أَيُّوبُ
عَلَيْهِ السَّلَامُ
Hz. Eyyûb
Sabır timsali · “Ne güzel kul”
- Kur’an’da adı
- 4 kez geçer
- Gönderildiği topluluk
- Havran (Şam’ın güneyi) halkı (rivayete göre)
- Yaşadığı bölge
- Şam bölgesi, Havran (rivayete göre)
- Aile bağları
- Hz. İshak’ın oğlu Îs’in soyundan (nesep rivayetlerine göre)
- Dönemi
- Kesin bilinmez; Hz. Yûsuf ile Hz. Mûsâ arası kabul edilir
Hz. Eyyûb, Kur’an’da adı dört defa geçen ve sabrıyla tanınan peygamberdir. Mal, evlat ve sağlık gibi insanın sahip olduğu en değerli şeylerle imtihan edilmiş, bütün bu kayıplara rağmen Rabbine şikâyetle değil, edeple yönelmiştir. Kur’an onun hakkında “Biz onu sabreden biri olarak bulduk. O ne güzel kuldu! Daima Allah’a yönelirdi” buyurur (Sâd 38/44).
İmtihan
Kur’an, Hz. Eyyûb’un imtihanını ayrıntılarıyla anlatmaz; sadece ona bir sıkıntının dokunduğunu, ailesini ve malını kaybettiğini, sonra bunların fazlasıyla iade edildiğini bildirir. Tefsir kaynaklarındaki rivayetlere göre Hz. Eyyûb geniş arazilere, sürülere ve kalabalık bir aileye sahip, şükreden zengin bir peygamberdi. Önce malını, sonra çocuklarını kaybetti, ardından ağır bir hastalığa yakalandı. Bu dönemde kendisine en çok destek olan, sadık eşiydi.
Ehl-i Sünnet âlimleri, Hz. Eyyûb’un hastalığı hakkında anlatılan bazı ayrıntıları kabul etmez. Özellikle bedeninin kurtlandığı, insanların ondan tiksinip kaçtığı gibi anlatımlar İsrâiliyattandır. Çünkü peygamberler, tebliğ görevlerine engel olacak ve insanları onlardan uzaklaştıracak iğrenç hastalıklardan korunmuştur. Bu, peygamberlerin sıfatlarından “ismet” ve tebliğin gereğidir.
Edepli bir yakarış
Hz. Eyyûb uzun bir sabır döneminin ardından Rabbine yöneldi. Onun duası, bir dert sahibinin Allah’a nasıl hitap etmesi gerektiğinin en güzel örneğidir: Sıkıntısını arz etmiş, ama bir şey talep etmemiş; Allah’ı en merhametli olarak anmakla yetinmiştir.
وَأَيُّوبَ إِذْ نَادَىٰ رَبَّهُ أَنِّي مَسَّنِيَ الضُّرُّ وَأَنتَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ ﴿٨٣﴾ فَاسْتَجَبْنَا لَهُ فَكَشَفْنَا مَا بِهِ مِن ضُرٍّ ۖ وَآتَيْنَاهُ أَهْلَهُ وَمِثْلَهُم مَّعَهُمْ رَحْمَةً مِّنْ عِندِنَا وَذِكْرَىٰ لِلْعَابِدِينَ ﴿٨٤﴾
Eyyûb da: "Başıma bir bela geldi, (sana sığındım), sen merhametlilerin en merhametlisisin" diye Rabbine nida etti. Biz de onun duasını kabul ettik de başına gelenleri kaldırdık. Katımızdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir hatıra olmak üzere, ona tekrar ailesini ve kaybettikleriyle bir mislini daha verdik.
Sâd suresinde ise ona şöyle denildiği bildirilir: “Ayağını yere vur! İşte yıkanacak ve içilecek serin bir su” (38/42). Hz. Eyyûb bu suyla şifa buldu. Allah ona ailesini ve onlarla birlikte bir mislini daha verdi (38/43). Bu dua sitemizde ayrıca yer alır: Hz. Eyyûb’un şifa duası.
Yemin ve demet
Kur’an, Hz. Eyyûb’a “Eline bir demet (sap) al, onunla vur ve yeminini bozma” dendiğini bildirir (Sâd 38/44). Müfessirlere göre Hz. Eyyûb hastalığı sırasında, bir sebeple eşine kızmış ve iyileşirse ona belli sayıda değnek vuracağına yemin etmişti. Şifa bulunca Allah, sadakatiyle bilinen bu hanımı incitmeden yemini yerine getirmesi için ona bir kolaylık gösterdi. Fakihler bu ayetten, yemin konusunda meşru bir çıkış yolu bulmanın caiz olduğu sonucunu çıkarmışlardır.
Sabır ve şükür
Hz. Eyyûb’un sabrı, başa gelen musibeti kabullenmek ama ümidi kaybetmemektir. Sahih hadiste Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: “Müminin işi ne hoştur! Her işi onun için hayırdır. Bu, yalnızca mümine mahsustur. Ona bir sevinç ulaşırsa şükreder; bu onun için hayır olur. Bir sıkıntı dokunursa sabreder; bu da onun için hayır olur” (Müslim, “Zühd”, 64). Hz. Eyyûb bu iki hâli de yaşamış bir peygamberdir: Zenginlikte şükretmiş, yoklukta sabretmiştir.
Kıssadan dersler
- Sabır pasiflik değildir: Hz. Eyyûb sabretti ama dua etmeyi, şifa aramayı bırakmadı.
- Duanın edebi: Dert Allah’a arz edilir; Allah’ın rahmeti hatırlatılır.
- Vefa: Eşine karşı vefa ve merhamet, Allah’ın da gözettiği bir haktır.
- İmtihan sevgiye delildir: “İnsanların en şiddetli imtihana tabi tutulanları peygamberlerdir” (Tirmizî, “Zühd”, 57).
Kaynaklar: Nisâ 4/163; En’âm 6/84; Enbiyâ 21/83-84; Sâd 38/41-44. Müslim, “Zühd”, 64; Tirmizî, “Zühd”, 57. TDV İslâm Ansiklopedisi, “Eyyûb” maddesi. İbn Kesîr, Kasasü’l-enbiyâ.