Güneş tutulmasına küsûf, ay tutulmasına husûf denir. Bu tabiat olayları sırasında kılınan namazlar, Allah’ın kudretini hatırlamak ve O’na yönelmek için Hz. Peygamber’in öğrettiği sünnet namazlardır.
Bu yazıda5 başlık · 3 dk okuma
Dayanağı
Hz. Peygamber’in oğlu İbrâhim’in vefat ettiği gün güneş tutulmuş, insanlar “Güneş, İbrâhim’in ölümü sebebiyle tutuldu” demeye başlamıştı. Bunun üzerine Resûlullah şöyle buyurdu: “Güneş ve ay Allah’ın âyetlerinden (kudretinin işaretlerinden) iki âyettir. Bir kimsenin ölümü veya doğumu sebebiyle tutulmazlar. Bunu gördüğünüzde tutulma açılıncaya kadar Allah’a dua edin ve namaz kılın” (Buhârî, Küsûf, 1, 15; Müslim, Küsûf, 1-3).
Bu hadis, tabiat olaylarını batıl inançlarla açıklamayı reddeden ve onları Allah’ı anmaya vesile kılan İslami bakışı özetler. Tutulmalar bugün astronomik hesaplarla önceden bilinebilir; bu durum namazın hikmetini ortadan kaldırmaz.
Küsûf (güneş tutulması) namazı
- Hükmü: Sünnettir.
- Şekli (Hanefî): Nafile namazlar gibi iki rekâttır; her rekâtta bir rükû yapılır. Ezan ve kamet okunmaz; “es-salâtü câmia” diye cemaate çağrı yapılabilir.
- Cemaat: Cuma namazını kıldıran imam veya onun izin verdiği kimse varsa cemaatle kılınır; kıraat gizli okunur ve uzun tutulur. İmam yoksa herkes tek başına kılar.
- Namazdan sonra tutulma bitinceye kadar kıbleye dönülerek dua, istiğfar ve zikirle meşgul olunur. Hutbe okunmaz.
Husûf (ay tutulması) namazı
- Hanefîlere göre ay tutulmasında namaz cemaatle değil, evlerde tek başına kılınır; çünkü Hz. Peygamber’in ay tutulmasında cemaatle namaz kıldırdığı nakledilmemiştir ve gece toplanmak zordur.
- İki veya dört rekât kılınır, tutulma açılana kadar dua edilir.
- Şâfiî ve Hanbelîlere göre husûf namazı da küsûf gibi cemaatle ve iki rükûlu olarak kılınabilir.
Diğer korkulu hâllerde
Fakihler, şiddetli fırtına, deprem, gündüz karanlığı, salgın hastalık gibi korku veren durumlarda da evlerde tek başına namaz kılmanın ve dua etmenin müstehap olduğunu belirtmiştir. Hz. Peygamber rüzgâr çıktığında dua ederdi. Bkz. rüzgâr esince okunacak dua.
Tutulmada yapılabilecekler
- Namaz kılmak, dua ve istiğfar etmek.
- Tekbir getirmek ve sadaka vermek: “Bunu gördüğünüzde Allah’a dua edin, tekbir getirin, namaz kılın ve sadaka verin” (Buhârî, Küsûf, 2).
- Tutulmayı çıplak gözle izlememek; göz sağlığını korumak da dinin emrettiği sorumluluklardandır.
Kaynaklar: Buhârî, Küsûf, 1, 2, 4, 15; Müslim, Küsûf, 1-3; Ebû Dâvûd, Salâtü’l-istiskâ, 3-6; Kâsânî, Bedâi‘, I, 280-282; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, II, 181-183; Nevevî, el-Mecmû‘, V, 44-64; TDV İslâm Ansiklopedisi, “Küsûf” ve “Husûf” maddeleri; Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal, I.
Çoğunluk İslâm hukukçularına göre, küsûf namazı iki rek’at olup, her rek’atte iki kıyâm, iki kırâat, iki rükû ve iki secde bulunur.
Sünnet olan okuyuş şöyledir: İlk kıyamda Fatiha’dan sonra, Bakara sûresi veya ona denk bir sûre, ikinci kıyamda Fatiha’dan sonra, bundan daha az, üçüncü kıyamda Fatiha’dan sonra, daha da az, dördüncü kıyamda yine Fatiha’dan sonra, bir öncekinden daha az miktarda Kur’ân okunur. Kıyamda ilk okuyuştan sonra rukûya varılır, sonra doğrulur ve ikinci okuyuşu yapar, sonra yine rukûya varılır ve secdeye gidilir. İlk rukûda yaklaşık yüz, ikincide aaaaen, üçüncüde yetmiş ve dördüncüde elli âyet okuyacak kadar “Sübhanallah= Allâh’ım seni bütün noksan sıfatlardan tenzih ederim” der
(Zühaylî, el-Fıkhu’l-İslâmî ve Edilletuh, 1405/1985, II, 399).