اللَّهُمَّ أَصْلِحْ لِي دِينِيَ الَّذِي هُوَ عِصْمَةُ أَمْرِي، وَأَصْلِحْ لِي دُنْيَايَ الَّتِي فِيهَا مَعَاشِي، وَأَصْلِحْ لِي آخِرَتِي الَّتِي فِيهَا مَعَادِي، وَاجْعَلِ الْحَيَاةَ زِيَادَةً لِي فِي كُلِّ خَيْرٍ، وَاجْعَلِ الْمَوْتَ رَاحَةً لِي مِنْ كُلِّ شَرٍّ
Okunuşu
Allâhümme aslih lî dîniyellezî hüve ısmetü emrî, ve aslih lî dünyâye'lletî fîhâ meâşî, ve aslih lî âhiratiye'lletî fîhâ meâdî, vec'ali'l-hayâte ziyâdeten lî fî külli hayr, vec'ali'l-mevte râhaten lî min külli şerr.
Anlamı
Allah'ım! İşlerimin koruyucusu olan dinimi düzelt. Geçimimin içinde olduğu dünyamı düzelt. Dönüşümün olacağı ahiretimi düzelt. Hayatı benim için her türlü hayrın artmasına vesile kıl; ölümü de her türlü kötülükten kurtuluş ve rahatlık kıl.
Ebû Hüreyre (r.a.), Resûlullah’ın (s.a.v.) bu duayı okuduğunu nakleder. Dua; din, dünya ve ahiret olmak üzere hayatın üç boyutunu sırasıyla ele alır ve her birinin önemini bir sıfatla belirtir:
- Din, bütün işlerin ismetidir; yani insanı koruyan, hayatını bir arada tutan temel.
- Dünya, maîşet (geçim) yeridir; ihmal edilmez.
- Ahiret, meâd (varılacak son yurt) yeridir.
Duanın son iki cümlesi ise ömrü ve ölümü hayra bağlar: Yaşadıkça iyilik artsın, ölüm geldiğinde ise fitnelerden kurtuluş olsun. Resûlullah başka bir hadiste “Hiçbiriniz başına gelen bir sıkıntıdan dolayı ölümü temenni etmesin” buyurmuş ve bunun yerine bu anlamda dua etmeyi öğretmiştir (Buhârî, Müslim).
Kaynaklar: Müslim, Zikir ve Dua; Buhârî, Merdâ.