يُوسُفُ
عَلَيْهِ السَّلَامُ
Hz. Yûsuf
Sıddîk · Kur’an’ın “ahsenü’l-kasas” dediği kıssanın kahramanı
- Kur’an’da adı
- 27 kez geçer
- Gönderildiği topluluk
- Mısır halkı
- Yaşadığı bölge
- Kenan (Filistin) ve Mısır
- Aile bağları
- Babası Hz. Yakub; öz kardeşi Bünyamin
- Dönemi
- Hz. Yakub ile aynı dönem
Hz. Yûsuf, Hz. Yakub’un oğlu ve Kur’an’da adı yirmi yedi defa geçen peygamberdir. Hayatı, baştan sona tek bir surede, Yûsuf suresinde anlatılır. Kur’an bu kıssayı “kıssaların en güzeli” olarak takdim eder (Yûsuf 12/3). Kıskançlık, ihanet, iffet, sabır, iktidar ve affediş temaları iç içe geçen bu kıssa, Allah’ın planının insanların planlarından üstün olduğunu gösterir.
Rüya, kıskançlık ve kuyu
Küçük Yûsuf rüyasında on bir yıldızın, güneşin ve ayın kendisine secde ettiğini gördü (12/4). Babasına anlattığında babası, rüyayı kardeşlerine anlatmamasını tembihledi. Kardeşleri ise babalarının Yûsuf’u ve kardeşini kendilerinden çok sevdiğini düşünerek kıskandılar. Onu öldürmeyi konuştular, sonunda bir kuyuya atmaya karar verdiler. Babalarına Yûsuf’u kurdun yediğini söyleyip üzerine sahte kan sürdükleri gömleğini getirdiler (12/8-18). Kuyuda yalnız kalan çocuğa Allah vahyetti: “Andolsun, sen onlara bu yaptıklarını, onlar farkında değilken haber vereceksin” (12/15).
Azîz’in evi ve iffet imtihanı
Bir kervan Yûsuf’u kuyudan çıkarıp Mısır’da birkaç dirheme sattı. Onu, Kur’an’da “Azîz” unvanıyla anılan yüksek bir devlet görevlisi satın aldı. Yûsuf bu evde büyüdü. Evin hanımı ona göz koydu, kapıları kilitleyip onu kendine davet etti. Yûsuf’un cevabı “Allah’a sığınırım!” oldu (12/23). Kur’an, Yûsuf’un Rabbinin delilini gördüğünü ve Allah’ın onu kötülükten ve hayâsızlıktan uzaklaştırdığını bildirir (12/24).
Kadın, şehirdeki kadınların dedikodusu üzerine onları davet edip ellerine bıçak verdi ve Yûsuf’u karşılarına çıkardı. Onun güzelliği karşısında şaşkına dönen kadınlar ellerini kestiler. Tehdit artınca Yûsuf şöyle dua etti:
قَالَ رَبِّ السِّجْنُ أَحَبُّ إِلَيَّ مِمَّا يَدْعُونَنِي إِلَيْهِ ۖ وَإِلَّا تَصْرِفْ عَنِّي كَيْدَهُنَّ أَصْبُ إِلَيْهِنَّ وَأَكُن مِّنَ الْجَاهِلِينَ ﴿٣٣﴾
Yusuf dedi ki: "Ey Rabbim! Zindan bana, bunların beni davet ettikleri şeyden daha sevimlidir. Eğer sen, bu kadınların tuzaklarını benden uzak tutmazsan, ben onların tuzağına düşerim ve cahillik edenlerden olurum".
Kur’an bu kadının adını vermez; “Züleyha” adı ve sonradan Yûsuf’la evlendiğine dair anlatılar İsrâiliyat kaynaklı rivayetlerdir ve Kur’an’da dayanağı yoktur.
Zindanda tebliğ
Suçsuz olduğu bilindiği hâlde Yûsuf zindana atıldı. Zindanda iki gencin rüyasını yorumlamadan önce onları tevhide davet etti: “Ey zindan arkadaşlarım! Birbirinden ayrı birçok ilah mı daha iyidir, yoksa her şeye galip olan tek Allah mı?” (12/39). Yorumlar aynen çıktı. Kurtulacak olana “Beni efendinin yanında an” dedi; fakat şeytan ona bunu unutturdu ve Yûsuf birkaç yıl daha zindanda kaldı (12/42).
Kralın rüyası ve Mısır’ın hazineleri
Mısır kralı, yedi zayıf ineğin yedi semiz ineği yediğini ve yedi kuru başağı gördüğü rüyayı kimseye yorumlatamadı. Yûsuf’un yorumu, yedi bolluk yılında ürünü başağında saklamak ve ardından gelecek yedi kıtlık yılına hazırlanmaktı (12/43-49). Kral onu çağırdığında Yûsuf, önce masumiyetinin ortaya çıkmasını istedi. Kadınlar sorgulandı ve Azîz’in karısı “Ben onun nefsinden murat almak istedim; o doğrulardandır” diye itiraf etti (12/51). Yûsuf ancak ondan sonra zindandan çıktı ve şöyle dedi:
قَالَ اجْعَلْنِي عَلَىٰ خَزَائِنِ الْأَرْضِ ۖ إِنِّي حَفِيظٌ عَلِيمٌ ﴿٥٥﴾
O da, ona dedi ki: "Beni bu ülkenin hazineleri üzerine getir. Çünkü iyi korurum, iyi bilirim."
Kardeşlerle yeniden buluşma ve affediş
Kıtlık yıllarında kardeşleri erzak almak için Mısır’a geldi; Yûsuf onları tanıdı, onlar onu tanımadı. Bir tedbirle öz kardeşi Bünyamin’i yanında alıkoydu. Sonunda kimliğini açıkladığında kardeşleri hatalarını itiraf ettiler. Yûsuf’un cevabı Kur’an’ın en güzel affetme sahnelerindendir: “Bugün size kınama yok. Allah sizi bağışlasın; O merhametlilerin en merhametlisidir” (12/92). Mekke’nin fethinde Peygamberimiz, kendisine yıllarca eziyet eden Kureyşlilere aynı sözlerle seslenmiştir.
Gömleği babasının yüzüne konunca Yakub’un gözleri açıldı. Aile Mısır’a geldi ve anne babası ile on bir kardeşi ona saygıyla eğildiler. Böylece çocukluk rüyası gerçekleşti (12/100). Yûsuf’un duası ise bütün bu başarıların ortasında ahireti unutmayan bir kulun sesidir: “Beni Müslüman olarak öldür ve beni salihler arasına kat” (12/101). Bu dua sitemizde de yer alır: Hz. Yûsuf’un duası.
Kıssadan dersler
- İffet: Gençliğinde, yalnızken ve baskı altındayken bile “Allah’a sığınırım” diyebilmek.
- Allah’ın takdiri: Kuyu, kölelik ve zindan; hepsi onu Mısır’ın hazinelerinin başına götüren basamaklar oldu.
- Emanet ve ehliyet: Yûsuf görevi isterken gerekçesini “koruyucu ve bilgili olmak” diye koymuştur.
- Affetmek: Güç elindeyken intikam değil af seçen Yûsuf, gerçek büyüklüğün ölçüsünü verir.
Kaynaklar: Yûsuf 12/1-111; En’âm 6/84; Mü’min 40/34. TDV İslâm Ansiklopedisi, “Yûsuf” maddesi. İbn Kesîr, Kasasü’l-enbiyâ ve Tefsîrü’l-Kur’âni’l-azîm, Yûsuf suresi.