Nablusî’ye göre rüyada terazi, imana, adalete ve özellikle kadıya (hâkime) işaret eder.
Terazi ölçeğe yorumlanır; her ikisi de imana ve sözde, işte ve ölçüde adalete delâlet eder.
Terazi bazen eşe; bazen de borcun ödenmesine ve adağın yerine getirilmesine işaret eder.
İnşaatta kullanılan terazi (su terazisi) mühendise ve inşaatçıya yorumlanır.
Terazi kadıya yorumlanır: kefeleri kadının kulağına, kefelere konan dirhemler davalara, ağırlıklar ise hükmün kendileriyle verildiği adil şahitlere benzetilir.
Ağırlıklar tam ve eksiksizse kadı fıkıhta kâmildir; az ve eksikse hüküm vermekte acizdir denilmiştir.
- Kefelerin ve dilin durumuna göre
Kefeler delik görülürse kadının rüşvet aldığına, sağlam görülürse almadığına; dili sağa meylederse davacıya, sola meylederse davalıya meylettiğine yorumlanır.
Gökten üzerine bir terazi indiğini görmek, hakkını arayan biri olduğuna işaret eder.
Elinde bir terazi görmek, sünnet üzere olmaya delâlet eder.
Bakır paralar (fülûs) tarttığını görmek, yalancı şahitliği dinleyip onunla hüküm vermeye yorumlanır.
Allah’ın kendisini hesaba çektiğini, amellerinin teraziye konduğunu ve iyiliklerinin kötülüklerinden ağır geldiğini görmek, dünya işlerinde kendini hesaba çekmesine ve Allah katında büyük ecir ve sevabı bulunduğuna işaret eder.
- Kıyamet mizanı görülürse
Kıyamet terazisini görmek, sırların ortaya çıkmasına, delilin ortaya konmasına, sevince, düşmanlara karşı zafere, adalet ve insafa delâlet eder; davalı kimsenin tartısı ağır gelirse kazanır, hafif gelirse kaybeder.
Terazi genel olarak âlim, idareci ve Kur’an gibi kendisine uyulan ve yol gösteren şeylere; bazen de sahibinin diline yorumlanır, onda görülen denge veya dengesizlik doğruluğuna, yalanına, emanetine veya hıyanetine döner.
Not: Kıyamet ve mizanla ilgili tabirler rüya yorumudur; âhiretteki hesap ve mizanın hakikati Kur’an ve sünnette bildirildiği gibidir.
Kaynak: Abdülganî en-Nablusî, Ta‘tîrü’l-enâm fî ta‘bîri’l-menâm, ميزان maddesi. Arapçadan namaz.info tarafından aktarılmıştır.