Abdullah b. Abbâs Rivayetleri

1.667 hadis bulundu · sayfa 71/84

Sünen-i İbn Mâce No. 341 Zayıf

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَقِيلِ بْنِ خُوَيْلِدٍ، حَدَّثَنِي حَفْصُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنِي إِبْرَاهِيمُ بْنُ طَهْمَانَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ ذَكْوَانَ، عَنْ يَعْلَى بْنِ حَكِيمٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ عَدَلَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِلَى الشِّعْبِ فَبَالَ حَتَّى أَنِّي آوِي لَهُ مِنْ فَكِّ وَرِكَيْهِ حِينَ بَالَ ‏.‏

İbni Abbas r.a.’den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir sefer ana yoldan çıkarak dağ yoluna girip gitti.Biraz sonra küçük abdestini bozdu.Abdestini bozarken (Gözlere pek görünmemek ve yere yaklaşmak amacı ile bacaklarını o derece açtı ki) iki uyluk kemiği yerinden çıkar diye gerçekten O’na acıyordum. Not: Zevaid'de: Bu hadisin isnadının zayıf olduğu belirtilmiştir. Buhari de : (Senedin ravilerinden) Muhammed bin Zekvan'ın hadisleri münkerdir, demiştir. İbn-i Hibban da önce onu sikalardan saymış ise de bilahare onu zayıflardan saymış ve: Artık onun rivayeti hüccet sayılmaz, demiştir. Nesei ve Darekutni de onu zayıf görmüşlerdir

It was narrated that Ibn 'Abbas said:"The Messenger of Allah turned towards a mountain pass and urinated, until I took pity on him because of the way he parted his legs when he urinated

Sünen-i İbn Mâce No. 347 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، وَوَكِيعٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ مَرَّ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِقَبْرَيْنِ جَدِيدَيْنِ فَقَالَ ‏ "‏ إِنَّهُمَا لَيُعَذَّبَانِ وَمَا يُعَذَّبَانِ فِي كَبِيرٍ أَمَّا أَحَدُهُمَا فَكَانَ لاَ يَسْتَنْزِهُ مِنْ بَوْلِهِ وَأَمَّا الآخَرُ فَكَانَ يَمْشِي بِالنَّمِيمَةِ ‏"‏ ‏.‏

(Abdullah) İbni Abbas r.a.’den şöyle dediği rivayet edilmiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem (bir defa) yeni iki kabrin yanından geçti ve: '' Şüphesiz bu iki kabir sahibine izab ediliyorlar. Hem de azab edilme sebepleri büyük bir şeyden değildir. Bunlardan birisi sidikten sakınmazdı, diğeri ise koğuculuk ederdi

It was narrated that Ibn 'Abbas said:"The Messenger of Allah passed by two new graves, and he said: 'They are being punished, but they are not being punished for anything major. One of them was heedless about preventing urine from getting on his clothes, and the other used to walk about spreading malicious gossip

Sünen-i İbn Mâce No. 362 Zayıf

حَدَّثَنَا أَبُو بَدْرٍ، عَبَّادُ بْنُ الْوَلِيدِ حَدَّثَنَا مُطَهَّرُ بْنُ الْهَيْثَمِ، حَدَّثَنَا عَلْقَمَةُ بْنُ أَبِي جَمْرَةَ الضُّبَعِيُّ، عَنْ أَبِيهِ أَبِي جَمْرَةَ الضُّبَعِيِّ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ لاَ يَكِلُ طُهُورَهُ إِلَى أَحَدٍ وَلاَ صَدَقَتَهُ الَّتِي يَتَصَدَّقُ بِهَا يَكُونُ هُوَ الَّذِي يَتَوَلاَّهَا بِنَفْسِهِ ‏.‏

İbni Abbas r.a.’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kendi abdest suyunu kimseye hazırlatmazdı (veyahut) abdest almada kimseden yardım istemezdi. Verdiği sadakasını da kimseye bırakmazdı. Bizzat kendisi verirdi. Not: Hadisin ravilerinden Mutahhar bin el-Heysem zayıf olduğundan isnadın zayıflığı Zevaid'de bildirilmiştir

It was narrated that Ibn 'Abbas said:"The Messenger of Allah never entrusted his purification to anyone nor his charity that he had given to anyone; he would be the one to take care of these matters himself

