النَّافِعُ
en-Nâfi'
Fayda veren şeyleri yaratan, kullarına hayır ulaştıran.
- Sıra
- 92 / 99
- Arapça yazılışı
- النَّافِعُ
- Okunuşu
- en-Nâfi'
- Kur'an'da
- Yunus Suresi 107. ayet
En-Nâfi’, fayda veren demektir. Allah, kullarına maddi ve manevi faydaları yaratan, şifayı, hidayeti ve bereketi verendir. “Eğer sana bir hayır dilerse, O’nun lütfunu geri çevirecek de yoktur” (Yûnus 10/107).
Peygamberimiz İbn Abbas’a şöyle öğüt vermiştir: “Bütün ümmet sana bir fayda vermek için toplansa, Allah’ın senin için yazdığından başka bir fayda veremezler” (Tirmizî, Kıyâmet).
Kur’an-ı Kerim’den
وَإِن يَمْسَسْكَ اللَّهُ بِضُرٍّ فَلَا كَاشِفَ لَهُ إِلَّا هُوَ ۖ وَإِن يُرِدْكَ بِخَيْرٍ فَلَا رَادَّ لِفَضْلِهِ ۚ يُصِيبُ بِهِ مَن يَشَاءُ مِنْ عِبَادِهِ ۚ وَهُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ ﴿١٠٧﴾
Ve eğer Allah, sana bir zarar dokunduracak olursa, onu O'ndan başka giderecek yoktur. Ve eğer sana bir hayır dilerse, o zaman da O'nun hayrını engelleyebilecek kimse yoktur. O, lütfunu dilediği kuluna nasip eder. Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.
Kulun bu isimden nasibi
Kul, insanlara faydalı olmaya çalışır: “İnsanların en hayırlısı insanlara en faydalı olandır” (Taberânî). Faydalı ilim ister ve öğretir.
Kaynaklar: Kur’an-ı Kerim; Tirmizî, Deavât (esmâ-i hüsnâ rivayeti); Gazâlî, el-Maksadü’l-esnâ; TDV İslâm Ansiklopedisi, “Esmâ-i Hüsnâ” ve ilgili maddeler.