الْعَدْلُ
el-Adl
Mutlak adalet sahibi; hiçbir şekilde zulmetmeyen, her şeyi yerli yerine koyan.
- Sıra
- 30 / 99
- Arapça yazılışı
- الْعَدْلُ
- Okunuşu
- el-Adl
- Kur'an'da
- Nahl Suresi 90. ayet
El-Adl, adaletin ta kendisi demektir. Allah’ın bütün fiilleri adalettir; O asla zulmetmez: “Şüphesiz Allah zerre kadar zulmetmez” (Nisâ 4/40). Adalet, her şeyi layık olduğu yere koymak ve her hak sahibine hakkını vermektir.
Allah kullarına da adaleti emreder: “Allah adaleti, iyiliği ve yakınlara yardım etmeyi emreder” (Nahl 16/90). Ahirette mizan (terazi) kurulacak ve herkes yaptığının karşılığını tam olarak görecektir.
Kur’an-ı Kerim’den
إِنَّ اللَّهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالْإِحْسَانِ وَإِيتَاءِ ذِي الْقُرْبَىٰ وَيَنْهَىٰ عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنكَرِ وَالْبَغْيِ ۚ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ ﴿٩٠﴾
Şüphesiz ki Allah, size adaleti, iyilik yapmayı ve yakınlara bakmayı emreder; hayasızlıktan, fenalıktan ve azgınlıktan nehyeder. Öğüt almanız için size böyle öğüt verir.
Kulun bu isimden nasibi
Kul, kendi aleyhine bile olsa adaletten ayrılmaz (Nisâ 4/135); ailesine, çalışanlarına ve herkese hakkını verir.
Kaynaklar: Kur’an-ı Kerim; Tirmizî, Deavât (esmâ-i hüsnâ rivayeti); Gazâlî, el-Maksadü’l-esnâ; TDV İslâm Ansiklopedisi, “Esmâ-i Hüsnâ” ve ilgili maddeler.