Sünen-i İbn Mâce No. 370 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، عَنْ سِمَاكِ بْنِ حَرْبٍ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ اغْتَسَلَ بَعْضُ أَزْوَاجِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِي جَفْنَةٍ فَجَاءَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ لِيَغْتَسِلَ أَوْ يَتَوَضَّأَ فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي كُنْتُ جُنُبًا ‏.‏ فَقَالَ ‏ "‏ الْمَاءُ لاَ يُجْنِبُ ‏"‏ ‏.‏

İbni Abbas r.a.’den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in hanımlarından biri (Meymune) büyükçe bir çanakta(ki sudan bir miktarla) gusletti.Biraz sonra Resulullah s.a.v. gelerek (o sudan) gusletmek veya abdest almak istedi. Bunun üzerine hanım: Ya Resulullah! Şüphesiz ben cünüp idim. (Bu sudan guslettim) dedi. Resulullah s.a.v. de: '' Su necis olmaz '' buyurdu. AÇIKLAMA : Hadis'i, Tirmizi, Nesei, Ebu Davud, Ahmed ve Beyhaki de rivayet etmişlerdir. Ebu Davud. Taharet kitabının "SU NECİS OLMAZ'' başlığı ile açtığı babta, hadisi aynı senedie rivayet etmiştir. Yalnız burada son ravi Ebu Bekir bin Şeybe iken orada bunun yerine Müsedded var. EI-Menhel yazarı, hadisi açıklarken şöyle söyler: Hadiste ismi anılmayan hanım Meymune r.anha'dır. Çünkü Darekutni'nin İbn-i Abbas'tan aldığı rivayette bu olay Meymune'nin ağzından anlatılıyor. (İbn-i Maceh'in (372 nolu) hadisi de buna delalet ediyor. (Annemiz) Meymune (r.anha), büyükçe bir çanaktaki sudan bir miktarını avuçlamak suretiyle boy abdestini aldıktan sonra Resul-i Ekrem s.a.v. gelerek çanakta kalan su ile abdest veya boy abdestini almak istiyor. Meymune (r.anha) ise cünüp iken elini soktuğu çanaktan su almakla artan suyun artık abdest ve ğusülde kullanılamıyacağını sandığı için durumu Resul-i Ekrem'e haber veriyor. Resul-i Ekrem ise cünüp bir uzvun necis bir uzuv gibi suyu necis etmediğini bildiriyor. Hadisteki; الَمْاء لاَ يجنب (el mai la yucnibu.) cümlesinin lugat manası: "Su cünüp olmaz.'' demek ise de bu cümleyi: "Su necis olmaz'' şeklinde terceme etmek gerekir. Çünkü Nesei'nin rivayetinde bu cümle şöyledir: ............. "Şüphesiz bir şey (yani cünüp uzuv) suyu necis etmez.'' Resul-i Ekrem burada müşakele denilen edebi san'ata uygun olarak yani Meymune'nin kullanmış olduğu cünüplük tabirine uysun diye "La Yucnibu'' tabirini kullanmıştır. İmam Malik, Nehai, Hasan-ı Basri ve Sevri bu hadisi delil göstererek abdest ve ğusülde kullanılmış olan suyun, temizleyici olduğuna yani necasetin giderilmesinde ve abdest ile gusülde kullanılabildiğine hükmetmişlerdir. Fakat abdest ve ğusülde kullanılmış olan ve fıkıh lisanında «Müsta'mel» adını alan suyun temiz olmakla beraber temizleyici olmadığına hükmeden fıkıh alimleri bu hadisin delil gösterilemiyeceğini beyan etmişlerdir. Şöyle ki: Meymune, çanağın içinde ğusletmemiştir. Çanaktan su avuçlayıp çanak dışında yıkanmıştır. Çünkü çanak içinde yıkanması çok zor ve uzak bir ihtimaldir. Muhtemel olan bir şey ise delil olamaz. Kaldı ki Beğavi'nin Şerhu's-Sünne'de ve EI-Mesabih'teki İbn-i Abbas'ın rivayeti (37) açıkca belirtiyor ki Meymune çanaktaki suyun bir miktarını kullanmış ve bir miktar su artmıştır. Resul-i Ekrem de artan su ile ğusletmiştir. Ğusülden artmış olan suyun temizleyici oluşu ğusülde kullanılmış olan suyun temizleyici olduğuna delalet etmez. EI-Menhel yazarı, El-Mirkat' tan naklen yukardaki malümatı verdikten sonra hadisten alınan fıkhi hükmü şöyle beyan ediyor: Kadının abdest veya ğusülde tek başına kullandığı sudan artan kısım ile erkek abdest ve ğuslünü alabilir. Ebu Hanife, Malik, Şafii ve alimlerin cumhuru bu hükme katılmışlardır

