Nablusî’ye göre rüyada gece; işsizliğe, dinlenmeye, örtünmeye ve gizliliğe, bazen de sapkınlık ve sıkıntıya işaret eder; gündüz ise bunun zıddıdır.
Bütün zamanın ay ışığı olmaksızın gece olduğunu görmek, geçiminin durmasına; o bölge halkı da kederde ise fakirlik, açlık ve ölüme işaret eder.
Gecenin ardından gündüzün aydınlandığını görmek, kederden ferahlığa çıkmaya; kuşatılmış iseler kuşatmanın kalkmasına, pahalılık varsa fiyatların düşmesine, zulüm görüyorlarsa zulmün kalkmasına yorumlanır.
Sabahın olduğunu görmek; hasta için iyileşmeye veya ölüme, mahpus için kurtuluşa, günahkâr ya da kâfir için tövbeye, durgun ticaret için canlanmaya işaret eder; gecenin gündüze girmesi bunun tersidir.
Karanlık dalâlete işaret eder; karanlıkla birlikte gök gürültüsü, şimşek ve rüzgâr görülürse o yerde bir sapkınlık ortaya çıkar.
Evinde karanlık görmek, uzak bir yolculuğa çıkmaya yorumlanır.
Gece, eşlerin bir araya gelmesine, gündüz ise ayrılmalarına işaret eder.
Gece dinlenmeye, gündüz ise yorgunluk ve çalışmaya; gece durgunluğa, gündüz ise çarşıların hareketine delâlet eder.
Gece bazen ölüme işaret eder; çünkü Allah uyuyanların ruhlarını alır; gündüz ise dirilişe yorumlanır.
- Teheccüd ehli için
Gece, teheccüd ehli için emele ulaşmaya, hacetlerin görülmesine ve uzaktakilerle kavuşmaya delâlet eder.
Kadir gecesi gibi şerefli geceleri görmek her türlü hayrın müjdesidir; Berat gecesi, İsrâ gecesi ve cuma gecesi de böyledir.
Kaynak: Abdülganî en-Nablusî, Ta‘tîrü’l-enâm fî ta‘bîri’l-menâm, ليل maddesi. Arapçadan namaz.info tarafından aktarılmıştır.