Kütüb-i Sitte
34.139 hadis · Arapça aslı, Türkçe ve İngilizce tercümesi · sıhhat dereceleri
Günün hadisi
حَدَّثَنَا عَلِيٌّ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، حَدَّثَنَا الزُّهْرِيُّ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ،. أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أَبْصَرَ نُخَامَةً فِي قِبْلَةِ الْمَسْجِدِ فَحَكَّهَا بِحَصَاةٍ، ثُمَّ نَهَى أَنْ يَبْزُقَ الرَّجُلُ بَيْنَ يَدَيْهِ أَوْ عَنْ يَمِينِهِ، وَلَكِنْ عَنْ يَسَارِهِ أَوْ تَحْتَ قَدَمِهِ الْيُسْرَى. وَعَنِ الزُّهْرِيِّ سَمِعَ حُمَيْدًا عَنْ أَبِي سَعِيدٍ نَحْوَهُ.
Ebu Saîd el-Hudrî'den şöyle nakledilmiştir: "Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem cami'nin kıble istikametinde balğam gördü. Hemen bir taş alıp onu kazıdı. Sonra insanların önüne ve sağma tükürmesini yasakladı. Soluna veya sol ayağının altına tükürmesine ise müsaade etti
Narrated Abu Sa`id:The Prophet (ﷺ) saw sputum on (the wall of) the mosque in the direction of the Qibla and scraped it off with gravel. Then he forbade Spitting in front or on the right, but allowed it on one's left or under one's left foot
Konulara göre hadisler
Kitaplar
Tüm hadisler
34.139 hadis bulundu · sayfa 1682/1707
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنْ أَبِي ذَرٍّ، قَالَ قَالَ لِي رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " أَلاَ أَدُلُّكَ عَلَى كَنْزٍ مِنْ كُنُوزِ الْجَنَّةِ " . قُلْتُ بَلَى يَا رَسُولَ اللَّهِ . قَالَ " لاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ بِاللَّهِ " .
Ebı Zerr(-i Ğıfarî) (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana: -Ben sana cennet hazînelerinden bir hazîne göstermiyeyim mi?» buyurdu. Ben: Bildir, Yâ Resulallah dedim. O: لاَحَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ بِاللّهِ «''La havle ve la kuvvete illa bilIahi''dir » buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Ebu Zerr (r.a.)'ın hadisinin senedi sahih olup ravileri güvenilir zatlardır
It was narrated that Abu Dharr said:"The Messenger of Allah (saas) said to me: "Shall I not tell you of a treasure which is one of the treasures of Paradise?' I said: 'Yes, O Messenger of Allah.' He said: 'La hawla wa la quwwata illa billah (There is no power and no strength except with Allah).'" (sahih)
حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ حُمَيْدٍ الْمَدَنِيُّ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَعْنٍ، حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ أَبِي زَيْنَبَ، مَوْلَى حَازِمِ بْنِ حَرْمَلَةَ عَنْ حَازِمِ بْنِ حَرْمَلَةَ، قَالَ مَرَرْتُ بِالنَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالَ لِي " يَا حَازِمُ أَكْثِرْ مِنْ قَوْلِ لاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ بِاللَّهِ فَإِنَّهَا مِنْ كُنُوزِ الْجَنَّةِ " .
“... Hâzim bin Harmele (radıyallahü anh)’den; Şöyle demiştir: bir gün Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’e uğradım. Bunun üzerine bana buyurdu ki: Hâzim "Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billahi" zikrini çok söyle. Çünkü bu cümle şüphesiz cennetin hazinelerindendir
It was narrated that Hazim bin Harmalah said:"I passed by the Prophet (saas) and he said to me: 'O Hazim, say often: "La hawla wa la quwwata illa billah (there is no power and no strength except with Allah)," for it is one of the treasures of Paradise
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا أَبُو الْمَلِيحِ الْمَدَنِيُّ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " مَنْ لَمْ يَدْعُ اللَّهَ سُبْحَانَهُ غَضِبَ عَلَيْهِ " .
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «Kim Allah Sübhanehu'ya dua etmez ise Allah o kimse'ye gazab eder.»
It was narrated from Abu Hurairah that the :Messenger of Allah (saas) said: "Whoever does not call upon Allah, He will be angry with him
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ ذَرِّ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ الْهَمْدَانِيِّ، عَنْ يُسَيْعٍ الْكِنْدِيِّ، عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " إِنَّ الدُّعَاءَ هُوَ الْعِبَادَةُ " . ثُمَّ قَرَأَ {وَقَالَ رَبُّكُمُ ادْعُونِي أَسْتَجِبْ لَكُمْ} .
Nu'man bin Beşir (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şüphesiz ancak dua ibadettir.» buyurdu. Sonra: ''.. Ve Rabbiniz buyurdu ki: Siz bana dua ediniz ki bende size icabet edeyim. Bana dua etmeye tenezzül etmeyenler. Şüphesiz alçalmış olarak cehennem'e gireceklerdir.'' [Mu'min 60] ayetini okudu.
