Rüya, insanın uykuda gördüğü şeylerdir. Kur’an ve sünnette rüyanın bir yeri vardır; ancak peygamberler dışındaki kimselerin rüyası kesin bilgi değildir, ondan dinî hüküm çıkarılmaz ve kimse rüyasıyla bir başkasını suçlayamaz.
Rüya üç türlüdür
“Rüya üç kısımdır: Allah’tan bir müjde olan güzel (sâlih) rüya, şeytandan gelen ve insanı üzen rüya ve kişinin kendi kendine konuştuğu (gün içinde zihnini meşgul eden) şeylerden doğan rüya.”
Müslim, Rü’yâ 6 (no. 2263); Buhârî, Ta‘bîr 26 (no. 7017)
Bu yüzden her rüya tabir edilmez. Kişinin gün içinde düşündüğü, korktuğu ya da yediği içtiğinden kaynaklanan rüyalar “karışık rüyalar”dır (edğâsü ahlâm, Yûsuf 12/44).
Güzel bir rüya görünce
- Allah’a hamd edilir.
- Sevdiği, iyiliğini isteyen ve anlayışlı kimselere anlatılabilir.
- Hayra yorulur; “hayırdır inşallah” denilir.
“Sizden biri hoşlandığı bir rüya görürse o Allah’tandır; Allah’a hamd etsin ve onu anlatsın.”
Buhârî, Ta‘bîr 3 (no. 6985)
Kötü bir rüya görünce
- Rüyanın ve şeytanın şerrinden Allah’a sığınılır (“eûzü billâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm”).
- Sol tarafa hafifçe üç kez tükürür gibi yapılır.
- Yatılan taraftan diğer tarafa dönülür.
- Kalkıp namaz kılmak güzeldir.
- Kimseye anlatılmaz. Böyle yapılırsa o rüya kişiye zarar vermez.
“Hoşlanmadığı bir şey görürse o şeytandandır; onun şerrinden Allah’a sığınsın ve onu kimseye anlatmasın. O zaman ona zarar vermez.”
Buhârî, Ta‘bîr 3 (no. 6985); tükürme, Allah’a sığınma ve yan dönme: Müslim, Rü’yâ 1–5 (no. 2261–2262); namaz: Müslim, Rü’yâ 6 (no. 2263)
Bilinmesi gerekenler
- Rüya kesin bilgi değildir
- Peygamberlerin rüyası vahiydir; diğer insanların rüyası ise ancak bir müjde ya da uyarı olabilir. Rüya ile helal haram değişmez, bir ibadet farz olmaz, kimse suçlanamaz ve gelecek kesin olarak bilinemez.
- Güzel rüya müjdedir
- “Nübüvvetten geriye mübeşşirâttan (müjdeleyicilerden) başka bir şey kalmadı.” Sahâbe “Mübeşşirât nedir?” diye sorunca “Güzel rüyadır” buyurdu. (Buhârî, Ta‘bîr 5, no. 6990)
- Peygamber Efendimiz’i rüyada görmek
- “Beni rüyada gören gerçekten beni görmüştür; çünkü şeytan benim sûretime giremez.” (Buhârî, Ta‘bîr 10, no. 6994; Müslim, Rü’yâ 10–11) Âlimler bu müjdeyi onun bilinen vasıflarıyla görülmesine bağlamış ve rüyada duyulan bir sözle şeriata aykırı bir hüküm çıkarılamayacağını belirtmiştir.
- Rüya uydurmak büyük vebaldir
- “Görmediği bir rüyayı gördüm diyen kimse (kıyamet günü) iki arpa tanesini birbirine düğümlemekle yükümlü tutulur; bunu asla yapamaz.” (Buhârî, Ta‘bîr 45, no. 7042)
- Rüya ehline anlatılır
- Rüya, bilgili ve iyiliğinizi isteyen birine anlatılır; herkese anlatılmaz. Hz. Yâkub da oğlu Yûsuf’a rüyasını kardeşlerine anlatmamasını söylemiştir. (Yûsuf 12/5)
- Tabir bir ilimdir, fal değildir
- Klasik tabir kitaplarındaki anlamlar kesin hüküm değil, “şuna işaret edebilir” türünden yorumlardır. Aynı rüya, görenin hâline, dindarlığına ve şartlara göre farklı yorumlanır. Rüya üzerinden para isteyen, kesin gelecek haberi veren ya da muska yazan kimselere itibar edilmez.
Kur’an’da rüya
- Yûsuf 12/4–6 — Hz. Yûsuf’un on bir yıldız, güneş ve ayın kendisine secde ettiğini görmesi ve babası Hz. Yâkub’un “Rüyanı kardeşlerine anlatma” demesi.
- Yûsuf 12/43–49 — Mısır hükümdarının yedi semiz ve yedi zayıf inek rüyası ve Hz. Yûsuf’un tabiri.
- Sâffât 37/102 — Hz. İbrâhim’in oğlunu kurban ettiğini rüyada görmesi (peygamber rüyası vahiydir).
- Fetih 48/27 — Hz. Peygamber’in Mescid-i Harâm’a gireceklerini rüyada görmesi ve bu rüyanın doğrulanması.
Hadis numaraları M. Fuâd Abdülbâkî numaralandırmasına göredir.