deneme

Hadis Külliyatı

Kütüb-i Sitte

34.139 hadis · Arapça aslı, Türkçe ve İngilizce tercümesi · sıhhat dereceleri

Günün hadisi

Sahîh-i Buhârî No. 414 Sahih

حَدَّثَنَا عَلِيٌّ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، حَدَّثَنَا الزُّهْرِيُّ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ،‏.‏ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أَبْصَرَ نُخَامَةً فِي قِبْلَةِ الْمَسْجِدِ فَحَكَّهَا بِحَصَاةٍ، ثُمَّ نَهَى أَنْ يَبْزُقَ الرَّجُلُ بَيْنَ يَدَيْهِ أَوْ عَنْ يَمِينِهِ، وَلَكِنْ عَنْ يَسَارِهِ أَوْ تَحْتَ قَدَمِهِ الْيُسْرَى‏.‏ وَعَنِ الزُّهْرِيِّ سَمِعَ حُمَيْدًا عَنْ أَبِي سَعِيدٍ نَحْوَهُ‏.‏

Ebu Saîd el-Hudrî'den şöyle nakledilmiştir: "Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem cami'nin kıble istikametinde balğam gördü. Hemen bir taş alıp onu kazıdı. Sonra insanların önüne ve sağma tükürmesini yasakladı. Soluna veya sol ayağının altına tükürmesine ise müsaade etti

Narrated Abu Sa`id:The Prophet (ﷺ) saw sputum on (the wall of) the mosque in the direction of the Qibla and scraped it off with gravel. Then he forbade Spitting in front or on the right, but allowed it on one's left or under one's left foot

Konulara göre hadisler

Kitaplar

Tüm hadisler

34.139 hadis bulundu · sayfa 1675/1707

Sünen-i İbn Mâce No. 3685 Zayıf

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، وَعَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ يَزِيدَ الرَّقَاشِيِّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏"‏ يَصُفُّ النَّاسُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ صُفُوفًا - وَقَالَ ابْنُ نُمَيْرٍ أَهْلُ الْجَنَّةِ - فَيَمُرُّ الرَّجُلُ مِنْ أَهْلِ النَّارِ عَلَى الرَّجُلِ فَيَقُولُ يَا فُلاَنُ أَمَا تَذْكُرُ يَوْمَ اسْتَسْقَيْتَ فَسَقَيْتُكَ شَرْبَةً قَالَ فَيَشْفَعُ لَهُ وَيَمُرُّ الرَّجُلُ فَيَقُولُ أَمَا تَذْكُرُ يَوْمَ نَاوَلْتُكَ طَهُورًا فَيَشْفَعُ لَهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ ابْنُ نُمَيْرٍ ‏"‏ وَيَقُولُ يَا فُلاَنُ أَمَا تَذْكُرُ يَوْمَ بَعَثْتَنِي فِي حَاجَةِ كَذَا وَكَذَا فَذَهَبْتُ لَكَ فَيَشْفَعُ لَهُ ‏"‏ ‏.‏

Enes bin Malik (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «Kıyamet günü insanlar saflara ayrılır. (İbn-i Numeyr kendi rivayetinde; cennet ehli saflara ayrılırlar.dedi.) Bu arada cehennemlik olanlardan biri (cennetlik olan) adamın yanından geçer ve ona: Ya falan benden içme suyu istediğin ve benim sana su içirdiğim günü hatırlamıyormusun? der. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: Adam o kimseye şefaat eder. Başka adam (cennetlik bir adamın) yanından geçer ve (ona): Sana bir abdest suyu verdiğim günü hatırlamıyormusun ? der. O da o adam'a şefaat eder. İbn-i Numeyr (ziyade ederek) dediki: ......ve (cehennemliklerden biri cennetliklerden birine) Ey falan beni şöyle şöyle bir işe gönderdiğini benim de senin için gittiğim günü hatırlamıyormusun? der. (Cennetlik) kimse ona şefaat eder.» Not: Zevaid'de şöyle denUmiştir: Bunun senedinde Yezid bin Eban er-Rakkaşi bulunur. Bu ravi zayıftır

It was narrated from Anas bin Malik that the Messenger of Allah(ﷺ) said:"On the Day of Resurrection, people will be lined up in rows, (one of the narrators) Ibn NUmair said: i.e., the people of Paradise, and a man from among the people of Hell will pass by a man (from the people of Paradise) and say: 'O so and so! Do you not remember the day when you asked for water and I gave you water to drink?" So he will intercede for him. And another man will come and say: " Do you not remember the day when I gave you water with which to purify yourself?" and he will intercede for him." (In his narration, one of the narrators) Ibn NUmair said: "And he will remember the day when you sent me to do such and such for you, and I went and did it for you?' and he will intercede for him