It was narrated from Nu'man bin Bashir that :the Messenger of Allah (saas) said: "Indeed the supplication is the worship." Then he recited: "And your Lord said: Invoke Me, I will respond to you
Diğer tahric: Tirmizi, Ebu Davud, Nesai, İbn-i Hibban, Hakim ve Ahmed Müsned
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ، حَدَّثَنَا عِمْرَانُ الْقَطَّانُ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي الْحَسَنِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " لَيْسَ شَىْءٌ أَكْرَمَ عَلَى اللَّهِ سُبْحَانَهُ مِنَ الدُّعَاءِ " .
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «(Zikir sözlü ibadetlerden) hiç bir şey Allah sübhanehu katında dua'dan daha faziletli değildir.»
It was narrated from Abu Hurairah that :the Prophet (saas) said: "There is nothing more noble to Allah the Glorified, than supplication
Diğer tahric: Tirmizi ve Ahmed Müsned. Buhari de el-Edebu'l-Müfred'de bu hadis'i rivayet etmiştir. Hakim ve İbn-i Hibban bu hadisin sahih olduğunu söylemişlerdir
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، سَنَةَ إِحْدَى وَثَلاَثِينَ وَمِائَتَيْنِ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، فِي سَنَةِ خَمْسٍ وَتِسْعِينَ وَمِائَةٍ قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ فِي مَجْلِسِ الأَعْمَشِ مُنْذُ خَمْسِينَ سَنَةً حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ مُرَّةَ الْجَمَلِيُّ فِي زَمَنِ خَالِدٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْحَارِثِ الْمُكْتِبِ عَنْ طَلِيقِ بْنِ قَيْسٍ الْحَنَفِيِّ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يَقُولُ فِي دُعَائِهِ " رَبِّ أَعِنِّي وَلاَ تُعِنْ عَلَىَّ وَانْصُرْنِي وَلاَ تَنْصُرْ عَلَىَّ وَامْكُرْ لِي وَلاَ تَمْكُرْ عَلَىَّ وَاهْدِنِي وَيَسِّرِ الْهُدَى لِي وَانْصُرْنِي عَلَى مَنْ بَغَى عَلَىَّ رَبِّ اجْعَلْنِي لَكَ شَكَّارًا لَكَ ذَكَّارًا لَكَ رَهَّابًا لَكَ مُطِيعًا إِلَيْكَ مُخْبِتًا إِلَيْكَ أَوَّاهًا مُنِيبًا رَبِّ تَقَبَّلْ تَوْبَتِي وَاغْسِلْ حَوْبَتِي وَأَجِبْ دَعْوَتِي وَاهْدِ قَلْبِي وَسَدِّدْ لِسَانِي وَثَبِّتْ حُجَّتِي وَاسْلُلْ سَخِيمَةَ قَلْبِي " . قَالَ أَبُو الْحَسَنِ الطَّنَافِسِيُّ قُلْتُ لِوَكِيعٍ أَقُولُهُ فِي قُنُوتِ الْوِتْرِ قَالَ نَعَمْ .
İbn-i Abbas (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) duasında mealen şöyle derdi: «Rabbim! Bana yardım et ve aleyhimde (düşmanıma) yardım etme.Yardımını benden esirgeme ve aleyhimde (düşmanımı) destekleme. Düşmanımı cezalandır, beni cezalandırma. Beni hayırlı işlere yönelt ve yayır yolunda ilerlemeyi bana kolaylaştır. Bana zulüm ve haksızlık edene karşı bana yardım et. Ey Rabbim! Beni sana çok şükreden, çok zikreden, senden çok korkan, sana çok itaat eden, sana çok boyun eğip tevazu eden, sana çok yakarıp ağlayarak tevbekar eyle. Ey Rabbim benim tevbemi kabul eyle, günahımı gider, duamı kabul et, kalbimi hidayet üzerine daim kıl, dilimi doğrulukla hakkı söylemekten ayırma, hüccetimi sabit kıl ve kalbimi fenalıktan arındır.» Ebu'l-Hasen et-Tenafisi dediki: Ben Veki'e : Bu duayı vitir namazı kunutunda okuyabilir (miy) im? dedim. Evet dedi.