It was narrated that Ibn 'Abbas said:"One of the wives of the Prophet took a bath from a large vessel, then the Prophet came and had a bath or ablution, and she said: 'O Messenger of Allah, I was sexually impure.' He said: 'Water does not become impure

Sünen-i İbn Mâce No. 371 Sahih

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ سِمَاكِ بْنِ حَرْبٍ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ امْرَأَةً، مِنْ أَزْوَاجِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ اغْتَسَلَتْ مِنْ جَنَابَةٍ فَتَوَضَّأَ أَوِ اغْتَسَلَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مِنْ فَضْلِ وَضُوئِهَا ‏.‏

İbni Abbas r.a.’den şöyle dediği rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in zevcelerinden bir hanım cünüplükten gusletti. Onun kullandığı su'dan artan su ile bilahare Resul-i Ekrem abdest aldı ve ğusül etti

It was narrated from Ibn 'Abbas that:One of the wives of the Prophet took a bath to cleanse herself from sexual impurity, then the Prophet performed ablution and had a bath with the water left over from her ablution

Sünen-i İbn Mâce No. 372 Sahih

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَمُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، وَإِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، قَالُوا حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ، حَدَّثَنَا شَرِيكٌ، عَنْ سِمَاكٍ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنْ مَيْمُونَةَ، زَوْجِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ تَوَضَّأَ بِفَضْلِ غُسْلِهَا مِنَ الْجَنَابَةِ ‏.‏

Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem‘in zevcelerinden Meymune r.a.’dan rivayet edildiğine göre: Kendisinin cünüplükten dolayı aldığı boy abdestinden artan su ile Nebi s.a.v. abdest aldı

It was narrated from Ibn 'Abbas, from Maimunah the wife of the Prophet, that :the Prophet performed ablution with the water left over after she had taken a bath to cleanse herself from sexual impurity

Sünen-i İbn Mâce No. 377 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ زَيْدٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنْ خَالَتِهِ، مَيْمُونَةَ قَالَتْ كُنْتُ أَغْتَسِلُ أَنَا وَرَسُولُ اللَّهِ، ـ صلى الله عليه وسلم ـ مِنْ إِنَاءٍ وَاحِدٍ ‏.‏

(Mu'minlerin annelerinden olan) Meymune r.a.’dan: Şöyle söylemiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ve ben bir kab'dan ğuslederdik

It was narrated from Ibn 'Abbas that his maternal aunt Maimunah said:"The Messager of Allah and I used to take bath from a single vessel

Sünen-i İbn Mâce No. 403 Sahih

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْجَرَّاحِ، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ خَلاَّدٍ الْبَاهِلِيُّ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ مُحَمَّدٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مَضْمَضَ وَاسْتَنْشَقَ مِنْ غَرْفَةٍ وَاحِدَةٍ ‏.‏

İbn-i Abbas (Radiyallahu anh)'den şöyle söylediği rivayet edilmiştir : Şüphesiz Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir avuç'tan mazmaza ve Istinşak etti." AÇIKLAMA 405’te

It was narrated from Ibn 'Abbas that:The Messenger of Allah rinsed his mouth and sniffed water up into his nostrils from one scoop of water

Sünen-i İbn Mâce No. 408 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ سُلَيْمَانَ، ح وَحَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنِ ابْنِ أَبِي ذِئْبٍ، عَنْ قَارِظِ بْنِ شَيْبَةَ، عَنْ أَبِي غَطَفَانَ الْمُرِّيِّ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ اسْتَنْثِرُوا مَرَّتَيْنِ بَالِغَتَيْنِ أَوْ ثَلاَثًا ‏"‏ ‏.‏

(Abdullah) İbn-i Abbas (Radiyallaku anh'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «İki defa tam ve mükemmel olarak veya üç defa sümkürünüz.»

