ذُو الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ
Zü'l-Celâli ve'l-İkrâm
Celal, azamet ve heybet ile birlikte ikram ve lütuf sahibi.
- Sıra
- 85 / 99
- Arapça yazılışı
- ذُو الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ
- Okunuşu
- Zü'l-Celâli ve'l-İkrâm
- Kur'an'da
- Rahman Suresi 27. ayet
Zü’l-Celâli ve’l-İkrâm, hem celal (azamet, heybet) hem de ikram (lütuf, cömertlik) sahibi demektir. Bu isim Allah’ın heybetiyle rahmetinin, yüceliğiyle cömertliğinin bir arada olduğunu anlatır. Rahmân suresinde iki defa geçer (55/27, 78).
Peygamberimiz “Yâ ze’l-celâli ve’l-ikrâm” diye duaya devam etmeyi tavsiye etmiş (Tirmizî, Deavât), namazların sonunda da “tebârekte yâ ze’l-celâli ve’l-ikrâm” demiştir (Müslim, Mesâcid).
Kur’an-ı Kerim’den
وَيَبْقَىٰ وَجْهُ رَبِّكَ ذُو الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ ﴿٢٧﴾
Yalnız celâl ve ikram sahibi Rabbinin yüzü (zâtı) baki kalacaktır.
Kulun bu isimden nasibi
Kul, Allah’a hem saygı ve haşyetle hem de sevgi ve ümitle yönelir; dualarında bu mübarek ismi çokça anar.
Kaynaklar: Kur’an-ı Kerim; Tirmizî, Deavât (esmâ-i hüsnâ rivayeti); Gazâlî, el-Maksadü’l-esnâ; TDV İslâm Ansiklopedisi, “Esmâ-i Hüsnâ” ve ilgili maddeler.