It was narrated from Ibn 'Abbas that :the Prophet (saas) used to say in his supplication: "Rabbi! A'inni wa la tu'in 'alayya, wansurni wa la tansur 'alayya, wamkurli wa la tamkur 'alayya, wahdini wa yassiril-huda li, wansurni 'ala man bagha 'alayya. Rabbij'alni laka shakkaran laka dhakkaran, laka rahhaban, laka muti'an, 'ilayka mukhbitan, 'ilayka awwahan muniba. Rabbi! Taqabbal tawbati, waghsil hawbati wa ajib da'wati, wahdi qalbi, wa saddid lisani, wa thabbit hujjati, waslul sakhimata qalbi (O Lord! Help me and do not help others against me, support me and do not support others against me, plan for me and do not plan against me, guide me and make guidance easy for me, and help me against those who wrong me. O Lord! Make me grateful to You, make me remember You much, make me fearful of You, obedient to You, humble before You and turning to You. O Lord! Accept my repentance and wash away my sins, answer my supplication, guide my heart, make my tongue speak the truth, make my proof firm and remove resentment from my heard)." (Sahih)(One of the narrators) Abul-Hasan At-Tanafisi said: "I said to Waki': 'Shall I say it in the Qunut of Witr?' He said: 'Yes
Diğer tahric: Tirmizi, Ebu Davud, Nesai, İbn-i Hibban ve Hakim tarafından da rivayet edilmiştir
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ أَبِي عُبَيْدَةَ، حَدَّثَنَا أَبِي، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ أَتَتْ فَاطِمَةُ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ تَسْأَلُهُ خَادِمًا فَقَالَ لَهَا " مَا عِنْدِي مَا أُعْطِيكِ " . فَرَجَعَتْ فَأَتَاهَا بَعْدَ ذَلِكَ فَقَالَ " الَّذِي سَأَلْتِ أَحَبُّ إِلَيْكِ أَوْ مَا هُوَ خَيْرٌ مِنْهُ " . فَقَالَ لَهَا عَلِيٌّ قُولِي لاَ بَلْ مَا هُوَ خَيْرٌ مِنْهُ فَقَالَتْ فَقَالَ " قُولِي اللَّهُمَّ رَبَّ السَّمَوَاتِ السَّبْعِ وَرَبَّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ رَبَّنَا وَرَبَّ كُلِّ شَىْءٍ مُنْزِلَ التَّوْرَاةِ وَالإِنْجِيلِ وَالْقُرْآنِ الْعَظِيمِ أَنْتَ الأَوَّلُ فَلَيْسَ قَبْلَكَ شَىْءٌ وَأَنْتَ الآخِرُ فَلَيْسَ بَعْدَكَ شَىْءٌ وَأَنْتَ الظَّاهِرُ فَلَيْسَ فَوْقَكَ شَىْءٌ وَأَنْتَ الْبَاطِنُ فَلَيْسَ دُونَكَ شَىْءٌ اقْضِ عَنَّا الدَّيْنَ وَأَغْنِنَا مِنَ الْفَقْرِ " .
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: (Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kızı) Fatima (r.anha) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına Ondan bir hizmetçi istedi. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona: «Yanımda sana verebileceğim (hizmetçi) yoktur.» buyurdu. Fatime de dönüp gitti. Bundan bir süre sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Fatime'nin yanına gelerek: «Senin istediğin (hizmetçi mi) sana daha sevimlidir yoksa ondan daha hayırlı olan şeymidir?» buyurdu. Ali (r.a.) Fatime'ye dediki: Söyle: Hayır. Bilakis ondan daha hayırlı olan şey (daha sevimlidir.) Bunun üzerine Fatime (Ali r.a.'in dediğini) söyledi. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de Fatime'ye şöyle buyurdu: «De ki: Allahım! Ey yedi göğün Rabbi. Azametli Arş'ın Rabbi. bizim Rabbimiz ve her şey'in Rabbi. Ey Tevrat, İncil ve Kur'an-i Azim'i indiren. Evvel sensin senden önce olan hiç bir şey yoktur. Ahir de sensin, senden sonra hiç bir şey yoktur. Zahir sensin, varlığı seninkinden daha aşikar hiç bir şey yoktur. Batın sensin, sen'den daha gizli hiç bir şey yoktur. Borcumuzu öde ve bizi fakirlikten kurtarıp zenginleştir.» Bu hadisini Tirmizi de rivayet etmiştir
It was narrated that Abu Hurairah said:"Fatimah came to the Prophet (saas) to ask him for a servant, and he said: 'I do not have anything to give you.' So she went back, but after that he came to her and said: 'Is what you asked for dearer to you, or something better than that?' 'Ali said to her: 'Say: something better than that.' So she said it. He said: 'Say: Allahumma Rabbas-samawatis-Sab'i wa Rabbal-'Arshil-'Azim, Rabbana wa Rabba Kulli shay'in, munzil at-Tawrati wal-Injili wal-Qur'anil-'Azim. Antal-Awwalu fa laysa qablaka shay', wa Antal-Akiru fa laysa ba'daka shay', Antaz-Zahiru fa laysa fawqaka shay', wa Antal-Batinu fa laysa dunaka shay', Iqdi 'annad-daina wa aghnina minal-faqr (O Allah, Lord of the seven heavens and Lord of the Mighty Throne, Our Lord, and the Lord of Everything, Revealer of the Tawrah, the Injil and the Magnificent Qur'an. You are the First and there is nothing after You; You are the Last and there is nothing after You. You are the Most High, and there is nothing above You, and You are the Most Near and there is nothing nearer than You. Settle our debts and make us free of want)
حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الدَّوْرَقِيُّ، وَمُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ أَبِي الأَحْوَصِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنَّهُ كَانَ يَقُولُ " اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْهُدَى وَالتُّقَى وَالْعَفَافَ وَالْغِنَى " .
