مُحَمَّدٌ
صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
Hz. Muhammed
Hâtemü’l-enbiyâ (peygamberlerin sonuncusu) · Rahmeten li’l-âlemîn · Ahmed
Ülü’l-azmKur’an-ı Kerim
- Kur’an’da adı
- 4 kez geçer
- Gönderildiği topluluk
- Bütün insanlık ve cinler
- Yaşadığı bölge
- Mekke ve Medine
- Aile bağları
- Babası Abdullah, annesi Âmine; eşi Hz. Hatice ve diğer ezvâc-ı tâhirât; kızları Fâtıma, Zeyneb, Rukiyye, Ümmü Gülsüm
- Dönemi
- 571 – 632
- Kıssasının geçtiği başlıca sureler
- Al-i İmran, Ahzab, Muhammed, Fetih, Saf
Hz. Muhammed (s.a.v.), Allah’ın bütün insanlığa gönderdiği son peygamberdir. Hz. İbrâhim’in duasının ve Hz. Îsâ’nın müjdesinin karşılığıdır. Kur’an’da adı dört defa “Muhammed”, bir defa da “Ahmed” olarak geçer (Saf 61/6). Kur’an onun peygamberlik zincirini kapattığını açıkça bildirir:
مَّا كَانَ مُحَمَّدٌ أَبَا أَحَدٍ مِّن رِّجَالِكُمْ وَلَٰكِن رَّسُولَ اللَّهِ وَخَاتَمَ النَّبِيِّينَ ۗ وَكَانَ اللَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمًا ﴿٤٠﴾
Muhammed, sizin adamlarınızdan hiçbirinin babası değildir. Ama Allah'ın Resulü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi hakkiyle bilendir.
Onun hayatı bütün ayrıntılarıyla korunmuş tek peygamber hayatıdır. Bu sayfa, peygamberler silsilesindeki yerini ve hayatının ana hatlarını özetler.
Doğumu ve gençliği
Hz. Muhammed, miladi 571 yılında Mekke’de, Kureyş kabilesinin Hâşimoğulları kolunda dünyaya geldi. Bu yıl, Ebrehe’nin Kâbe’yi yıkmak için fillerle geldiği “Fil Yılı”dır (Fîl suresi). Babası Abdullah o doğmadan önce, annesi Âmine ise o altı yaşındayken vefat etti. Önce dedesi Abdülmuttalib’in, sonra amcası Ebû Tâlib’in himayesinde büyüdü. Gençliğinde çobanlık ve ticaret yaptı. Dürüstlüğü sebebiyle Mekkeliler ona “Muhammedü’l-Emîn” (güvenilir Muhammed) diyordu. Yirmi beş yaşında Hz. Hatice ile evlendi.
Vahyin başlangıcı ve Mekke yılları
Kırk yaşına yaklaştığında Hira mağarasında inzivaya çekilmeyi âdet edindi. 610 yılında Ramazan ayında Cebrâil (a.s.) ilk ayetleri getirdi: “Yaratan Rabbinin adıyla oku!” (Alak 96/1-5). İlk iman edenler Hz. Hatice, Hz. Ebû Bekir, Hz. Ali ve Zeyd b. Hârise oldu. Açık davetin başlamasıyla müşriklerin baskısı arttı. Müslümanlar işkenceye uğradı; bir grup Habeşistan’a hicret etti; Hâşimoğulları üç yıl boykota maruz kaldı. Hz. Hatice ile Ebû Tâlib’in vefat ettiği yıl “hüzün yılı” olarak anılır. Taif’te taşlanan Peygamberimize Allah, İsrâ ve Miraç ile teselli verdi; beş vakit namaz bu gece farz kılındı.
Hicret ve Medine dönemi
622 yılında Medine’ye hicret etti. Bu olay hicri takvimin başlangıcı oldu. Medine’de Mescid-i Nebevî’yi inşa etti, muhacirlerle ensarı kardeş yaptı ve farklı toplulukları bir arada tutan Medine Vesikası’nı hazırladı. Bedir, Uhud ve Hendek savaşlarından sonra 628’de Hudeybiye Antlaşması imzalandı. Kur’an bunu “apaçık bir fetih” olarak nitelendirdi (Fetih 48/1). 630’da Mekke kan dökülmeden fethedildi. Peygamberimiz, yıllarca kendisine eziyet eden Mekkelilere Hz. Yûsuf’un sözleriyle seslenerek genel af ilan etti. 632’de Veda Haccı’nı yaptı ve insan hakları beyannamesi niteliğindeki Veda Hutbesi’ni irad etti. Aynı yıl 63 yaşında Medine’de vefat etti.
En büyük mucizesi: Kur’an
Her peygamber, kavminin anlayacağı mucizelerle desteklenmiştir. Peygamberimizin en büyük mucizesi ise kıyamete kadar baki kalacak olan Kur’an-ı Kerim’dir. Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: “Her peygambere, insanların benzerine iman ettiği mucizeler verilmiştir. Bana verilen ise Allah’ın bana vahyettiği vahiydir. Bu yüzden kıyamet gününde tâbileri en çok olan peygamberin ben olacağımı umarım” (Buhârî, “Fezâilü’l-Kur’ân”, 1; Müslim, “Îmân”, 239). Ayın yarılması (Kamer 54/1), İsrâ ve Miraç ile hadislerde nakledilen birçok hissî mucize de onun peygamberliğinin delilleridir.
Peygamberler silsilesindeki yeri
Hz. Muhammed, kendisinden önceki bütün peygamberleri tasdik etmiştir. Müslümanlar da hiçbir peygamber arasında ayrım yapmadan hepsine iman eder (Bakara 2/285). Peygamberimiz kendisini ve önceki peygamberleri şöyle anlatmıştır: “Benimle benden önceki peygamberlerin durumu, bir ev yapıp onu güzelleştiren ve süsleyen, ancak bir köşesinde bir tuğlalık yeri boş bırakan adamın durumu gibidir. İnsanlar evi dolaşır, hayran kalır ve ‘Keşke şu tuğla da konsaydı!’ derler. İşte o tuğla benim; ben peygamberlerin sonuncusuyum” (Buhârî, “Menâkıb”, 18; Müslim, “Fezâil”, 20-22).
O, “âlemlere rahmet” olarak gönderilmiştir (Enbiyâ 21/107). Ahlakı “yüce bir ahlak” diye övülmüştür (Kalem 68/4). Hayatı da müminler için “en güzel örnek”tir (Ahzâb 33/21).
Kıssadan dersler
- Güvenilirlik: Peygamberlikten önce “Emîn” diye anılması, tebliğinin en güçlü dayanağıdır.
- Sabır ve merhamet: Taif’te taşlandığında bile beddua yerine hidayet duası etmiştir.
- Affetmek: Mekke’nin fethinde intikam yerine af seçmiştir.
- Tamamlanan bina: Bütün peygamberlerin çağrısı onunla tamamlanmış, din kemale ermiştir (Mâide 5/3).
Kaynaklar: Âl-i İmrân 3/144; Ahzâb 33/21, 40; Muhammed 47/2; Fetih 48/1, 29; Saf 61/6; Enbiyâ 21/107; Kalem 68/4; Alak 96/1-5; Mâide 5/3. Buhârî, “Fezâilü’l-Kur’ân”, 1; “Menâkıb”, 18; Müslim, “Îmân”, 239; “Fezâil”, 20-22. TDV İslâm Ansiklopedisi, “Muhammed” maddesi. İbn Hişâm, es-Sîretü’n-nebeviyye.