الْمَلِكُ
el-Melik
Mülkün ve saltanatın gerçek sahibi, hükmü her şeye geçen hükümdar.
- Sıra
- 4 / 99
- Arapça yazılışı
- الْمَلِكُ
- Okunuşu
- el-Melik
- Kur'an'da
- Haşr Suresi 23. ayet
El-Melik, “hükümdar, mutlak egemenlik sahibi” demektir. Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin gerçek sahibi Allah’tır. İnsanlara verilen mülk ve saltanat geçici bir emanettir; asıl mülk sahibi dilediğine mülk verir, dilediğinden onu çekip alır (Âl-i İmrân 3/26).
Allah’ın hükümranlığı hiç kimseye muhtaç değildir, bir başlangıcı ve sonu yoktur. Kıyamet günü “Bugün mülk kimindir?” diye sorulacak ve “Vâhid ve Kahhâr olan Allah’ındır” diye cevap verilecektir (Mü’min 40/16).
Kur’an-ı Kerim’den
هُوَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْمَلِكُ الْقُدُّوسُ السَّلَامُ الْمُؤْمِنُ الْمُهَيْمِنُ الْعَزِيزُ الْجَبَّارُ الْمُتَكَبِّرُ ۚ سُبْحَانَ اللَّهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ ﴿٢٣﴾
O, öyle bir Allah'tır ki, kendisinden başka hiçbir tanrı yoktur. O, mâlik ve sahiptir, münezzehtir, selâmet verendir, emniyete kavuşturandır, gözetip koruyandır, üstündür, istediğini zorla yaptıran, büyüklükte eşi olmayandır. Allah puta tapanların ortak koştukları şeylerden münezzehtir.
Kulun bu isimden nasibi
Kul, elindeki malın, makamın ve hatta bedeninin gerçek sahibinin Allah olduğunu bilir; bunları O’nun razı olacağı şekilde kullanır. Nefsine ve arzularına hâkim olmak, insanın kendi küçük “mülkünde” adaletle hükmetmesidir.
Kaynaklar: Kur’an-ı Kerim; Tirmizî, Deavât (esmâ-i hüsnâ rivayeti); Gazâlî, el-Maksadü’l-esnâ; TDV İslâm Ansiklopedisi, “Esmâ-i Hüsnâ” ve ilgili maddeler.