آدَمُ
عَلَيْهِ السَّلَامُ
Hz. Âdem
Ebü’l-beşer (insanlığın atası) · Safiyyullah
- Kur’an’da adı
- 25 kez geçer
- Gönderildiği topluluk
- Kendi soyundan gelen ilk insanlar
- Yaşadığı bölge
- Cennetten sonra yeryüzü (iniş yeri kesin bilinmez)
- Aile bağları
- Eşi Hz. Havvâ; oğulları arasında Hz. Şît
- Dönemi
- İnsanlık tarihinin başlangıcı
Hz. Âdem, Allah Teâlâ’nın yarattığı ilk insan ve insanlığın atasıdır. Ehl-i Sünnet âlimlerinin ittifakıyla aynı zamanda ilk peygamberdir. Kur’an-ı Kerim’de adı yirmi beş defa geçer ve yaratılışı, meleklerin secdesi, cennet hayatı, yeryüzüne inişi ve tövbesi çeşitli surelerde anlatılır. Onun kıssası, insanın kim olduğu, niçin yaratıldığı ve şeytanla mücadelesinin nasıl başladığı sorularına verilen ilk cevaptır.
Yeryüzünde bir halife
Kur’an, Hz. Âdem’in yaratılışını Allah’ın meleklere yaptığı bir bildirimle başlatır: “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım.” Melekler, bu yeni varlığın yeryüzünde fesat çıkarıp kan dökebileceğini sorunca Allah, “Ben sizin bilmediğinizi bilirim” buyurur.
وَإِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلَائِكَةِ إِنِّي جَاعِلٌ فِي الْأَرْضِ خَلِيفَةً ۖ قَالُوا أَتَجْعَلُ فِيهَا مَن يُفْسِدُ فِيهَا وَيَسْفِكُ الدِّمَاءَ وَنَحْنُ نُسَبِّحُ بِحَمْدِكَ وَنُقَدِّسُ لَكَ ۖ قَالَ إِنِّي أَعْلَمُ مَا لَا تَعْلَمُونَ ﴿٣٠﴾
Bir zamanlar Rabb'in meleklere: "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. (Melekler): "A!.. Orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birisini mi yaratacaksın? Oysa biz seni överek tesbih ediyor ve seni takdis ediyoruz" dediler. (Rabb'in): "Ben sizin bilmediklerinizi bilirim." dedi.
Âlimler “halife” kelimesini, insanın yeryüzünde Allah’ın emirlerini uygulamak, onu imar etmek ve adaleti ayakta tutmakla görevlendirilmesi şeklinde açıklamışlardır. Bu, insana verilmiş bir şeref olduğu kadar ağır bir sorumluluktur.
Topraktan yaratılış ve isimlerin öğretilmesi
Hz. Âdem kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş balçıktan yaratılmış (Hicr 15/26), Allah ona ruhundan üflemiştir (Sâd 38/72). Ardından Allah ona “isimlerin hepsini” öğretmiş, sonra bunları meleklere sormuştur. Melekler “Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yok” diyerek aczlerini itiraf edince Hz. Âdem eşyanın isimlerini onlara bildirmiştir (Bakara 2/31-33). Müfessirler bu olayı, insana verilen öğrenme, kavram oluşturma ve bilgi üretme kabiliyetine; insanın meleklere karşı üstünlüğünün ilim yoluyla ortaya konmasına işaret olarak yorumlar.
Meleklerin secdesi ve İblis’in kibri
Allah meleklere Âdem’e secde etmelerini emretti; hepsi secde etti, yalnızca İblis kibirlenerek direndi. Gerekçesi, “Ben ondan hayırlıyım; beni ateşten, onu çamurdan yarattın” sözüydü (A’râf 7/12). Âlimlere göre bu secde, ibadet secdesi değil, Allah’ın emrine uyarak Âdem’e duyulan saygının ifadesiydi. İblis’in isyanı ise ilk kıyas hatası ve ilk kibir olarak anılır. İnsanla şeytan arasındaki düşmanlık bu andan itibaren başlamıştır; şeytan kıyamete kadar insanları saptırmak için mühlet istemiş ve kendisine mühlet verilmiştir (A’râf 7/14-17).
