1.802 hadis bulundu · sayfa 80/91
حَدَّثَنَا مَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَنْبَأَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، ح وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ خَلَفٍ أَبُو سَلَمَةَ، حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ الْمُفَضَّلِ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يَخْطُبُ خُطْبَتَيْنِ يَجْلِسُ بَيْنَهُمَا جَلْسَةً . زَادَ بِشْرٌ وَهُوَ قَائِمٌ .
(Abdullah) bin Ömer (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (cum'a namazından önce) iki hutbe okurdu. İki hutbe arasında biraz otururdu (bu oturuşunda konuşmazdı). Bişr, rivayetinde: "ayakta iken" cümlesini İlave etmiştir." AÇIKLAMA 1106’da
It was narrated from Ibn ‘Umar that the Prophet (ﷺ) used to deliver two sermons, and he would sit briefly between the two. (One of the narrators) Bishr added:“While he was standing.”
حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عُثْمَانَ بْنِ سَعِيدِ بْنِ كَثِيرِ بْنِ دِينَارٍ الْحِمْصِيُّ، حَدَّثَنَا بَقِيَّةُ بْنُ الْوَلِيدِ، حَدَّثَنَا يُونُسُ بْنُ يَزِيدَ الأَيْلِيُّ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَالِمٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " مَنْ أَدْرَكَ رَكْعَةً مِنْ صَلاَةِ الْجُمُعَةِ أَوْ غَيْرِهَا، فَقَدْ أَدْرَكَ الصَّلاَةَ " .
(Abdullah) bin Ömer (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Cuma namazının veya başka namazın bir rek'atine yetişen kimse o namaza yetişmiş olur.»
It was narrated that Ibn ‘Umar said:“The Messenger of Allah (ﷺ) said: ‘Whoever catches one Rak’ah of Friday prayer or other than it, then he has caught the prayer.’”
Diğer tahric: Nesai ve Darekutni
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ أَبِي مَرْيَمَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ إِنَّ أَهْلَ قُبَاءَ كَانُوا يُجَمِّعُونَ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَوْمَ الْجُمُعَةِ .
(Abdullah) bin Ömer (r.a.)'dan; şöyle demiştir : Kuba ehli Cum'a günü Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in (mescidine gelerek) beraberinde Cuma namazını kılarlardı. Not: Bunun senedindeki Nafi'nin ravisi olan Abdullah'ın zayıf olduğu Zevaid'de bildirilmştir. (Nafi’nin ravisi ibn-i Ömer sahabe değil, Nafi’den sonraki ravi Abdullah b. Ömer’dir)
It was narrated that Ibn ‘Umar said:“The people of Quba’ used to pray with the Messenger of Allah (ﷺ) on Fridays.”
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ إِذَا أَضَاءَ الْفَجْرُ صَلَّى رَكْعَتَيْنِ .
İbn-i Ömer (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), şafak (yeri) aydınlanınca (sabah farzından önce) iki rekat kılardı." Bu Hadis’i Nesai de tahric etti. AÇIKLAMA 1147’de
It was narrated from Ibn ‘Umar that when the dawn illuminated, the Prophet (ﷺ) would pray two Rak’ah
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، أَنْبَأَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ سِيرِينَ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُصَلِّي الرَّكْعَتَيْنِ قَبْلَ الْغَدَاةِ كَأَنَّ الأَذَانَ بِأُذُنَيْهِ .
İbn-i Ömer (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sabah (farzın) dan önce ezan sesi Onun kulaklarında imiş gibi (çarçabuk) iki rek'at kılardı," AÇIKLAMA 1147’de
It was narrated that Ibn ‘Umar said:“The Messenger of Allah (ﷺ) used to pray two Rak’ah before the morning (prayer), as if the Adhan were in his ears. (i.e., he would pray them briefly)
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ سِنَانٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ عَبَادَةَ الْوَاسِطِيَّانِ، قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو أَحْمَدَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ رَمَقْتُ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ شَهْرًا فَكَانَ يَقْرَأُ فِي الرَّكْعَتَيْنِ قَبْلَ الْفَجْرِ {قُلْ يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ} وَ {قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ} .
