Önceki bölümde kaza namazını öğrendik. Bu bölümde haftanın en önemli namazını, cuma namazını öğreneceğiz: kimlere farzdır, nasıl kılınır ve cumaya nasıl hazırlanılır.
Cuma namazı, Kur’an’da emredilmiştir. Cuma Suresi’nde şöyle buyrulur: “Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığında hemen Allah’ı anmaya koşun ve alışverişi bırakın.” Cuma namazı, şartlarını taşıyan her Müslümana farz-ı ayndır.
Cuma namazı; ergenlik çağına girmiş, akıllı, sağlıklı, yolcu olmayan, yani mukim olan erkeklere farzdır. Engeli olmayan herkes cumaya katılmakla yükümlüdür.
Kadınlara, yolculara, hastalara ve camiye gidemeyecek durumda olanlara cuma farz değildir. Bu kişiler o gün öğle namazını kılarlar. Ancak cumaya katılıp kılarlarsa, kıldıkları cuma namazı öğlenin yerine geçer.
Cuma namazının sahih olması için bazı şartlar vardır: Öğle vakti içinde kılınır. Namazdan önce hutbe okunur. Cemaatle kılınır; imamdan başka en az üç kişinin bulunması gerekir. Ve namaz, herkesin girebileceği bir yerde kılınır.
Cuma günü gusletmek, temiz ve güzel elbiseler giymek, güzel koku sürünmek ve camiye erken gitmek sünnettir. Camide insanların omuzlarının üzerinden atlayarak ön saflara geçilmez; boş bulunan yere oturulur.
Cuma namazı, öğle vaktinde kılınır ve toplam on rekâttır: Önce dört rekât ilk sünnet kılınır. Sonra hutbe okunur. Hutbeden sonra iki rekât farz cemaatle kılınır. En son dört rekât son sünnet kılınır.
Cumanın ilk sünneti, öğle namazının ilk sünneti gibi dört rekât olarak kılınır. Her rekâtta Fâtiha ve bir sure okunur, ikinci rekâtta oturulur ve Ettehiyyâtü okunur. Dördüncü rekâttan sonra son oturuşla selam verilir.
İlk sünnetten sonra imam minbere çıkar ve hutbe okur. Hutbe iki bölümdür; arada imam kısa bir süre oturur. Hutbede Allah’a hamd edilir, Peygamberimize salavat getirilir ve cemaate öğüt verilir.
Hutbe okunurken konuşulmaz ve sessizce dinlenir. Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: “Cuma günü imam hutbe okurken arkadaşına ‘sus’ desen, boş söz söylemiş olursun.” Bu sırada telefonla ve başka şeylerle meşgul olunmaz.
Hutbeden sonra kamet getirilir ve iki rekât farz cemaatle kılınır. İmam Fâtiha’yı ve sureyi sesli okur; cemaat okumaz, dinler. Niyet ederken şöyle denebilir: “Niyet ettim Allah rızası için bugünkü cuma namazının farzını kılmaya; uydum hazır olan imama.”
Şimdi cumanın iki rekât farzını, cemaatle kılındığı gibi adım adım görelim. İmam iftitah tekbirini alır. Cemaat, imamdan sonra tekbir alır, ellerini bağlar ve içinden Sübhâneke’yi okur.
Birinci rekâtta imam Fâtiha’yı ve bir sureyi sesli okur. Cemaat okumaz, sessizce dinler. İmam Fâtiha’yı bitirince cemaat içinden âmîn der.
İmam “Allâhu ekber” diyerek rükûya gider, cemaat de onu takip eder. Rükûda üç kere “Sübhâne rabbiye’l-azîm” denir.
İmam “Semiallâhü limen hamideh” diyerek rükûdan doğrulur. Cemaat doğrulurken “Rabbenâ leke’l-hamd” der.
Sonra imamla birlikte tekbir alınarak secdeye gidilir. Secdede üç kere “Sübhâne rabbiye’l-a’lâ” denir.
Tekbirle secdeden kalkılır ve kısa bir süre oturulur; buna celse denir. Ardından tekbirle ikinci secdeye gidilir ve tesbihler yine okunur.
İkinci secdeden sonra tekbirle ayağa kalkılır ve ikinci rekâta başlanır. İkinci rekâtta da imam Fâtiha’yı ve bir sureyi sesli okur. Rükû, doğrulma ve iki secde birinci rekâttaki gibi yapılır.
İkinci rekâtın secdelerinden sonra son oturuşa oturulur. Cemaat içinden Ettehiyyâtü’yü, Allâhümme salli ve Allâhümme bârik dualarını ve Rabbenâ dualarını okur.
İmam önce sağa, sonra sola selam verir; cemaat de imamla birlikte selam verir. Böylece cumanın farzı tamamlanmış olur.
Farzdan sonra dört rekât son sünnet kılınır. Bu sünnet de öğlenin ilk sünneti gibi dört rekât olarak kılınır.
Bazı âlimler, cuma namazının sahih olup olmadığı konusunda şüphe bulunan durumlar için, son sünnetten sonra zuhr-i âhir denilen dört rekâtlık bir namaz kılınmasını tavsiye etmişlerdir. Zuhr-i âhir, son öğle namazı demektir. Diyanet İşleri Başkanlığı’na göre günümüzde camilerde kılınan cuma namazının sahih olduğunda bir şüphe bulunmadığından, zuhr-i âhir kılmak gerekli değildir; kılmak isteyen kılabilir.
Cuma namazı kaza edilmez. Herhangi bir sebeple cumaya yetişemeyen kişi, o günün öğle namazını kılar.
Özürsüz olarak cuma namazını terk etmek büyük bir günahtır. Peygamberimiz, cumayı önemsemeyerek üst üste terk edenleri uyarmış ve onların kalplerinin mühürleneceğini bildirmiştir.
Bugünkü görevin şu: Bu cuma camiye erken git, hutbeyi baştan sona dikkatle dinle ve ilk sünnetten son sünnete kadar cuma namazını eksiksiz kıl. Bir sonraki bölümde yolculukta namazı öğreneceğiz. Allah ibadetlerimizi kabul etsin. Esenlikle kalın.