Sünen-i İbn Mâce No. 3686 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِسْحَاقَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ جُعْشُمٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَمِّهِ، سُرَاقَةَ بْنِ جُعْشُمٍ قَالَ سَأَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَنْ ضَالَّةِ الإِبِلِ تَغْشَى حِيَاضِي قَدْ لُطْتُهَا لإِبِلِي فَهَلْ لِي مِنْ أَجْرٍ إِنْ سَقَيْتُهَا فَقَالَ ‏ "‏ نَعَمْ فِي كُلِّ ذَاتِ كَبِدٍ حَرَّى أَجْرٌ ‏"‏ ‏.‏

Suraka bin Cu'şum (r.a.)'den; şöyle demiştir: Kendi devlerim için onarıp sıvadığım havuzlarıma gelen yitik deveyi sularsam benim için bir sevab olup olmadığını Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sordum. O: «Evet, hararetli her ciğer sahibinde bir sevap vardır,» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Muhammed bin İshak buhmur. Bu ra.vi tedlisçidir

It was narrated that Suraqah bin Ju'shum said:"I asked the Messenger of Allah(ﷺ) about a lost camel that comes to my cisterns that I have prepared for my own camels - will I be rewarded if I give it some water to drink? He said: Yes, in every living being there is reward

Sünen-i İbn Mâce No. 3687 Sahih

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ تَمِيمِ بْنِ سَلَمَةَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ هِلاَلٍ الْعَبْسِيِّ، عَنْ جَرِيرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ الْبَجَلِيِّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ مَنْ يُحْرَمِ الرِّفْقَ يُحْرَمِ الْخَيْرَ ‏"‏ ‏.‏

Cerir bin Abdillah el-Beceli (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Kim yumuşaklıkla muamele etmekten mahrum olursa hayırdan mahrum olur.»

It was narrated from Jarir bin Abdullah Al-Bajali that the Messenger of Allah(ﷺ) said:"Whoever is deprived of gentleness, he is deprived of goodness

Sünen-i İbn Mâce No. 3688 Sahih

حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ حَفْصٍ الأُبُلِّيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ عَيَّاشٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ إِنَّ اللَّهَ رَفِيقٌ يُحِبُّ الرِّفْقَ وَيُعْطِي عَلَيْهِ مَا لاَ يُعْطِي عَلَى الْعُنْفِ ‏"‏ ‏.‏

Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Allah şüphesiz ki Refik'tir. Kullarının yumuşaklıkla muamele etmelerini sever ve sert davranmakla vermediği (muvaffakiyet ve sevabı) yumuşaklıkla davranma ile (kuluna) verir.»

It was narrated from Abu Hurairah that the Messenger of Allah(ﷺ) said:"Allah is Gentle and loves gentleness, and He grants reward for it that He does not grant for harshness

Sünen-i İbn Mâce No. 3689 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مُصْعَبٍ، عَنِ الأَوْزَاعِيِّ، ح وَحَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، وَعَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالاَ حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ إِنَّ اللَّهَ رَفِيقٌ يُحِبُّ الرِّفْقَ فِي الأَمْرِ كُلِّهِ ‏"‏ ‏.‏

Aişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Allah şüphesiz Refik'tir. (yani kullarına kolaylık diler, güçlerinin yetmeyeceğini onlara yüklemez) Kullarının her hususta yumuşaklıkla muamele etmelerini sever.»

It was narrated from Aishah that the Prophet(ﷺ) said:"Allah is Gentle and loves gentleness in all things

Sünen-i İbn Mâce No. 3690 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنِ الْمَعْرُورِ بْنِ سُوَيْدٍ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ إِخْوَانُكُمْ جَعَلَهُمُ اللَّهُ تَحْتَ أَيْدِيكُمْ فَأَطْعِمُوهُمْ مِمَّا تَأْكُلُونَ وَأَلْبِسُوهُمْ مِمَّا تَلْبَسُونَ وَلاَ تُكَلِّفُوهُمْ مَا يَغْلِبُهُمْ فَإِنْ كَلَّفْتُمُوهُمْ فَأَعِينُوهُمْ ‏"‏ ‏.‏

Ebu Zer' (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «(Onlar yani köle ve cariyeler) sizin kardeşlerinizdir. Allah onları sizin ellerinizin altına koymuştur. Artık yediğinizden onlara yediriniz, giydiklerinizden onlara giydiriniz ve güçlerini aşan işleri onlara teklif etmeyiniz. Şayet onlara yüklerseniz onlara şahsen veya (başka kimselerle) yardım ediniz.»

