النُّورُ
en-Nûr
Gökleri ve yeri aydınlatan; kalplere hidayet ışığı veren.
- Sıra
- 93 / 99
- Arapça yazılışı
- النُّورُ
- Okunuşu
- en-Nûr
- Kur'an'da
- Nur Suresi 35. ayet
En-Nûr, aydınlatan ve varlıkları görünür kılan demektir. “Allah göklerin ve yerin nurudur” (Nûr 24/35). Müfessirler bu ayeti; Allah’ın gökleri ve yeri var edip aydınlattığı, onları düzenlediği ve müminlerin kalplerini hidayetiyle aydınlattığı şeklinde açıklamışlardır.
Kur’an da bir nur olarak nitelenmiştir (Mâide 5/15). Peygamberimiz sabah namazına giderken “Allah’ım! Kalbime nur, gözüme nur, kulağıma nur ver” diye dua ederdi (Buhârî, Deavât; Müslim, Müsâfirîn).
Kur’an-ı Kerim’den
اللَّهُ نُورُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ ۚ مَثَلُ نُورِهِ كَمِشْكَاةٍ فِيهَا مِصْبَاحٌ ۖ الْمِصْبَاحُ فِي زُجَاجَةٍ ۖ الزُّجَاجَةُ كَأَنَّهَا كَوْكَبٌ دُرِّيٌّ يُوقَدُ مِن شَجَرَةٍ مُّبَارَكَةٍ زَيْتُونَةٍ لَّا شَرْقِيَّةٍ وَلَا غَرْبِيَّةٍ يَكَادُ زَيْتُهَا يُضِيءُ وَلَوْ لَمْ تَمْسَسْهُ نَارٌ ۚ نُّورٌ عَلَىٰ نُورٍ ۗ يَهْدِي اللَّهُ لِنُورِهِ مَن يَشَاءُ ۚ وَيَضْرِبُ اللَّهُ الْأَمْثَالَ لِلنَّاسِ ۗ وَاللَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ ﴿٣٥﴾
Allah, göklerin ve yerin nurudur (aydınlatıcısıdır). O'nun nurunun temsili, içinde lamba bulunan bir kandil gibidir. O lamba bir billur içindedir; o billur da sanki inciye benzer bir yıldız gibidir ki, doğuya da batıya da nisbet edilemeyen mübarek bir ağaçtan çıkan yağdan tutuşturulur. (Bu öyle bir ağaç ki) yağı, nerdeyse, kendisine ateş değmese bile ışık verir. (Bu ışık) nur üstüne nurdur. Allah dilediği kimseyi nuruyla hidayete iletir. Allah insanlara (işte böyle) misal verir; Allah her şeyi bilir.
Kulun bu isimden nasibi
Kul, kalbini Kur’an ve zikirle aydınlatır; bilgisiyle ve güzel ahlakıyla çevresine ışık olur.
Kaynaklar: Kur’an-ı Kerim; Tirmizî, Deavât (esmâ-i hüsnâ rivayeti); Gazâlî, el-Maksadü’l-esnâ; TDV İslâm Ansiklopedisi, “Esmâ-i Hüsnâ” ve ilgili maddeler.