İbn-i Ömer (r.a.)'dan: şöyle demiştir: Ben bir ay Nebi (Sallallahu Aleyhive Sellem)'e baktım. Sabah farzından önceki iki rek'atte (Fatihadan sonra); قل يا أيها الكافرون، وقل هو اللَّه أحد surelerini (Kafirun ve İhlas) okurdu. Bu hadisi Nesai hariç Kütüb-i Sitte sahibIeri’nin hepsi rivayet etmiştir. AÇIKLAMA 1150’de
It was narrated that Ibn ‘Umar said:“I watched the Prophet (ﷺ) for a month, and in the two Rak’ah before Fajr he used to recite: “Say: O you disbelievers!” [Al-Kafirun (109)] and “Say: Allah is One.” [Al- Ikhlas]
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ سِيرِينَ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُصَلِّي مِنَ اللَّيْلِ مَثْنَى مَثْنَى. وَيُوتِرُ بِرَكْعَةٍ .
Abdullah bin Ömer (r.a.)''dan; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gece namazını ikişer ikişer rek'at olarak kılardı ve bir rek'at vitir kılardı.
It was narrated that Ibn ‘Umar said:“The Messenger of Allah (ﷺ) used to pray (voluntary prayers) at night two by two, and he would pray one Rak’ah of Witr.”
Diğer tahric: Buhari, Müslim ve Tirmizi AÇIKLAMA 1175’te
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، وَأَبُو كُرَيْبٍ وَأَحْمَدُ بْنُ سِنَانٍ قَالُوا حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ سَهَا فَسَلَّمَ فِي الرَّكْعَتَيْنِ . فَقَالَ لَهُ رَجُلٌ يُقَالُ لَهُ ذُو الْيَدَيْنِ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَقَصُرَتِ الصَّلاَةُ أَمْ نَسِيتَ؟ قَالَ " مَا قَصُرَتْ وَمَا نَسِيتُ " . قَالَ إِنَّكَ صَلَّيْتَ رَكْعَتَيْنِ . قَالَ " أَكَمَا يَقُولُ ذُو الْيَدَيْنِ؟ " . قَالُوا نَعَمْ . فَتَقَدَّمَ فَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ. ثُمَّ سَلَّمَ ثُمَّ سَجَدَ سَجْدَتَىِ السَّهْوِ .
(Abdullah) bin Ömer (r.a.)'dan: şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), (öğle veya ikindi namazında) iki rek'atte(n sonra) unutarak selam verdi. Zülyedeyn denilen bir adam. Efendimize: — Ya Resulallah! Namaz kısaldı mı, yoksa unuttun mu? diye sordu. Efendimiz: — «Ne namaz kısaldı, ne de ben unuttum.» buyurdu. Zülyedeyn: Efendimize : — O halde (arzedeyim): Sen iki rek'at namaz kıldın!, dedi. Efendimiz, (bu kere orada bulunanlara) : — «Zülyedeynin dediği gibi midir?» diye sordu. (Sahabiler:) — Evet diye cevap verdiler. Bunun üzeıine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) öne geçerek iki rek'at (daha) kıldırdı. Sonra sehvin iki secdesini etti.
It was narrated from Ibn ‘Umar that the Messenger of Allah (ﷺ) forgot and said the Taslim after two Rak’ah. A man who was called Dhul-Yadain said to him:‘O Messenger of Allah, has the prayer been shortened or did you forget?’ He said: ‘It has not been shortened and I did not forget.’ He said: ‘But you prayed two Rak’ah.’ He said: ‘Is what Dhul-Yadain says true?’ They said: ‘Yes.’ So he went forward and performed two Rak’ah and said the Salam, then he prostrated twice for prostrations of forgetfulness
Diğer tahric: Ebu Davud AÇIKLAMA 1213’te
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، أَنْبَأَنَا جَرِيرٌ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِي صَلاَةِ الْخَوْفِ " أَنْ يَكُونَ الإِمَامُ يُصَلِّي بِطَائِفَةٍ مَعَهُ فَيَسْجُدُونَ سَجْدَةً وَاحِدَةً وَتَكُونُ طَائِفَةٌ مِنْهُمْ بَيْنَهُمْ وَبَيْنَ الْعَدُوِّ ثُمَّ يَنْصَرِفُ الَّذِينَ سَجَدُوا السَّجْدَةَ مَعَ أَمِيرِهِمْ ثُمَّ يَكُونُونَ مَكَانَ الَّذِينَ لَمْ يُصَلُّوا وَيَتَقَدَّمُ الَّذِينَ لَمْ يُصَلُّوا فَيُصَلُّوا مَعَ أَمِيرِهِمْ سَجْدَةً وَاحِدَةً ثُمَّ يَنْصَرِفُ أَمِيرُهُمْ وَقَدْ صَلَّى صَلاَتَهُ وَيُصَلِّي كُلُّ وَاحِدَةٍ مِنَ الطَّائِفَتَيْنِ بِصَلاَتِهِ سَجْدَةً لِنَفْسِهِ فَإِنْ كَانَ خَوْفٌ أَشَدَّ مِنْ ذَلِكَ فَرِجَالاً أَوْ رُكْبَانًا " . قَالَ يَعْنِي بِالسَّجْدَةِ الرَّكْعَةَ .