It was narrated that Abu Dhar said:"The Messenger of Allah said: '(Slaves are) your brothers whom Allah has put under your control, so feed them with the same food that you eat, clothe them with the same clothes you wear, and do not burden them with so much that htey are overwhelmed; if you do burden them, then help them

Sünen-i İbn Mâce No. 3691 Zayıf

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ مُغِيرَةَ بْنِ مُسْلِمٍ، عَنْ فَرْقَدٍ السَّبَخِيِّ، عَنْ مُرَّةَ الطَّيِّبِ، عَنْ أَبِي بَكْرٍ الصِّدِّيقِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏"‏ لاَ يَدْخُلُ الْجَنَّةَ سَيِّئُ الْمَلَكَةِ ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ أَلَيْسَ أَخْبَرْتَنَا أَنَّ هَذِهِ الأُمَّةَ أَكْثَرُ الأُمَمِ مَمْلُوكِينَ وَيَتَامَى قَالَ ‏"‏ نَعَمْ فَأَكْرِمُوهُمْ كَكَرَامَةِ أَوْلاَدِكُمْ وَأَطْعِمُوهُمْ مِمَّا تَأْكُلُونَ ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا فَمَا يَنْفَعُنَا فِي الدُّنْيَا قَالَ ‏"‏ فَرَسٌ تَرْتَبِطُهُ تُقَاتِلُ عَلَيْهِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ مَمْلُوكُكَ يَكْفِيكَ فَإِذَا صَلَّى فَهُوَ أَخُوكَ ‏"‏ ‏.‏

Ebu Bekr-i Sıddık (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Mülkiyet altındakilere kötü davranan kimse cennet'e giremeyeek.» buıyurdu. Sahabiler: Ya Resulallah! Memluk olanları ve yetimleri en çok bulunan ümmetin bu ümmet (yani senin ümmetin) olduğunu sen bize haber vermedinmi ? dediler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Evet, artık evladınıza değer verdiğiniz gibi onlara da ikramda bulununuz ve yediğiniz yemeklerden onlara da yediriniz.» buyurdu. Sahabiler: Peki memluk bize dünyada ne menfaat sağlar? dediler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bağlayıp beslediğin at üstünde Allah yolunda savaşırsın. Senin memlükün senin ihtiyacını giderir. Namaz kıldığı zaman artık o senin kardeşindir.» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle söylenmiştir: Bunun senedinde Ferkad es-Sebehi vardır. İbn-i Main onu bir rivayette güvenilir saymış ise de, diğer bir rivayette onu zayıf saymıştır. Buhari ve başkası da onu zayıf saymışlardır

It was narrated from Abu Bakr Siddiq(RA) that the Messenger of Allah(ﷺ) said:"No person who mistreats his slave will enter Paradise." They said: " O Messenger of Allah, did you not tell us that this nation will have more slaves and orphans than any other nation?" He said: " Yes, so be as kind to them as you are to your own children, and feed them with the same food that you eat." They said: "What will benefit us in this world?" He said: "A horse that is kept ready for fighting in the cause of Allah, and your slave to take care of you, and if he performs prayer, then he is your brother(in Islam)

Sünen-i İbn Mâce No. 3692 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، وَابْنُ، نُمَيْرٍ عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهُ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لاَ تَدْخُلُوا الْجَنَّةَ حَتَّى تُؤْمِنُوا وَلاَ تُؤْمِنُوا حَتَّى تَحَابُّوا ‏.‏ أَوَلاَ أَدُلُّكُمْ عَلَى شَىْءٍ إِذَا فَعَلْتُمُوهُ تَحَابَبْتُمْ أَفْشُوا السَّلاَمَ بَيْنَكُمْ ‏"‏ ‏.‏

Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Nefsim kudret elinde olan (Allah)'a yemin ederim ki, siz iman etmedikçe cennet'e giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Size bir şey göstermiyeyim mi. O'nu yaptığınız zaman birbirinizi seversiniz. Selam vermeyi aranızda yaygınlaştırınız. »

