الْقُدُّوسُ
el-Kuddûs
Her türlü eksiklikten, kusurdan ve yaratılmışlara benzemekten uzak, tertemiz olan.
- Sıra
- 5 / 99
- Arapça yazılışı
- الْقُدُّوسُ
- Okunuşu
- el-Kuddûs
- Kur'an'da
- Cuma Suresi 1. ayet
El-Kuddûs, “kuds” (temizlik, arınmışlık) kökünden gelir. Allah; aklın düşünebileceği her türlü noksanlıktan, hatadan, acizlikten, uyumaktan, yorulmaktan, çocuk edinmekten ve mahlukata benzemekten münezzehtir. Ehl-i sünnet akidesindeki muhâlefetün li’l-havâdis (sonradan olanlara benzememe) sıfatı bu ismin anlamını açıklar.
Melekler Allah’ı “sübbûhun kuddûs” diye tespih eder. Peygamberimiz (s.a.v.) vitir namazından sonra üç defa “Sübhâne’l-meliki’l-kuddûs” derdi (Ebû Dâvûd, Vitr; Nesâî, Kıyâmü’l-leyl).
Kur’an-ı Kerim’den
يُسَبِّحُ لِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ الْمَلِكِ الْقُدُّوسِ الْعَزِيزِ الْحَكِيمِ ﴿١﴾
Göklerde ve yerde olanların hepsi padişah, mukaddes, azîz ve hakîm olan Allah'ı tesbih etmektedir.
Kulun bu isimden nasibi
Kul, kalbini şirkten, kinden ve hasetten; dilini yalan ve gıybetten; bedenini haramdan temizlemeye çalışır. Abdest ve namaz hem maddi hem manevi temizliğin en güzel yoludur.
Kaynaklar: Kur’an-ı Kerim; Tirmizî, Deavât (esmâ-i hüsnâ rivayeti); Gazâlî, el-Maksadü’l-esnâ; TDV İslâm Ansiklopedisi, “Esmâ-i Hüsnâ” ve ilgili maddeler.