(Abdullah) bin Ömer (r.a.)'den rivayet edildiğine göre : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) salat-ı havf hakkında şöyle buyurdu, demiştir: «İmam bir grubla namaza başlar, birlikte bir secde (rekat) kıIarlar. Bir grup da namaza duranlar ile düşman arasında bulunur. Sonra emirle beraber bir rek'at kılmış olanlar gidip düşmana karşı (bekliyen ve) henüz namaz kılmamış olanların yerinde bulunacak. Bu defa namaz kılmamış olan grup gelip emirleri ile beraber bir secde (rek'at) kılacaklar. Sonra emir, kendi namazını bitirmiş olarak çıkıp gidecek ve her grup kendi kendine kalan bir rek'ati kılacaktır. Eğer daha şiddetli bir korku varsa herkes kendi kendine yaya veya binici olarak namaz kılacaktır.» Ravi demiştir ki: Secde ile rek'at kastediyor."
It was narrated that Ibn ‘Umar said:“The Messenger of Allah (ﷺ) said concerning the fear prayer: “The Imam should lead one group in prayer, and they should perform one prostration, and there should be another group between them and the enemy (guarding them). Then those who did the prostration with their leader should move away, and take the place of those who have not yet prayed. Then those who have not yet prayed should come forward and perform one prostration with their leader. Then their leader should move away, and his prayer will be complete. Then each group should perform one prostration by itself. If the fear is too great, then (they should pray) on foot or riding.’” He said: What is meant by prostration here is a Rak’ah
Diğer tahric: Buhari, Müslim, Tirmizi, Ebu Davud, Nesai, Tahavi ve Beyhaki de bunu benzer lafızlarla rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا حَوْثَرَةُ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ثُمَّ أَبُو بَكْرٍ ثُمَّ عُمَرُ يُصَلُّونَ الْعِيدَ قَبْلَ الْخُطْبَةِ .
Abdullah bin Ömer (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Ondan sonra Ebu Bekir ve ondan sonra Ömer (r.anhuma) bayram namazını hutbeden önce kıldırırlardı
It was narrated that Ibn ‘Umar said:“The Prophet (ﷺ), then Abu Bakr, then ‘Umar, used to pray the ‘Eid prayer before delivering the sermon.”
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، أَنْبَأَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الْعُمَرِيُّ، عَنْ أَبِيهِ، وَعُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَخْرُجُ إِلَى الْعِيدِ مَاشِيًا وَيَرْجِعُ مَاشِيًا .
Ömer (r.a.)'dan: şöyle demiştir : ResuluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bayram namazına (musallaya) yürüyerek çıkar ve yürüyerek dönerdi. Not: Bunun senedindeki Abdurrahman bin Abdillah el-Ömeri'nin zayıflığı Zevaid'de bildirilmiştir
It was narrated that Ibn ‘Umar said:“The Messenger of Allah (ﷺ) used to go out to the ‘Eid prayers walking, and come back walking.”
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَكِيمٍ، حَدَّثَنَا أَبُو قُتَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّهُ كَانَ يَخْرُجُ إِلَى الْعِيدِ فِي طَرِيقٍ وَيَرْجِعُ فِي أُخْرَى وَيَزْعُمُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يَفْعَلُ ذَلِكَ .
Abdullah bin Ömer (r.a.)'den rivayet edildiğine göre : Kendisi bayram namazına bir yoldan giderdi ve başka bir yoldan dönerdi ve «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) böyle yaparlardı, » derdi.
It was narrated from Ibn ‘Umar that he used to go out to the ‘Eid prayers via one route, and return via another, and he said that the Messenger of Allah (ﷺ) used to do that
Diğer tahric: Ebu Davud, Hakim ve Beyhaki
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، ح وَحَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، أَخْبَرَنِي نَافِعٌ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يَغْدُو إِلَى الْمُصَلَّى فِي يَوْمِ الْعِيدِ وَالْعَنَزَةُ تُحْمَلُ بَيْنَ يَدَيْهِ فَإِذَا بَلَغَ الْمُصَلَّى نُصِبَتْ بَيْنَ يَدَيْهِ فَيُصَلِّي إِلَيْهَا وَذَلِكَ أَنَّ الْمُصَلَّى كَانَ فَضَاءً لَيْسَ فِيهِ شَىْءٌ يُسْتَتَرُ بِهِ .