It was narrated that Ibn 'Abbas said:'Sniff up water into the nostrils thoroughly, two or three times

Tahric: Hadis, Ebu Davud, Ahmed, Hakim ve İbnü'l-Carud tarafından da rivayet edilmiş, İbnü'I-Kattan bunun sahih olduğunu belirtmiştir

Sünen-i İbn Mâce No. 411 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ خَلاَّدٍ الْبَاهِلِيُّ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ الْقَطَّانُ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ تَوَضَّأَ غُرْفَةً غُرْفَةً ‏.‏

İbn-i Abbas (Radiyallahu anh)'den, şöyle dediği rivayet edilmiştir : (Bir defa) Resulullah (Salllallahu Aleyhi ve Sellem)'in (abdest uzuvlarını) birer avuç su ile (yıkayarak) abdest aldığını gördüm." AÇIKLAMA : AbduIIah İbn-i Abbas'ın bu hadisinin, Müslim'den başka diğer sahih hadis kitaplarında rivayet edildiği, Tirmizi'nin şerhi Tuhfe'de belirtilmiş, Tirmizi de; Bu babta rivayet edilen hadislerin en hasen ve sahih hadisi, İbn-i Abbas'ın hadisidir, demiştir. Tirmizi'nin şerhi Tuhfe'de hadisin izahı yapılırken ezcümle şöyle deniliyor ; Hadis, abdest uzuvlarının bir defa yıkanmasının vacib olduğuna delalet eder. Bunun için Peygamber (s.a.v.) birer defa yıkamak ile yetinmiştir. Eğer ikişer veya üçer defa yıkamak vacip olmuş olsaydı birer defa yıkamakla yetinmezdi. Nevevi demiştir ki; Müslümanlar abdest uzuvlarını birer defa yıkamanın vacip olduğu ve üçer defa yıkamanın sünnet olduğu hususunda icma etmişlerdir. Abdest uzuvlarının birer defa, ikişer defa ve üçer defa yıkandığına, keza bazı uzuvların üçer ve diğer uzuvların ikişer defa yıkandığına dair sahih hadisler gelmiştir. Bu hadislerden anlaşılıyor ki bu şekillerin hepsi caizdir, en üstünü üçer defa yıkamaktır ve birer defa yıkamak da yeterlidir

It was narrated that Ibn 'Abbas said:"I saw the Messenger of Allah performing ablution, taking one handful (of water) at a time

Sünen-i İbn Mâce No. 426 Sahih

حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ سَالِمٍ أَبُو جَهْضَمٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ أَمَرَنَا رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِإِسْبَاغِ الْوُضُوءِ ‏.‏

(Abdullah) İbn-i Abbas (Radiyallahu anhuma)'den: şöyle söylemiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize abdest isbağını emretti

It was narrated that Ibn 'Abbas said:"The Messenger of Allah commanded us to perform ablution properly

Sünen-i İbn Mâce No. 439 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ إِدْرِيسَ، عَنِ ابْنِ عَجْلاَنَ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مَسَحَ أُذُنَيْهِ دَاخِلَهُمَا بِالسَّبَّابَتَيْنِ وَخَالَفَ إِبْهَامَيْهِ إِلَى ظَاهِرِ أُذُنَيْهِ فَمَسَحَ ظَاهِرَهُمَا وَبَاطِنَهُمَا ‏.‏

