الْمُتَكَبِّرُ
el-Mütekebbir
Büyüklükte eşi olmayan; her şeyden üstün olup azametini gösteren.
- Sıra
- 11 / 99
- Arapça yazılışı
- الْمُتَكَبِّرُ
- Okunuşu
- el-Mütekebbir
- Kur'an'da
- Haşr Suresi 23. ayet
El-Mütekebbir, büyüklüğün ve yüceliğin yalnızca kendisine ait olduğunu bilen ve bildiren demektir. Allah’ın azameti gerçek ve mutlaktır; bu sebeple bu sıfat O’nun için övgü, yaratılmışlar için ise yergidir.
Bir kudsî hadiste “Büyüklük (kibriyâ) benim ridâm, azamet benim izârımdır; kim bunlardan birinde benimle çekişirse onu cehenneme atarım” buyrulmuştur (Ebû Dâvûd, Libâs; İbn Mâce, Zühd). Namazdaki “Allâhu ekber” tekbiri de bu yüceliğin ikrarıdır.
Kur’an-ı Kerim’den
هُوَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْمَلِكُ الْقُدُّوسُ السَّلَامُ الْمُؤْمِنُ الْمُهَيْمِنُ الْعَزِيزُ الْجَبَّارُ الْمُتَكَبِّرُ ۚ سُبْحَانَ اللَّهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ ﴿٢٣﴾
O, öyle bir Allah'tır ki, kendisinden başka hiçbir tanrı yoktur. O, mâlik ve sahiptir, münezzehtir, selâmet verendir, emniyete kavuşturandır, gözetip koruyandır, üstündür, istediğini zorla yaptıran, büyüklükte eşi olmayandır. Allah puta tapanların ortak koştukları şeylerden münezzehtir.
Kulun bu isimden nasibi
Kul kibirden şiddetle sakınır; çünkü “Kalbinde zerre kadar kibir bulunan cennete giremez” (Müslim, Îmân). Tevazu, bu ismin kulda bıraktığı en güzel izdir.
Kaynaklar: Kur’an-ı Kerim; Tirmizî, Deavât (esmâ-i hüsnâ rivayeti); Gazâlî, el-Maksadü’l-esnâ; TDV İslâm Ansiklopedisi, “Esmâ-i Hüsnâ” ve ilgili maddeler.