Abdullah (bin Mes'ud) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle dua ederdi: «Allahumme inni es'eluke'l-huda ve't-tuka ve'l-ifafe ve'l-ğina.» Dua’nın Meali: Allahım! Ben senden hidayet, takva, iffet ve (gönülce) zenginlik isterim.
It was narrated from 'Abdullah that :the Prophet (saas) used to say: "Allahumma inni as'alukal-huda wat-tuqa wal-'afaf wal-ghina (O Allah, I ask You for guidance, piety, chastity and affluence)
Diğer tahric: Müslim ve Tirmizi AÇIKLAMA (3830, 3831, 3832): 3830 nolu hadisin baş kısmında Allah'tan inayet ve nusret isteniyor. Bu bölümün;
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، عَنْ مُوسَى بْنِ عُبَيْدَةَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ ثَابِتٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ " اللَّهُمَّ انْفَعْنِي بِمَا عَلَّمْتَنِي وَعَلِّمْنِي مَا يَنْفَعُنِي وَزِدْنِي عِلْمًا وَالْحَمْدُ لِلَّهِ عَلَى كُلِّ حَالٍ وَأَعُوذُ بِاللَّهِ مِنْ عَذَابِ النَّارِ " .
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle dua ederdi: «Allahumme infa'ni bima allemteni ve allimni ma yenfauni ve zidni ilmen ve'l-hamdu lillahi ala kulli halin ve euzu billahi min azabi'n-Nar. » Duanın Meali: Allahım! Bana öğrettiğin ilimden beni yararlandır, menfaatleneceğim bilgileri bana ihsan eyle ve ilmimi arttır. Hamd her hal üzerine Allah'adır. Ben ateş azabından Allah'a sığınırım.
It was narrated that Abu Hurairah said:"The Messenger of Allah (saas) used to say: 'Allahummanfa'ni bima 'allamtani, wa 'allimni ma yanfa'uni, wa zidni 'ilman, wal-hamdu lillahi 'ala kulli hal, wa a'udhu billahi min 'adhabin-nar (O Allah, benefit me by that which You have taught me, and teach me that which will benefit me, and increase me in knowledge. Praise is to Allah in all situations, and I seek refuge with Allah from the torment of the Fire)
Diğer tahric: Bu Hadisi; Tirmizi, Nesai ve Hakim de rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ يَزِيدَ الرَّقَاشِيِّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُكْثِرُ أَنْ يَقُولَ " اللَّهُمَّ ثَبِّتْ قَلْبِي عَلَى دِينِكَ " . فَقَالَ رَجُلٌ يَا رَسُولَ اللَّهِ تَخَافُ عَلَيْنَا وَقَدْ آمَنَّا بِكَ وَصَدَّقْنَاكَ بِمَا جِئْتَ بِهِ فَقَالَ " إِنَّ الْقُلُوبَ بَيْنَ إِصْبَعَيْنِ مِنْ أَصَابِعِ الرَّحْمَنِ عَزَّ وَجَلَّ يُقَلِّبُهَا " . وَأَشَارَ الأَعْمَشُ بِإِصْبَعَيْهِ .
Enes bin Malik (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Allahumme sebbit kalbi ala dinike (Allah'ım kalbimi dininin üzerinde sabit kıl)» duasını çok söylerdi. Bununun üzerine bir adam: Ya Resulallah! Sana iman ettiğimiz ve getirdiğin (din) hakkında seni tasdik ettiğimiz halde bizim için korkuyor (mu)sun ? dedi. Bunun üzerine Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kalbler şüphesiz Rahman (olan Allah Azze ve Celle) nin parmaklarından iki parmak arasındadır (dilediği şekilde) döndürür.» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu hadisin senedinin sıhhat durumu Yezid er-Rakkaşi'nin güvenilirliği durumuna bağlıdır. Bu ravi zayıftır
It was narrated that Anas bin Malik said:"The Messenger of Allah (saas) often used to say: 'Allahumma thabbit qalbi 'ala dinika [O Allah, make my heart steadfast in (adhering to) Your religion].' A man said: 'O Messenger of Allah! Do you fear for us when we have believed in you and in (the Message) that you have brought?' He said: 'Hearts are between two of the fingers of the Most Merciful, and He controls them.'" (Hasan)Al-A'mash (one of the narrators) indicated with his fingers
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي حَبِيبٍ، عَنْ أَبِي الْخَيْرِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ، عَنْ أَبِي بَكْرٍ الصِّدِّيقِ، . أَنَّهُ قَالَ لِرَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَلِّمْنِي دُعَاءً أَدْعُو بِهِ فِي صَلاَتِي . قَالَ " قُلِ اللَّهُمَّ إِنِّي ظَلَمْتُ نَفْسِي ظُلْمًا كَثِيرًا وَلاَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ أَنْتَ فَاغْفِرْ لِي مَغْفِرَةً مِنْ عِنْدِكَ وَارْحَمْنِي إِنَّكَ أَنْتَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ " .
Ebu Bekr-i Sıddık (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Kendisi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e: Ya Resulallah! Bana namazım(ın sonun)da okuyacağım bir duayı öğret, diye ricada bulunmuş. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «''Allahumme inni zalemtu nefsi zulmen kesiren ve la yağfiru'z-zunube illa ente fağfirli mağfireten min indike verhamni inneke ente'l-ğafuru'r-Rahim.'' duasını oku.» buyurdu. Dua'nın meali: Allahım! Şüphesiz ben kendi nefsime çok zulüm ettim. Senden başka hiçbir kimse günahları bağışlayamaz. Bu itibarla katından (ikram olarak) bir mağfiretle beni bağışla ve bana merhamet et. Şüphesiz Ğafur sensin, Rahim sensin.
It was narrated from Abu Bakr Siddiq that :he said to the Messenger of Allah (saas): "Teach me a supplication which I can say during my prayer." He said: "Say: Allahumma inni zalamtu nafsi zulman kathiran wa la yaghfirudh-dhunub illa Anta, faghfirli maghfiratan min 'indika warhamni, innaka Antal-Ghafurur-Rahim (O Allah, I have wronged myself greatly and no one forgives sins but You, so grant me forgiveness from You and have mercy on me, for You are the Oft-Forgiving, Most Merciful)
Diğer tahric edenler: Buhari, sıfatu’s-salat, Müslim zikir, Tirmizi, deavat; Nesai, sehv BUHARİ RİVAYETİ VE İZAH İÇİN BURAYA TIKLAYIN
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ مِسْعَرٍ، عَنْ أَبِي مَرْزُوقٍ، عَنْ أَبِي الْعَدَبَّسِ، عَنْ أَبِي أُمَامَةَ الْبَاهِلِيِّ، قَالَ خَرَجَ عَلَيْنَا رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَهُوَ مُتَّكِئٌ عَلَى عَصًا فَلَمَّا رَأَيْنَاهُ قُمْنَا فَقَالَ " لاَ تَفْعَلُوا كَمَا يَفْعَلُ أَهْلُ فَارِسَ بِعُظَمَائِهَا " . قُلْنَا يَا رَسُولَ اللَّهِ لَوْ دَعَوْتَ اللَّهَ لَنَا . قَالَ " اللَّهُمَّ اغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا وَارْضَ عَنَّا وَتَقَبَّلْ مِنَّا وَأَدْخِلْنَا الْجَنَّةَ وَنَجِّنَا مِنَ النَّارِ وَأَصْلِحْ لَنَا شَأْنَنَا كُلَّهُ " . قَالَ فَكَأَنَّمَا أَحْبَبْنَا أَنْ يَزِيدَنَا فَقَالَ " أَوَلَيْسَ قَدْ جَمَعْتُ لَكُمُ الأَمْرَ " .
Ebu Ümame el-Bahili (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir baston'a dayanmış olarak çıkıp yanımıza geldi. Biz de onu görünce ayağa kalktık. Bunun üzerine: «Faris halkının ulularına karşı yaptıkları gibi yapmayınız.» buyurdu. Biz: Ya Resulallah! Bizim için Allah'a dua etmenizi diliyoruz. dedik. O da: «Allahım bize mağfiret eyle, bize merhamet et. bizden razı ol, (ibadet ve duaları) bizden kabul eyle, bizi cennet'e dahil et, bizi ateşten kurtar ve bizim için her durumumuzu ıslah eyle,» diye dua ett. Ebu Ümame dediki: Bana öyle geliyorki bize daha fazla dua buyurmasını iştiyakla arzuladık. Bunun üçin şöyle buyurdu: «Dilekler işini sizin için toplamadım mı?» (Yani sizin için gerekli herşeyi istemedim mi) Bu hadis'in ilk bölümü yani dua talebi ve dua kısmı hariç kalan kısmını Ebu Davud da rivayet etti
It was narrated that Abu Umamah Al Bahili said:"The Messenger of Allah (saas) came out to us, leaning on a stick, and when we saw him we stood up. He said: 'Do not do what the Persians do for their leaders.' We said: 'O Messenger of Allah, why don't you pray to Allah for us?' He said: 'Allahummaghfirlana, warhamna, warda 'anna, wa taqabbal minna, wa adkhilnal-jannah, wa najjina minan-nar, wa aslih lana sha'nana kullah. [O Allah, forgive us and have mercy on us, be pleased with us and accept (our good deeds) from us, admit us to Paradise and save us from Hell, and rectify all our affairs].' It was as if we wanted him to say more, but he said: 'Have I not summed everything for you?
حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ حَمَّادٍ الْمِصْرِيُّ، أَنْبَأَنَا اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي سَعِيدٍ الْمَقْبُرِيِّ، عَنْ أَخِيهِ، عَبَّادِ بْنِ أَبِي سَعِيدٍ أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ " اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الأَرْبَعِ مِنْ عِلْمٍ لاَ يَنْفَعُ وَمِنْ قَلْبٍ لاَ يَخْشَعُ وَمِنْ نَفْسٍ لاَ تَشْبَعُ وَمِنْ دُعَاءٍ لاَ يُسْمَعُ " .