(Abdullah) lıin Ömer (r.a.)'dan; şöyle demiştir : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bayram günü sabahleyin musallaya giderdi anaza (kısa mızrak) da Onun önünde götürülürdü. O, musallaya vardığı zaman (götürülen) anaza (kısa mızrak) Onun önüne dikilirdi. Anaza (kısa mızrak)'ye doğru bayram namazına dururdu. Böyle yapmanın sebebi şudur: Musalla boş bir meydan idi. Onda sütre yapılacak hiç bir şey yoktu. AÇIKLAMA 1306’da
It was narrated from Ibn ‘Umar that the Messenger of Allah (ﷺ) used to set out for the praying place in the morning of the day of ‘Eid, and a small spear would be carried before him. When he reached the praying place, it would be set up in front of him, then he would pray facing it, and that was because the praying place was an open space in which there was nothing that could serve as a Sutrah*. *Sutrah (screen), meaning a barrier of some type
حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِذَا صَلَّى يَوْمَ عِيدٍ أَوْ غَيْرَهُ نُصِبَتِ الْحَرْبَةُ بَيْنَ يَدَيْهِ فَيُصَلِّي إِلَيْهَا وَالنَّاسُ مِنْ خَلْفِهِ . قَالَ نَافِعٌ فَمِنْ ثَمَّ اتَّخَذَهَا الأُمَرَاءُ .
(Abdullah) bin Ömer (r.a.)'dan: şöyle demiştir : Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), (açık yerde) bayram günü (namazı) veya başka bir namaz kıldığı zaman Onun önüne harbe (kısa mızrak) dikilirdi. Harbeye doğru namaza dururdu. Cemaat da O'nun arkasında bulunurdu. (Ravi) Nafi' demiştir ki : Bunun içindir ki emirler de harbeyi ittihaz etmişlerdir. AÇIKLAMA 1306’da
It was narrated that Ibn ‘Umar said:“When the Prophet (ﷺ) prayed on the day of ‘Eid or on another occasion, a small spear was set up in front of him, and he prayed facing it, and the people were behind him.” Nafi` said: It is from here that the leaders have taken this practice
حَدَّثَنَا جُبَارَةُ بْنُ الْمُغَلِّسِ، حَدَّثَنَا مِنْدَلُ بْنُ عَلِيٍّ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ اجْتَمَعَ عِيدَانِ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَصَلَّى بِالنَّاسِ ثُمَّ قَالَ " مَنْ شَاءَ أَنْ يَأْتِيَ الْجُمُعَةَ فَلْيَأْتِهَا وَمَنْ شَاءَ أَنْ يَتَخَلَّفَ فَلْيَتَخَلَّفْ " .
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hayatta iken iki bayram (bir günde) toplandı. (= bayram, Cuma gününe rastladı). Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), cemaata bayram namazıno kıldırdıktan sonra buyurdu ki: «(Bu günkü) Cum'a namazına gelmek isteyen gelsin. Gelmemeyi isleyen gelmesin.» Not: Ravilerden Cübare ve Mendel zayıf oldukları için senedin zayıflığı Zevaid'de bildirilmiştir
It was narrated that Ibn ‘Umar said:“Two ‘Eid came together at the time of the Messenger of Allah (ﷺ), so he led the people in prayer, then he said: ‘Whoever wishes to come to Friday (prayer), let him come, and whoever wishes to stay behind, let him stay behind.’”
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، أَنْبَأَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ سِيرِينَ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُصَلِّي مِنَ اللَّيْلِ مَثْنَى مَثْنَى .
(Abdullah) bin Ömer (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geceleyin namazı ikişer ikişer (rekat) kılardı. AÇIKLAMA 1321’de
It was narrated that Ibn ‘Umar said:“The Messenger of Allah (ﷺ) used to offer the night prayers two by two.”
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، أَنْبَأَنَا اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " صَلاَةُ اللَّيْلِ مَثْنَى مَثْنَى " .
