Peygamberler Tarihi

Hz. İdrîs (a.s.): Yüce Bir Makama Yükseltilen Sıddîk Peygamber

2 / 25

إِدْرِيسُ

عَلَيْهِ السَّلَامُ

Hz. İdrîs

Sıddîk bir nebî · kalemi ilk kullanan (rivayete göre)

Kur’an’da adı
2 kez geçer
Gönderildiği topluluk
Âdem soyundan gelen insanlar
Yaşadığı bölge
Kesin bilinmez (Babil ve Mısır rivayetleri var)
Aile bağları
Hz. Şît’in soyundan; Hz. Nûh’un atalarından (nesep rivayetlerine göre)
Dönemi
Hz. Âdem ile Hz. Nûh arası
Kıssasının geçtiği başlıca sureler
Meryem, Enbiya

Hz. İdrîs, Kur’an-ı Kerim’de adı iki yerde geçen ve Hz. Âdem ile Hz. Nûh arasındaki dönemde yaşadığı kabul edilen peygamberdir. Kur’an onu “sıddîk bir nebî” olarak över; sabredenler ve salihler arasında sayar. Hakkında Kur’an’da verilen bilgi az olmakla birlikte, bu kısa ifadeler onun ahlakını ve Allah katındaki derecesini açıkça ortaya koyar.

Kur’an’da Hz. İdrîs

وَاذْكُرْ فِي الْكِتَابِ إِدْرِيسَ ۚ إِنَّهُ كَانَ صِدِّيقًا نَّبِيًّا ﴿٥٦﴾ وَرَفَعْنَاهُ مَكَانًا عَلِيًّا ﴿٥٧﴾

Kitapta İdris'i de an; çünkü o, çok sadık (özü, sözü pek doğru) bir peygamberdi. Biz onu yüce bir yere yükselttik.

Meryem Suresi 56-57. ayet

Meryem suresindeki bu ayetlerde geçen sıddîk, sözü ve özü doğru, tasdik ettiği şeyde asla tereddüt etmeyen kimse demektir. “Yüce bir mekâna yükseltme” ifadesini müfessirlerin çoğu, ona verilen peygamberlik, ilim ve manevi derece şeklinde açıklamıştır. Bazı rivayetlerde bu ifade göğe yükseltilmesiyle ilişkilendirilir. Nitekim Miraç hadisinde Peygamberimiz, İdrîs’i dördüncü kat semada gördüğünü haber vermiştir (Buhârî, “Bed’ü’l-halk”, 6; Müslim, “Îmân”, 259). Bu karşılaşma onun Allah katındaki makamını gösterir.

Enbiyâ suresinde ise Hz. İdrîs, İsmâil ve Zülkifl ile birlikte anılır: “İsmâil’i, İdrîs’i ve Zülkifl’i de (an). Hepsi sabredenlerdendi. Onları rahmetimize kattık; çünkü onlar salihlerdendi” (Enbiyâ 21/85-86).

Hayatı hakkında bilinenler

Tarih ve tefsir kaynaklarında Hz. İdrîs’in, Hz. Şît’in soyundan geldiği ve Hz. Nûh’un büyük dedelerinden olduğu nakledilir. İbn İshak’a dayanan rivayetlere göre kalemle ilk yazı yazan, kumaş dikip elbise giyen ilk kişi odur. Bazı âlimler ona otuz sayfalık suhuf indirildiğini söyler. Ancak bu bilgilerin çoğu, sahih hadislerle değil, tarih rivayetleriyle bize ulaşmıştır; bu yüzden ihtiyatla aktarılmalıdır.

Bazı yazarlar Hz. İdrîs’i Yahudi kaynaklarındaki Hanok (Ahnûh) veya Yunan geleneğindeki Hermes ile özdeşleştirmiştir. İslam âlimlerinin bir kısmı bu görüşü naklettiyse de bu, Kur’an ve sünnetle ispatlanmış bir bilgi değildir.

Ahlakı ve tebliği

Kaynaklar Hz. İdrîs’in, Âdem soyunun Allah’ı unutmaya, yeryüzünde bozgunculuğa yöneldiği bir dönemde insanları tevhide, namaza, oruca ve adalete çağırdığını anlatır. Kur’an’ın ona verdiği iki vasıf, sıddîklık ve sabır, bir davetçinin en temel iki sermayesidir: Doğruluk, çağrının güvenilir olmasını; sabır ise yıllara yayılan tebliğ yolunda yılmamayı sağlar.

Kıssadan dersler

  • Doğruluk yüceltir: Kur’an, İdrîs’i önce “sıddîk” diye tanıtır; sonra yükseltildiğini haber verir.
  • Sabır, peygamberlerin ortak vasfıdır: Onun adı sabredenlerle birlikte anılır.
  • Bilginin sınırını bilmek: Kur’an’ın ayrıntı vermediği konularda rivayetleri kesin bilgi gibi sunmamak, Ehl-i Sünnet’in ilmî ihtiyatıdır.

Kaynaklar: Meryem 19/56-57; Enbiyâ 21/85-86. Buhârî, “Bed’ü’l-halk”, 6; Müslim, “Îmân”, 259. TDV İslâm Ansiklopedisi, “İdrîs” maddesi. İbn Kesîr, Kasasü’l-enbiyâ; Taberî, Târîh.

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yorumlar onaylandıktan sonra görünür.

Şehir seçin

Türkiye

Almanya

Hollanda

Belçika

Fransa

Avusturya

İsviçre

Birleşik Krallık

İsveç

Danimarka

Norveç

KKTC

Azerbaycan

Bosna-Hersek

Kuzey Makedonya

Kosova

Bulgaristan

Suudi Arabistan

Filistin

Mısır

BAE

Katar

ABD

Kanada

Avustralya