine “Emrolunduğun şeyi yap” diyebilen bir evlat, teslimiyetle yetişmiştir.
- Sözde durmak: Kur’an’ın İsmâil için seçtiği ilk vasıf, verdiği sözü yerine getirmesidir.
- Ailede ibadet: Ehline namaz ve zekâtı emretmesi, tebliğin evden başladığını gösterir.
Kaynaklar: Bakara 2/125-133; İbrâhîm 14/35-41; Meryem 19/54-55; Enbiyâ 21/85-86; Sâffât 37/99-113; Sâd 38/48. Buhârî, “Enbiyâ”, 9. Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 127. TDV İslâm Ansiklopedisi, “İsmâil” maddesi.