(Abdullah) bin Ömer (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Gece namazı ikişer ikişer (rek'at)dır.» AÇIKLAMA 1321’de
It was narrated from Ibn ‘Umar that the Messenger of Allah (ﷺ) said:“The night prayer is (to be offered) two by two.”
حَدَّثَنَا سَهْلُ بْنُ أَبِي سَهْلٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَالِمٍ، عَنْ أَبِيهِ، وَعَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، وَعَنِ ابْنِ أَبِي لَبِيدٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، وَعَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ سُئِلَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَنْ صَلاَةِ اللَّيْلِ فَقَالَ " يُصَلِّي مَثْنَى مَثْنَى. فَإِذَا خَافَ الصُّبْحَ أَوْتَرَ بِرَكْعَةٍ " .
İbn-i Ömer (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Gece namazı(nın kaçar rekatından selam verileceği) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e soruldu. O buyurdu ki: «(Kişi,) ikişer ikişer (rekat) kılar. Şafakın doğmasından korkacağı zaman bir rek'at vitir kılar (veya bir rekatla o gece namazını tekleştirir.)» AÇIKLAMA 1321’de
It was narrated that Ibn ‘Umar said:“The Prophet (ﷺ) was asked about the night prayer. He said: ‘Pray two by two, and if you fear that dawn is coming, then perform Witr with one Rak’ah.’”
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ خَلاَّدٍ قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ يَعْلَى بْنِ عَطَاءٍ، أَنَّهُ سَمِعَ عَلِيًّا الأَزْدِيَّ، يُحَدِّثُ أَنَّهُ سَمِعَ ابْنَ عُمَرَ، يُحَدِّثُ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنَّهُ قَالَ " صَلاَةُ اللَّيْلِ وَالنَّهَارِ مَثْنَى مَثْنَى " .
Abdullah bin Ömer (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Gece ve gündüz (nafile) namazı ikişer ikişer (rek'at)dır.»
Ibn ‘Umar narrated that the Messenger of Allah (ﷺ) said:“Prayers at night and during the day are to be offered two by two.”
Diğer tahric: Ahmed, Ebu Davud, Tirmizi, Nesai, İbn-i Hibban, ibn-i Huzeyme ve Darekutni de bunu rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ أَخْزَمَ، وَعَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ عُمَرَ، قَالاَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " لاَ تَتَّخِذُوا بُيُوتَكُمْ قُبُورًا " .
(Abdullah) bin Ömer (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Evlerinizi kabirler yapmayınız.» AÇIKLAMA (1375, 1376, 1377): Asım bin Amr (r.a.)'ın ve Umeyr (r.a.)'ın hadisleri Zevaid türündendir. Ebu Said-i Hudri (r.a.)'ın hadisi de Zevaid türündendir. Ancak Müslim bu hadisi Cabir (r.a.)'den rivayet etmiştir. Müslim'in rivayetinde; --fi mescid-- (Bir Mescidde) ilavesi vardır. Tercemede bu ilaveyi parentez içi ifadeyle işaret ettim. Bu hadiste Nebi (s.a.v.) farzını mescidde kılan'ın sünnetini evinde kılması ve evinin namaz sayesinde hayra kavuşmasını tavsiye eylemiştir. Ahmed bin Hanbel'in Aişe (r.anha)'den rivayet ettiği bir hadiste de Nebi (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Evlerinizde (nafile) kılınız. Evlerinizi üzerinize kabirler yapmayınız.» Tirmizi'nin şerhi Tuhfe yazarı hadisi şöyle yorumlar: "Yani ölüler gibi olmayınız. Onlar evlerinde namaz kılmazlar. Onların evleri kabirlerdir. Hadisi şöyle yorumlayanlar da olmuştur: Evinde namaz kılmayan kimse, kendisini ölüye, evini de kabire benzetmiş olur. Müslim'in rivayet ettiği: «İçinde Allah'ın anıldığı ev ile içinde Allah'ın anılmadığı ev, diri ve ölüye benzerler.» mealindeki hadis bu yorumu te'yid eder. Bazıları: Hadisin manası: 'Ölülerinizi evlerinizde gömmeyiniz.' demektir, diye yorum yapmışlar ise de Hattabi: Bu yorum hiçbirşey değildir. Çünkü Resulullah (s.a.v.) oturduğu evine defnedilmiştir. Peygamberlerin, öldükleri yerlere gömüldükleri rivayetleri de vardır, demiştir
It was narrated that Ibn ‘Umar said:“The Messenger of Allah (ﷺ) said: ‘Do not make your houses into graves.’”