(Abdullah) İbn-i Abbas (Radiyallahu anh)'den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), (abdest alırken) kulaklarım mesnetti. Dahiline (=yüze bakan kısmına) şahadet parmaklarını ve zahirine (başa bakan kısmına) baş parmaklarını sürerek kulakların zahirini ve batınını mesnetti. AÇIKLAMA : Hadis, kulakların zahir ve batınını mesh etmenin meşruluğuna delalet eder ve meshin yapılış tarzını bildirir. Tirmizi'nin rivayetinde: İbn-i Abbas (r.a.). Resul-i Ekrem'in kulaklarının zahir ve batınını meshettiğini beyan eder. Tuhfe yazarı burada şu malumatı verir: Kulakların zahiri baş tarafına bakan kulakların dış kısmıdır. Batını ise yüze bakan cephesidir. El-Hafız,' Telhis'te anlattığına göre, İbn-i Hibban da İbn-i Abbas'ın hadisini kendi sahih'inde zikretmiş (O rivayette de burada olduğu gibi meshin yapılış şekli anlatılmıştır.' Ve İbn-i Huzeyme ile İbn-i Mendeh'in bunu sahih gördüklerini beyan etmiştir. El-Hafız bu arada Hadisin Nesai. İbn-i Maceh, El-Hakim ve El-Beyhaki tarafından rivayet edildiğini bildirmiştir. ''Miftahu'l-Hace yazarı da, yukarıda anılan zatlar tarafından Hadis'in rivayet edildiğini belirtirken, Hadis'in lafızlarının buradaki lafızlara yakın olduğunu da bildirir. Daha sonra şöyle der: 'Bu babta rivayet edilen hadisler, kulakların zahir ve batınını meshetmenin meşruluğuna delalet ederler. Ancak kulakların meshi için eller yeniden ıslatılacak mı? yoksa başın meshinden dolayı ellerde bulunan ıslaklıkla yetinilecek mi?' EL-MENHEL'DE BU KONUDAKI GÖRÜŞLER ŞÖYLE ANLATILIYOR Hanefi alimler: Kulakların meshi sünnettir. Başın meshinden dolayı ellerde ıslaklık kalmış ise yeniden eller ıslatılmadan kulaklar meshedilir. Aksi takdirde eller suyla ıslatılarak mesih işi yapılır, demişlerdir. Şafii alimler: Başın meshinden sonra kulakların zahir ve batınını yeni bir suyla meshetmek sünnettir. (Ve üç defa tekrarlanması sünnettir), demişlerdir. Hanefi alimlerin delili Ebu Davud'un ''Peygamber'in abdest sıfatı'' babında rivayet ettiği İbn-i Abbas'ın Hadisindeki şu parçadır: "Ibn-i Abbas, - Peygamber'in abdestini tarif ederken - kollarını üçer defa yıkadıktan sonra su alarak başını ve kulaklarının zahirIerini ve batınlarını birer defa meshetti.' Şafii'lerin delili ise Beyhaki'nin rivayet eıtigi ve Senedinin sahih olduğunu söylediği AbduIIah bin Zeyd'in hadisinin şu parçasıdır: ResuluIlah - abdest alırken- başının meshi için aldığı sudan başka kulakları için su aldı.'' Malikiler'in cumhüru: Kulakların zahir ve batını meshetmek sünnettir, demişlerdir. Bunlardan İbn-i Mesleme ile El-Ebheri kulakların meshi farzdır, demişlerdir. Kulağın meshi için yeni su almak bazılarına göre sünnet olup bir kısım Maliki'lere göre müstahabtır. Hanbeli'ler ise: Kulakların zahir ve batınını meshetmek vacibtir. Kulağın meshi için yeni su almak da sünnettir, demişlerdir

It was narrated from Ibn 'Abbas that:The Messenger of Allah wiped his ears, putting his forefingers in his ears and wiping the back of them with his thumbs, so he wiped them inside and out

Sünen-i İbn Mâce No. 447 Sahih

حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعِيدٍ الْجَوْهَرِيُّ، حَدَّثَنَا سَعْدُ بْنُ عَبْدِ الْحَمِيدِ بْنِ جَعْفَرٍ، عَنِ ابْنِ أَبِي الزِّنَادِ، عَنْ مُوسَى بْنِ عُقْبَةَ، عَنْ صَالِحٍ، مَوْلَى التَّوْأَمَةِ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ إِذَا قُمْتَ إِلَى الصَّلاَةِ فَأَسْبِغِ الْوُضُوءَ وَاجْعَلِ الْمَاءَ بَيْنَ أَصَابِعِ يَدَيْكَ وَرِجْلَيْكَ ‏"‏ ‏.‏

(Abdullah) bin Abbas (Radiyallahu anh)'den rivayet edildiğine göre, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Namaza durmak istediğin zaman abdesti isbağ et (gereği gibi tam al) Ellerin ve ayakların parmaklarının arasını da (hilallamak suretiyle) su ulaştır.» Not: Zevaid'de: Tirmizi de Hadis'i rivayet ederek hasen olduğunu söylemiştir. Ravilerinden Salih Mevla Tev'eme. son zamanlarında (rivayetleri karıştırmış ise de, bu duruma gelmeden önce kendisinden Musa bin Ukbe rivayette bulunmuş, denilmiştir. (Tuhfe;nin En-Neyl'den naklen beyan ettiğine güre Buhari de aynı nedenle Hadisi hasen görmüştür.) İmam Ahmed’in Müsnedinde hadis’in tamamı şöyledir. İbn Abbas der ki: Bir adam Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e namazla ilgili bir şey sorunca, Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): ''EI ve ayak parmaklarını hilalle'' -Yani güzelce abdest al- buyurdu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in adama söyledikleri arasında şunlar da vardı: "Rükuya vardığın zaman avucunu diz kapaklarına iyice yerleştir. Secdeye gittiğinde toprağın sertliğini hissedecek şekilde alnını yere değdir.'' Bu Hadis Sahihtir

