الْقَابِضُ
el-Kâbız
Dilediğinin rızkını daraltan, ruhları alan, hikmetiyle kısan.
- Sıra
- 21 / 99
- Arapça yazılışı
- الْقَابِضُ
- Okunuşu
- el-Kâbız
- Kur'an'da
- Bakara Suresi 245. ayet
El-Kâbız, “kabz” (tutmak, daraltmak) kökünden gelir. Allah, hikmeti gereği dilediği kulunun rızkını daraltır, ömrü sona erenin ruhunu alır, kalplerde zaman zaman darlık ve hüzün verir. “Daraltan da genişleten de Allah’tır ve O’na döndürüleceksiniz” (Bakara 2/245).
Âlimler bu ismin tek başına değil, karşıtı olan el-Bâsıt ile birlikte anılmasını tavsiye eder; çünkü Allah’ın daraltması da genişletmesi de hikmet ve adalete dayanır. Darlık kul için bir imtihan, bazen de bir koruma ve terbiyedir.
Kur’an-ı Kerim’den
مَّن ذَا الَّذِي يُقْرِضُ اللَّهَ قَرْضًا حَسَنًا فَيُضَاعِفَهُ لَهُ أَضْعَافًا كَثِيرَةً ۚ وَاللَّهُ يَقْبِضُ وَيَبْسُطُ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ ﴿٢٤٥﴾
Kimdir o adam ki Allah'a güzel bir ödünç versin de Allah da ona birçok katlarını ödesin. Allah darlık da verir, genişlik de verir. Hepiniz de O'na döndürülüp götürüleceksiniz.
Kulun bu isimden nasibi
Kul darlık anlarında sabreder, isyan etmez; bunun geçici bir imtihan olduğunu bilir ve genişliği yine Allah’tan ister.
Kaynaklar: Kur’an-ı Kerim; Tirmizî, Deavât (esmâ-i hüsnâ rivayeti); Gazâlî, el-Maksadü’l-esnâ; TDV İslâm Ansiklopedisi, “Esmâ-i Hüsnâ” ve ilgili maddeler.