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle dua ederdi: «Allahım dört şeyden sana sığınırım: Faydasız ilimden, huşu duynayan kalp'ten, doymayan nefis'ten ve işitilmeyen (yani kabul olmayan) dua'dan.»
Abu Hurairah told that the Messenger of Allah (saas) said:'Allahumma! Inni a'udhu bika minal-arba': min 'ilmin la yanfa'u, wa min qalbin la yakhsha'u, wa min nafsin la tashba'u, wa min du'a'in la yusma' [O Allah, I seek refuge with You from four things: From knowledge that is of no benefit, from a heart that does not fear (You), from a soul that is never satisfied, and from a supplication that is not heard
Diğer tahric: Bu hadisi Ebu Davud ve Nesai de tahric ettiler. Benzerini ise Müslim, Zeyd bin Erkam, Tirmizi, İbn-i Amr bin el-As r.a.'dan rivayet ettiler
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، ح وَحَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، جَمِيعًا عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يَدْعُو بِهَؤُلاَءِ الْكَلِمَاتِ " اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ النَّارِ وَعَذَابِ النَّارِ وَمِنْ فِتْنَةِ الْقَبْرِ وَعَذَابِ الْقَبْرِ وَمِنْ شَرِّ فِتْنَةِ الْغِنَى وَشَرِّ فِتْنَةِ الْفَقْرِ وَمِنْ شَرِّ فِتْنَةِ الْمَسِيحِ الدَّجَّالِ اللَّهُمَّ اغْسِلْ خَطَايَاىَ بِمَاءِ الثَّلْجِ وَالْبَرَدِ وَنَقِّ قَلْبِي مِنَ الْخَطَايَا كَمَا نَقَّيْتَ الثَّوْبَ الأَبْيَضَ مِنَ الدَّنَسِ وَبَاعِدْ بَيْنِي وَبَيْنَ خَطَايَاىَ كَمَا بَاعَدْتَ بَيْنَ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْكَسَلِ وَالْهَرَمِ وَالْمَأْثَمِ وَالْمَغْرَمِ " .
Aişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şu cümlelerle dua ederdi: «Allahım! cehennem ateşinin fitnesinden cehennem ateşinin azabından, kabir fitnesinden, kabir azabından, zenginlik fitnesinin, şerrinden, fakirlik fitnesinin şerrinden ve Deccal-i Mesih'in fitnesinin şerrinden sana sığınırım. Allahım! Günahlarımı kar ve dolu suyu ile yıka. ve beyaz elbiseyi kirden temizler gibi kalbimi hatalardan arındır. Benimle hatalarımın arasını da doğu ile batının arasını uzaklaştırdığın gibi uzak kıl. Allahım! Tembellikten, bunaklık derecesinde ihtiyarlıktan, günahtan ve borç'tan ve borçluluktan sana sığınırım. »
It was narrated from 'Aishah that the :Prophet (saas) would supplicate with these words: "Allahumma inni a'udhu bika min fitnatin-nari wa 'adhabin-nar, wa min fitnatil-qabri wa 'adhabil-qabr, wa min sharri fitnatil-ghina wa min sharri fitnatil-faqr, wa min sharri fitnatil-masihid-dajjal. Allahumma aghsil khatayaya bima'ith-thalfi wal-barad, wa naqqi qalbi minal-khataya kama naqqaytath-thawbal-abyad minad-danas. Wa ba'id bayni wa bayna khatayaya kama ba'adta baynal-mashriqi wal-maghrib. Allahumma inni a'udhu bika minal-kasali wal-harami wal-ma'thami wal-maghrami (O Allah, I seek refuge with You from the tribulation of the Fire and the torment of the Fire, and from the tribulation of the grave, and from the evil of the tribulation of richness and the evil of the tribulation of poverty, and from the evil of the trial of the False Christ. O Allah! Wash away my sins with the water of snow and hail, and cleanse my heart from sin as a white garment is cleansed from filth, and put a great distance between me and my sins, as great as the distance You have made between the east and the west. O Allah! I seek refuge with You from laziness and old age, and from sins and debt)
Diğer tahric: Bu hadisi; Buhari, Müslim, Tirmizi ve Nesal de rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ إِدْرِيسَ، عَنْ حُصَيْنٍ، عَنْ هِلاَلٍ، عَنْ فَرْوَةَ بْنِ نَوْفَلٍ، قَالَ سَأَلْتُ عَائِشَةَ عَنْ دُعَاءٍ، كَانَ يَدْعُو بِهِ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالَتْ كَانَ يَقُولُ " اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا عَمِلْتُ وَمِنْ شَرِّ مَا لَمْ أَعْمَلْ " .
Aişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle dua ederdi: «Allahım! İşlediğimin şerrinden ve işlemediğimden sana sığınırım.»
