الْعَزِيزُ
el-Azîz
Mutlak güç ve şeref sahibi, yenilmeyen, her şeye galip olan.
- Sıra
- 9 / 99
- Arapça yazılışı
- الْعَزِيزُ
- Okunuşu
- el-Azîz
- Kur'an'da
- Haşr Suresi 23. ayet
El-Azîz, izzet kökünden gelir; üstün, galip, eşsiz ve kendisine ihtiyaç duyulup kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan demektir. Kur’an’da en çok geçen isimlerdendir ve çoğunlukla el-Hakîm ismiyle birlikte zikredilir: Allah güç sahibidir, fakat gücünü hikmetle kullanır.
“İzzet tamamen Allah’ındır” (Fâtır 35/10) ayeti, gerçek şeref ve üstünlüğün O’ndan geldiğini bildirir. “İzzet Allah’ın, Resulünün ve müminlerindir” (Münâfikûn 63/8) ayeti de bu izzetten müminlere pay verildiğini anlatır.
Kur’an-ı Kerim’den
هُوَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْمَلِكُ الْقُدُّوسُ السَّلَامُ الْمُؤْمِنُ الْمُهَيْمِنُ الْعَزِيزُ الْجَبَّارُ الْمُتَكَبِّرُ ۚ سُبْحَانَ اللَّهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ ﴿٢٣﴾
O, öyle bir Allah'tır ki, kendisinden başka hiçbir tanrı yoktur. O, mâlik ve sahiptir, münezzehtir, selâmet verendir, emniyete kavuşturandır, gözetip koruyandır, üstündür, istediğini zorla yaptıran, büyüklükte eşi olmayandır. Allah puta tapanların ortak koştukları şeylerden münezzehtir.
Kulun bu isimden nasibi
Kul, izzeti insanların yanında değil Allah’a itaatte arar. Kimseye boyun eğmeyen onurlu bir duruş, aynı zamanda müminlere karşı alçak gönüllülükle birleşir.
Kaynaklar: Kur’an-ı Kerim; Tirmizî, Deavât (esmâ-i hüsnâ rivayeti); Gazâlî, el-Maksadü’l-esnâ; TDV İslâm Ansiklopedisi, “Esmâ-i Hüsnâ” ve ilgili maddeler.