It was narrated from Abu Hurairah(RA) that the Messenger of Allah(ﷺ) said:"By the One in Whose Hand is my soul, you will not enter Paradise until you believe, and you will not believe until you love one another. Shall I not tell you of something which, if you do it, you will love one another? Spread (the greeting of) peace among yourselves

Sünen-i İbn Mâce No. 3693 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ عَيَّاشٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ زِيَادٍ، عَنْ أَبِي أُمَامَةَ، قَالَ أَمَرَنَا نَبِيُّنَا ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنْ نُفْشِيَ السَّلاَمَ ‏.‏

Ebu Ümame (r.a.)'den; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize selam'ı yaygınlaştırmamızı emretti. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi sahih olup ravileri güvenilir zatlardır

It was narrated that Abu Umamah said:"Our Prophet(ﷺ) commanded us to spread (the greeting of) peace

Sünen-i İbn Mâce No. 3694 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ فُضَيْلٍ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ السَّائِبِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ اعْبُدُوا الرَّحْمَنَ وَأَفْشُوا السَّلاَمَ ‏"‏ ‏.‏

Abdullah bin Amr (bin el-As) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Rahman'a ibadet ediniz ve selam'ı ifşa ediniz.»

It was narrated from Abdullah bin 'Amr that the Messenger of Allah(ﷺ) said:"Worship the Most Merciful and spread (the greeting of) peace

Sünen-i İbn Mâce No. 3695 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ أَبِي سَعِيدٍ الْمَقْبُرِيُّ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَجُلاً، دَخَلَ الْمَسْجِدَ وَرَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ جَالِسٌ فِي نَاحِيَةِ الْمَسْجِدِ فَصَلَّى ثُمَّ جَاءَ فَسَلَّمَ فَقَالَ ‏ "‏ وَعَلَيْكَ السَّلاَمُ ‏"‏ ‏.‏

Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Bir adam (ki Halid bin Rafi'dir) Mescid-i Nebevi'ye girdi. O sırada Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de mescid'in bir kenarında oturuyordu. Adam namaz kıldıktan sonra (Nebi s.a.v.'in yanına gelip) selam verdi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de: «Ve aleyke's-selam.» buyurdu. (Sana da selam olsun)

It was narrated from Abu Hurairah that:"a man entered the masjid, and the Messenger of Allah(ﷺ) was sitting in a corner of the mosque. He prayed, then he came and greeted him with Salam(peace), and he said: 'Wa 'alaikassalm

Sünen-i İbn Mâce No. 3696 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحِيمِ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ زَكَرِيَّا، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، أَنَّ عَائِشَةَ، حَدَّثَتْهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ لَهَا ‏ "‏ إِنَّ جِبْرَائِيلَ يَقْرَأُ عَلَيْكِ السَّلاَمَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ وَعَلَيْهِ السَّلاَمُ وَرَحْمَةُ اللَّهِ ‏.‏

Aişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisine: «Cebrail sana selam sunuypr, buyurmuş, kendisi de: Ve aleyke's-selamu ve rahmetullahi. diye cevap vermiştir. (Allah'ın selamı ve Rahmeti ona da olsun)

It was narrated from Abu Salamah that 'Aishah told him that the Messenger of Allah(ﷺ) said to her:"Jibrail send (greetings of) Salam to you." She said: "Wa 'alahisalam wa rahmatullah (and upon him be peace and mercy of Allah)

Sünen-i İbn Mâce No. 3697 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ، حَدَّثَنَا عَبْدَةُ بْنُ سُلَيْمَانَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ، عَنْ سَعِيدٍ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ إِذَا سَلَّمَ عَلَيْكُمْ أَحَدٌ مِنْ أَهْلِ الْكِتَابِ فَقُولُوا وَعَلَيْكُمْ ‏"‏ ‏.‏

Enes bin Malik (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Ehl-i Kitab'dan biri size selam verdiği zaman ''ve aleykum''= Size de. diye cebap versin»

It was narrated that Anas bin Malik said "the Messenger of Allah(ﷺ) said":"When any of the People of the Book greets you with Salam (peace), then say, Wa 'alaikum(and also upon you)

Sünen-i İbn Mâce No. 3698 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ مُسْلِمٍ، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّهُ أَتَى النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ نَاسٌ مِنَ الْيَهُودِ فَقَالُوا السَّامُ عَلَيْكَ يَا أَبَا الْقَاسِمِ ‏.‏ فَقَالَ ‏ "‏ وَعَلَيْكُمْ ‏"‏ ‏.‏

Aişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre: Yahudilerden bir kaç adam Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına gelerek selam yerine ''Es-sam Aleyke''= Ölüm üstüne olsun. Ya Ebu'l-Kasım. dediler. Bunun üzerine O da: «Ve aleykum =Size de. » diye cevap verdi

It was narrated from Aishah that some of the Jews came to the Prophet(ﷺ) and said:"Assam o alaika (death be upon you), O Abul-Qasim!" He said: "Wa 'alayikum (and also upon you)

Sünen-i İbn Mâce No. 3699 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِسْحَاقَ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي حَبِيبٍ، عَنْ مَرْثَدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ الْيَزَنِيِّ، عَنْ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْجُهَنِيِّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ إِنِّي رَاكِبٌ غَدًا إِلَى الْيَهُودِ فَلاَ تَبْدَءُوهُمْ بِالسَّلاَمِ فَإِذَا سَلَّمُوا عَلَيْكُمْ فَقُولُوا وَعَلَيْكُمْ ‏"‏ ‏.‏

Ebu Abdirrahman el-Cüheni (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «Ben yarın binip yahudilere gideceğim. Siz onlara selam vermeyiniz. Onlar size selam veridikleri zaman siz ''ve aleykum'' diye cevap veriniz.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde İbn-i İshak var. Bu zat tedlisçidir. Bundan başka hadisi müelli!in süneninde yoktur. Kütüb-i Sitte'nin kalanlannda ise onun hiç bir hadisi yoktur

It was narrated from Abu 'Abdur-Rahman Al Juhani that the Messenger of Allah(ﷺ) said:"I am riding to the Jews tomorrow. Do not initiate the greeting with them, and if they greet you, then say: Wa 'alaikum (and also upon you)

Sünen-i İbn Mâce No. 3700 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ، حَدَّثَنَا أَبُو خَالِدٍ الأَحْمَرُ، عَنْ حُمَيْدٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ أَتَانَا رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَنَحْنُ صِبْيَانٌ فَسَلَّمَ عَلَيْنَا ‏.‏

Enes (r.a.)'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Biz çocuk iken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanımıza geldi ve bize selam verdi

It was narrated that Anas said:"The Messenger of Allah(ﷺ) came to us, and we were young boys, and he greeted us with (the greeting of) peace

Sünen-i İbn Mâce No. 3701 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ ابْنِ أَبِي حُسَيْنٍ، سَمِعَهُ مِنْ، شَهْرِ بْنِ حَوْشَبٍ يَقُولُ أَخْبَرَتْهُ أَسْمَاءُ بِنْتُ يَزِيدَ، قَالَتْ مَرَّ عَلَيْنَا رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِي نِسْوَةٍ فَسَلَّمَ عَلَيْنَا ‏.‏

Esma' bin-i Yezid (bin es-Seken) (r.anha)'dan şöyle demiştir: Biz büyük bir kadın topluluğu halinde iken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), yanımızdan geçti ve bize selam verdi

Asma bint Yazid said:"The Messenger of Allah(ﷺ) passed by us, among (a group of) women, and he greeted us with (the greeting of) peace

Sünen-i İbn Mâce No. 3702 Hasen

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ جَرِيرِ بْنِ حَازِمٍ، عَنْ حَنْظَلَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ السَّدُوسِيِّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ قُلْنَا يَا رَسُولَ اللَّهِ أَيَنْحَنِي بَعْضُنَا لِبَعْضٍ قَالَ ‏"‏ لاَ ‏"‏ ‏.‏ قُلْنَا أَيُعَانِقُ بَعْضُنَا بَعْضًا قَالَ ‏"‏ لاَ وَلَكِنْ تَصَافَحُوا ‏"‏ ‏.‏

Enes bin Malik (r.a.)'den; şöyle demiştir: Biz: Ya Resulallah! Bazımız bazımız için eğilebilir mi? dedik. O: «Hayır», diye cevap verdi. Biz: Bazımız bazımızla kucaklaşabilir mi? diye sorduk. O: «Hayır ve lakin tokalaşınız,» buyurdu

It was narrated that Anas bin Malik said:"O Messenger of Allah! Should we bow to one another?" He said: "No." We said: "Should we embrace one another?" He said: "No, but shake hands with one another