It was narrated that Farwah bin Nawfal said:"I asked 'Aishah about a supplication that the Messenger of Allah (saas) used to say. She said that he used to say: 'Allahumma inni a'udhu bika min sharri ma 'amiltu, wa min sharri ma lam a'mal (O Allah, I seek refuge with You from the evil of that which I have done and the evil of that which I have not done)
Diğer tahric: Bu hadisi; Müslim, Ebu Davud ve Nesai de rivAyet etmişlerdir
حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْمُنْذِرِ الْحِزَامِيُّ، حَدَّثَنَا بَكْرُ بْنُ سُلَيْمٍ، حَدَّثَنِي حُمَيْدٌ الْخَرَّاطُ، عَنْ كُرَيْبٍ، مَوْلَى ابْنِ عَبَّاسٍ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُعَلِّمُنَا هَذَا الدُّعَاءَ كَمَا يُعَلِّمُنَا السُّورَةَ مِنَ الْقُرْآنِ " اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ جَهَنَّمَ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ الْمَسِيحِ الدَّجَّالِ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ الْمَحْيَا وَالْمَمَاتِ " .
İbn-i Abbas (r.a.)'den şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize Kur'an'dan olan sureyi öğrettiği gibi bize bu dua'yı da öğretirdi: «Allahım! Cehennem azabından şüphesiz sana sığınırım. Kabir azabından da cidden sana sığınırım ve Deccal-i Mesih'in fitnesinden de gerçekten sana sığınırım. Hayat ve Ölüm fitnesinden de sana sığınırım.»
It was narrated that Ibn 'Abbas said:"The Messenger of Allah (saas) used to teach us this supplication just as he would teach us a Surah from the Qur'an: 'Allahumma inni a'udhu bika min 'adhabi jahannam, wa a'udhu bika min 'adhabil-qabr, wa a'udhu bika min fitnatil-masihil-dajjal, wa a'udhu bika min fitnatil-mahya wal-mamat (O Allah, I seek refuge with You from the torment of Hell, and I seek refuge with You from the torment of the grave, and I see refuge with you from the tribulation of False Christ, and I seek refuge with You from the trials of life and death)
Diğer tahric: Bu hadis; Müslim, Tirmizi, Ebu Davud ve Nesai tarafından da rivayet edilmiştir
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ يَحْيَى بْنِ حَبَّانَ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ فَقَدْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ذَاتَ لَيْلَةٍ مِنْ فِرَاشِهِ فَالْتَمَسْتُهُ فَوَقَعَتْ يَدِي عَلَى بَطْنِ قَدَمَيْهِ وَهُوَ فِي الْمَسْجِدِ وَهُمَا مَنْصُوبَتَانِ وَهُوَ يَقُولُ " اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِرِضَاكَ مِنْ سَخَطِكَ وَبِمُعَافَاتِكَ مِنْ عُقُوبَتِكَ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْكَ لاَ أُحْصِي ثَنَاءً عَلَيْكَ أَنْتَ كَمَا أَثْنَيْتَ عَلَى نَفْسِكَ " .
Aişe (r.anha)'dan; şöyle demiştir: Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i bir gece yatağında bulamadım. Bunun üzerine O'nu aradım ve elim O'nun ayağının alt kısmına değdi. O secde halinde idi, her iki ayağı dikilmiş vaziyette idi ve şöyle dua ediyordu: «Allahım! Ben senin hoşnutsuzluğundan rızana ve azabından affına sığınırım. Sen(in azabın)den sana sığınırım. Sana (layıkı vechiyle) hamd - sena etmeye takatim yetmez. Sen zatını övdüğün yüce vasıflara, üstün kemalat'a sahibsin.»
It was narrated that 'Aishah said:"I noticed that the Messenger of Allah (saas) was missing from his bed one night, so I went looking for him, and my hand touched the soles of his feet; he was in the Masjid with his feet upright (prostrating), and he was saying: 'Allahumma inni a'udhu biridaka min sakhatika wa bimu'afatika 'an 'uqubatika, wa a'udhu bika minka, la uhsi thana'an 'alayka, Anta kama athnayta 'ala nafsika (O Allah, I seek refuge in Your pleasure from Your wrath, and in Your forgiveness from Your punishment. I seek refuge in You from You. I cannot praise You enough; You are as You have praised Yourself)
Diğer tahric: Bu hadisi Müslim ve Tirmizi de rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مُصْعَبٍ، عَنِ الأَوْزَاعِيِّ، عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ جَعْفَرِ بْنِ عِيَاضٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " تَعَوَّذُوا بِاللَّهِ مِنَ الْفَقْرِ وَالْقِلَّةِ وَالذِّلَّةِ وَأَنْ تَظْلِمَ أَوْ تُظْلَمَ " .
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «Fakirlikten, azlıktan, zilletten, zulüm etmekten ve zulm'e uğramaktan Allah'a sığınırım.»
