اللَّطِيفُ
el-Latîf
En ince işleri bilen; kullarına lütfu ve iyiliği fark edilmeyecek yollardan ulaştıran.
- Sıra
- 31 / 99
- Arapça yazılışı
- اللَّطِيفُ
- Okunuşu
- el-Latîf
- Kur'an'da
- Mülk Suresi 14. ayet
El-Latîf iki anlam taşır: Birincisi, en gizli ve en ince şeylerin bilgisine sahip olan; ikincisi, kullarına iyiliğini onların fark etmediği incelikli yollarla ulaştıran demektir. “Yaratan bilmez mi? O Latîf’tir, Habîr’dir” (Mülk 67/14).
Hz. Yûsuf’un kuyuya atılmasından Mısır’a hükümdar olmasına kadar yaşadıkları, Allah’ın lütfunun nasıl gizli yollardan geldiğinin güzel bir örneğidir. Hz. Yûsuf bu yüzden “Şüphesiz Rabbim dilediğine lütfeder (latîf)” demiştir (Yûsuf 12/100).
Kur’an-ı Kerim’den
أَلَا يَعْلَمُ مَنْ خَلَقَ وَهُوَ اللَّطِيفُ الْخَبِيرُ ﴿١٤﴾
Hiç yaratan bilmez mi? O, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır.
Kulun bu isimden nasibi
Kul, başına gelenlerde gizli hayırlar olduğunu bilir; insanlara karşı nazik, yumuşak ve incelikli davranır.
Kaynaklar: Kur’an-ı Kerim; Tirmizî, Deavât (esmâ-i hüsnâ rivayeti); Gazâlî, el-Maksadü’l-esnâ; TDV İslâm Ansiklopedisi, “Esmâ-i Hüsnâ” ve ilgili maddeler.