Sünen-i İbn Mâce No. 3703 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو خَالِدٍ الأَحْمَرُ، وَعَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، عَنِ الأَجْلَحِ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الْبَرَاءِ بْنِ عَازِبٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ مَا مِنْ مُسْلِمَيْنِ يَلْتَقِيَانِ فَيَتَصَافَحَانِ إِلاَّ غُفِرَ لَهُمَا قَبْلَ أَنْ يَتَفَرَّقَا ‏"‏ ‏.‏

Bera' bin A'zib (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu. demiştir: «Birbirine rastlayıp ta tokalaşan hiç iki Müslünan yoktur ki, birbirinden ayrılmadan önce ikisinin günahları bağışlanmasın.»

It was narrated from Bara bin Azib that the Messenger of Allah(ﷺ) said:"There are no two Muslims who meet and shake hands, but they will be forgiven before they part

Sünen-i İbn Mâce No. 3704 Zayıf

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ فُضَيْلٍ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ أَبِي زِيَادٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَبَّلْنَا يَدَ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏.‏

İbn-i Ömer (r.a.)'dan şöyle demiştir: Biz, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in elini öptük

It was narrated that Ibn Umar said:"We kissed the hand of the Prophet(ﷺ)

Kütüb-i Sitte nedir?

Kütüb-i Sitte (“altı kitap”), Ehl-i sünnet hadis geleneğinde en muteber kabul edilen altı hadis mecmuasıdır: İmam Buhârî’nin el-Câmiu’s-sahîh’i, İmam Müslim’in Sahîh’i ile Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî ve İbn Mâce’nin Sünen’leri. İlk ikisine “Sahîhayn” denir; ümmet bu iki eserdeki hadislerin sahih olduğunu kabul etmiştir. Sünenlerde ise sahih ve hasen hadislerin yanında zayıf rivayetler de bulunur.

Sıhhat dereceleri ne anlama gelir?

  • Sahih: Senedi kesintisiz, râvileri adil ve zabıt sahibi, şâz ve illetli olmayan hadis.
  • Hasen: Sahihin şartlarını taşıyan ancak râvilerinden birinin zabtı biraz daha hafif olan hadis; delil olarak kullanılır.
  • Zayıf: Sahih ve hasenin şartlarından birini taşımayan hadis. Âlimlerin çoğunluğu, uydurma olmamak ve şartlarına uymak kaydıyla zayıf hadisle faziletli amellerde amel edilebileceğini söylemiştir.
  • Mevzû: Hz. Peygamber’e nispeti uydurma olan rivayet; hadis olarak aktarılmaz.

Sünen kitaplarındaki derece bilgisi, çağdaş muhaddislerden Elbânî, Şuayb el-Arnaût, Zübeyr Ali Zeî ve Dârüsselâm neşrinin değerlendirmelerine dayanır; hadisin altında her birinin görüşü ayrıca gösterilir. Bu değerlendirmeler bir içtihattır ve muhaddisler arasında farklılık gösterebilir. Bir hadisten fıkhî hüküm çıkarmak, hadisin diğer rivayetlerini, sahâbe ve müctehid imamların anlayışını birlikte değerlendirmeyi gerektirir; Hanefî mezhebinin delil kullanımı için ilgili fıkıh kaynaklarına ve namaz rehberi, güncel meseleler gibi bölümlerimize başvurabilirsiniz.

Nasıl arama yapılır?

Arama kutusuna Türkçe, İngilizce veya Arapça bir kelime yazabilirsiniz (ör. niyet, komşu, النية). Belirli bir hadise gitmek için kitap adı ve numarasını yazın: buhari 1, muslim 2564, tirmizi 1987. Sonuçları kitap, konu, bölüm, râvi ve sıhhat derecesine göre daraltabilirsiniz.

Metin kaynağı: açık kaynak hadith-api veri seti (Arapça metin, Türkçe ve İngilizce tercümeler, derece bilgileri). Numaralandırma bu veri setine göredir; bazı baskılarda farklı olabilir. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Kütüb-i Sitte” ve “Hadis” maddeleri.

Şehir seçin

Türkiye

Almanya

Hollanda

Belçika

Fransa

Avusturya

İsviçre

Birleşik Krallık

İsveç

Danimarka

Norveç

KKTC

Azerbaycan

Bosna-Hersek

Kuzey Makedonya

Kosova

Bulgaristan

Suudi Arabistan

Filistin

Mısır

BAE

Katar

ABD

Kanada

Avustralya