It was narrated from Abu Hurairah that :the Messenger of Allah (saas) said: "Seek refuge with Allah from poverty, insufficiency and humiliation, and from wronging (others) and being wronged
Diğer tahric: Bu hadisi; Ebu Davud ile Nesai de rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ أُسَامَةَ بْنِ زَيْدٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " سَلُوا اللَّهَ عِلْمًا نَافِعًا وَتَعَوَّذُوا بِاللَّهِ مِنْ عِلْمٍ لاَ يَنْفَعُ " .
Cabir (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Allah'tan yararlı ilim dileyiniz ve yarar sağlamayan ilim'den Allah'a sığınınız.» Not: Zevald'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi sahih olup ravileri sika (yani güvenilir zatlar) dır. Ravi Üsame bin Zeyd, el-Leysi el-Müzeni olan Usame'dir. Müslim bu ravinin hadislerin! rivayet etmiştir
It was narrated from Jabir that :the Messenger of Allah said: "Ask Allah for beneficial knowledge and seek refuge with Allah from knowledge that is of no benefit
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ إِسْرَائِيلَ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مَيْمُونٍ، عَنْ عُمَرَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يَتَعَوَّذُ مِنَ الْجُبْنِ وَالْبُخْلِ وَأَرْذَلِ الْعُمُرِ وَعَذَابِ الْقَبْرِ وَفِتْنَةِ الصَّدْرِ . قَالَ وَكِيعٌ يَعْنِي الرَّجُلَ يَمُوتُ عَلَى فِتْنَةٍ لاَ يَسْتَغْفِرُ اللَّهَ مِنْهَا .
Ömer(r.a.)'den; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), korkaklıktan, cimrilikten ve ömrün en rezil döneminden ve kalb fitnesinden Allah'a sığınırdı. (Ravi) Veki' dediki: Kalb fitnesi ile bir günah işleyip de ondan dolayı Allah'tan mağfiret dilemeden ölen adamın kalbini kasdetmiştir.
It was narrated from 'Umar that the :Prophet saas used to seek refuge with Allah from cowardice, miserliness, old age, the torment of the grave and the tribulation of the heart. (Da'if)(One of the narrators) Waki' said: "Meaning when a man dies in a state of tribulation (Fitnah) and does not ask Allah to forgive him
Diğer tahric: Bu hadisi Ebu Davud ve Nesai de rivayet etmişlerdir
Kütüb-i Sitte nedir?
Kütüb-i Sitte (“altı kitap”), Ehl-i sünnet hadis geleneğinde en muteber kabul edilen altı hadis mecmuasıdır: İmam Buhârî’nin el-Câmiu’s-sahîh’i, İmam Müslim’in Sahîh’i ile Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî ve İbn Mâce’nin Sünen’leri. İlk ikisine “Sahîhayn” denir; ümmet bu iki eserdeki hadislerin sahih olduğunu kabul etmiştir. Sünenlerde ise sahih ve hasen hadislerin yanında zayıf rivayetler de bulunur.
Sıhhat dereceleri ne anlama gelir?
- Sahih: Senedi kesintisiz, râvileri adil ve zabıt sahibi, şâz ve illetli olmayan hadis.
- Hasen: Sahihin şartlarını taşıyan ancak râvilerinden birinin zabtı biraz daha hafif olan hadis; delil olarak kullanılır.
- Zayıf: Sahih ve hasenin şartlarından birini taşımayan hadis. Âlimlerin çoğunluğu, uydurma olmamak ve şartlarına uymak kaydıyla zayıf hadisle faziletli amellerde amel edilebileceğini söylemiştir.
- Mevzû: Hz. Peygamber’e nispeti uydurma olan rivayet; hadis olarak aktarılmaz.
Sünen kitaplarındaki derece bilgisi, çağdaş muhaddislerden Elbânî, Şuayb el-Arnaût, Zübeyr Ali Zeî ve Dârüsselâm neşrinin değerlendirmelerine dayanır; hadisin altında her birinin görüşü ayrıca gösterilir. Bu değerlendirmeler bir içtihattır ve muhaddisler arasında farklılık gösterebilir. Bir hadisten fıkhî hüküm çıkarmak, hadisin diğer rivayetlerini, sahâbe ve müctehid imamların anlayışını birlikte değerlendirmeyi gerektirir; Hanefî mezhebinin delil kullanımı için ilgili fıkıh kaynaklarına ve namaz rehberi, güncel meseleler gibi bölümlerimize başvurabilirsiniz.
Nasıl arama yapılır?
Arama kutusuna Türkçe, İngilizce veya Arapça bir kelime yazabilirsiniz (ör. niyet, komşu, النية). Belirli bir hadise gitmek için kitap adı ve numarasını yazın: buhari 1, muslim 2564, tirmizi 1987. Sonuçları kitap, konu, bölüm, râvi ve sıhhat derecesine göre daraltabilirsiniz.
Metin kaynağı: açık kaynak hadith-api veri seti (Arapça metin, Türkçe ve İngilizce tercümeler, derece bilgileri). Numaralandırma bu veri setine göredir; bazı baskılarda farklı olabilir. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Kütüb-i Sitte” ve “Hadis” maddeleri.