Cennet, yasak ağaç ve ilk tövbe
Hz. Âdem ve eşi cennete yerleştirildi; her şeyden yiyebilecekleri, yalnızca bir ağaca yaklaşmayacakları bildirildi. Şeytan onlara “Bu ağaç ebedîlik ağacıdır” diyerek vesvese verdi ve yemin ederek onları aldattı (A’râf 7/20-21; Tâhâ 20/120). Kur’an bu hatayı unutma ve azim eksikliği ile açıklar: “Andolsun, daha önce Âdem’e ahit vermiştik; fakat unuttu, onda bir azim bulmadık” (Tâhâ 20/115).
Ehl-i Sünnet âlimleri, peygamberlerin büyük günahlardan korunmuş (masum) olduğunu kabul eder. Hz. Âdem’in bu davranışını da kasıtlı bir isyan değil, unutma ve aldatılma sonucu meydana gelen bir “zelle” (sürçme) olarak değerlendirirler. Nitekim Hz. Âdem’in şeytandan ayrıldığı nokta, hatasını hemen kabul edip tövbe etmesidir. Allah’ın ona öğrettiği kelimelerle eşiyle birlikte şöyle dua etti:
قَالَا رَبَّنَا ظَلَمْنَا أَنفُسَنَا وَإِن لَّمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرِينَ ﴿٢٣﴾
Dediler ki: "Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamaz ve bize rahmetinle muamele etmezsen muhakkak ziyana uğrayacaklardan oluruz!"
Allah tövbelerini kabul etti (Bakara 2/37). Bu yönüyle Hz. Âdem’in kıssası, insanlığa hata yapmanın değil, hatada ısrar etmenin helak edici olduğunu öğretir. Bu dua sayfamızda ayrıca yer alır: Hz. Âdem’in tövbe duası.
Yeryüzüne iniş ve peygamberliği
Tövbesinin kabulünden sonra Hz. Âdem ve eşi yeryüzüne indirildi; onlara ve soylarına, Allah’tan gelecek hidayete uyanların korku ve hüzün yaşamayacağı müjdelendi (Bakara 2/38). İndikleri yer hakkında Hindistan (Serendib), Cidde ve Arafat gibi rivayetler varsa da bunlar kesin bilgi değildir. Hz. Âdem yeryüzünde çocuklarına Allah’ın emirlerini öğretti. Ebû Zer’den (r.a.) nakledilen bir hadiste Peygamberimiz, Âdem’in kendisiyle konuşulmuş (vahye muhatap olmuş) bir nebî olduğunu bildirmiştir (Ahmed b. Hanbel, Müsned, V, 178; İbn Hibbân).
Kur’an’ın Mâide suresinde anlatılan “Âdem’in iki oğlu” kıssası (5/27-31), yeryüzünde işlenen ilk cinayeti ve kıskançlığın insanı nereye sürükleyebileceğini gösterir. Bu iki kardeşin Hâbil ve Kâbil olarak anılması Kur’an’dan değil, tarih rivayetlerinden gelir.
Kıssadan dersler
- İnsanın değeri: İnsan, Allah’ın ruhundan üflediği, ilimle donattığı ve meleklerin önünde secdeye kapandığı şerefli bir varlıktır.
- İlmin üstünlüğü: Âdem’in meleklere üstünlüğü ibadetin çokluğuyla değil, öğrenme kabiliyetiyle ortaya konmuştur.
- Kibir helak eder: İblis’i kovduran şey bir tek emre karşı çıkması ve kendini üstün görmesidir.
- Tövbe kapısı açıktır: Hata eden insanın yolu Âdem’in yoludur: hatasını kabul etmek ve Rabbine dönmek.
- Şeytan apaçık düşmandır: Vesvesesi çoğu zaman “senin iyiliğin için” kılığına girer (A’râf 7/21).
Kaynaklar: Bakara 2/30-39; A’râf 7/11-27; Hicr 15/26-44; Tâhâ 20/115-123; Sâd 38/71-85; Mâide 5/27-31. Ahmed b. Hanbel, Müsned, V, 178. TDV İslâm Ansiklopedisi, “Âdem” maddesi. İbn Kesîr, Kasasü’l-enbiyâ.