Kurban Bayramı yaklaştığında ailelerde en çok sorulan soru şudur: “Evde bir kurban kesilse yeter mi, yoksa herkes ayrı mı kesmeli?” Cevap, kimin dinen zengin sayıldığına bağlıdır.
Kurbanın hükmü
Kurban, Kur’an’da “Rabbin için namaz kıl ve kurban kes” (Kevser 108/2) emriyle meşru kılınmıştır. Hz. Peygamber “İmkânı olduğu hâlde kurban kesmeyen namazgâhımıza yaklaşmasın” buyurmuştur (İbn Mâce, Edâhî, 2). Bu ve benzeri delillere dayanarak Ebû Hanîfe’ye göre kurban, şartlarını taşıyana vaciptir.
Kurban kesmenin şartları
DİYK’ye göre kurban; şu şartları taşıyan her Müslümanın yerine getirmesi gereken malî bir ibadettir:
- Akıl sağlığı yerinde ve ergen olmak,
- Mukim olmak (seferî olan kurban kesmekle yükümlü değildir),
- Temel ihtiyaçları ve borçları dışında 24 ayar 80,18 gram altın veya bu değerde para ya da eşyaya sahip olmak.
Zekâttan farklı olarak bu malın artıcı (nâmî) olması ve üzerinden bir yıl geçmesi şart değildir. Bayram günlerinde bu miktara sahip olmak yeterlidir. Örneğin ihtiyaç fazlası ikinci bir ev, boş duran arsa veya kullanılmayan araba da hesaba katılır.
Neden gümüş değil altın?
Klasik kaynaklarda nisap için altın ve gümüş iki ölçüdür. DİYK’ye göre gümüş aşırı değer kaybettiğinden, gümüş nisabı ölçü alındığında zekât alabilecek durumdaki kimseler kurban ve zekât yükümlüsü hâline gelir. Bu yüzden günümüzde altın ölçüsü esas alınır; bu miktar mala sahip olmayan kişi kurban kesmek zorunda değildir.
Karı-koca ve yetişkin çocuklar
DİYK’ye göre ibadetlerde yükümlülük bireyseldir ve İslam’da aile fertleri arasında mal ayrılığı esastır. Karı, koca ve yetişkin çocuklardan her biri yukarıdaki şartları taşıyorsa, Hanefîlere göre her birinin ayrı ayrı kurban kesmesi gerekir; aile reisinin kesmesiyle diğerlerinin yükümlülüğü düşmez (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, VI, 312-316).
Örneğin düğünde takılan ve ihtiyaç fazlası olan altınları nisabı aşan bir kadın, eşinden ayrı olarak kurban keser. Büyükbaş bir hayvanda yedi kişiye kadar ortak olunabileceğinden, aile fertleri bir sığıra hisse olarak katılabilir.
Çocuklar ve seferîler
- Ergen olmayan çocuk, malı olsa bile Ebû Hanîfe’ye göre kurban kesmekle yükümlü değildir (fetvaya esas görüş).
- Bayram günlerinde yolculukta olan (seferî) kişiye kurban vacip değildir; kesen sevap kazanır.
- Fakir kişi kurban kesmekle yükümlü değildir; ancak kurban niyetiyle hayvan satın alırsa, Hanefîlere göre onu kesmesi gerekir.
Kaynaklar: Kevser 108/2; Hac 22/34-37; İbn Mâce, Edâhî, 2; Merğînânî, el-Hidâye, IV, 355-356; Kâsânî, Bedâi‘u’s-sanâi‘, V, 62-66; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, VI, 312-316; Nevevî, el-Mecmû‘, VIII, 384; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, VI, 123; Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu (DİYK), “Kimler kurban kesmekle yükümlüdür?” (09.11.2022), “Ailede zengin olan karı-kocadan her birinin ayrı ayrı kurban kesmesi gerekir mi?”, “Günümüzde kurban ibadetiyle yükümlü olmak için gümüşün nisabını ölçü almak uygun mudur?” (09.11.2022) (kurul.diyanet.gov.tr).