It was narrated that Ibn 'Abbas said:'The Messenger of Allah said: 'When you get up for prayer, perform ablution properly and make the water run between your toes and your fingers

Sünen-i İbn Mâce No. 467 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ سَالِمِ بْنِ أَبِي الْجَعْدِ، عَنْ كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ عَبَّاسٍ، عَنْ خَالَتِهِ، مَيْمُونَةَ قَالَتْ أَتَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِثَوْبٍ حِينَ اغْتَسَلَ مِنَ الْجَنَابَةِ فَرَدَّهُ وَجَعَلَ يَنْفُضُ الْمَاءَ ‏.‏

İbn-i Abbas (Radiyallahu anh)'den rivayet edildiğine göre (Nebimizin hanımlarından olan teyzesi Meymune (Radiyallahu onka) şöyle söylemiştir: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem), cünüblükten boy abdesti aldığı zaman (kurulanması için) Ona bir elbise (peşkir) verdim, kabul buyurmadı ve suyu silkelemeye başladı. AÇIKLAMA : Buhari, Müslim, Tirmizi, Nesai, Ebu Davud ve Beyhaki'nin rivayet ettikleri bu hadiste, Peygamber'in muhterem eşlerinden Meymune, Resul-i Ekrem'in boy abdestini tamamladıktan sonra peştemal, mendil veya benzeri bir elbise ile kurulanmayı reddettiğini ve mübarek bedeni üzerindeki suyu silkelediğini beyan ediyor. Ebu Davud Cünüblükten Ğusül babında hadisi rivayet etmiştir. Şerhi EI-Menhel'de konu hakkında özetle şu malumat veriliyor: Buhari'nin bir rivayetinde: «Ben O'na bir parça elbise uzattım. O, eliyle şöyle etti ve istemedi», buyurmuştur. KURULAMAYI MEKRUH GÖRENLER Cabir bin AbdiIlah. İbn-i Ebi Leyla ve Said bin El-Müseyyeb: bazı zatlar ğusül ve abdestten sonra bir elbise ile kuruıanmayı mekruh görmüşlerdir, Onların delillerinden birisi bu hadistir. Fakat onlara hüccet değildir. Çünkü peşkirin reddedilmesi başka sebeblerden olabilir. Tuhfe'nin, El-Hafız İbn-i Hacer'den naklettiği gibi zamanın darlığı, verilen peşkirin elverişli olmayışı ve başka nedenlerle red olayı meydana gelmiş olabilir.} Kurulamanın kerahetine hüküm verenlerin gösterdikleri diğer bir delil de İbn-i Şahin'in En-Nasih ve'l-Mensuh adlı kitabında Enes (r.a.)'den rivayet ettiği şu mealdeki hadistir: «ResuluIlah (s.a.v.), Ebu Bekir, Ömer, Ali ve İbn-i Mes'ud (r.anhum)'den hiç birisi abdestten sonra yüzünü mendil ile kurulamazdı.» Bu hadisin senedinde Said bin Meysere El-Basri vardır. Buhari onun hadislerini münker saymış, ibn-i Hibban da onun mevzu hadisler rivayet ettiğini söylemiştir. Hadis sahih olsa bile onda kurulamanın yasaklığı yoktur. Netice itibarı ile Enes (r.a.) kurulamayı sabit görmemiştir. Onun sabit görmemesi yasaklamayı gerektirmez. KURULAMAYI MÜBAH GÖRENLER Osman bin Affan, Hasan bin Ali, Enes bin Malik, Hasan-i Basri, Ebu Hanife, Malik ve Ahmed (r.anhum) gerek abdestten ve gerekse ğusülden sonra kurulamayı mübah görmüşlerdir. Onların delilleri İbn-i Maceh'in (tahric ettiği) çıkardığı Selman-i Farisi'nin (468 nolu) hadisi ve Tirmizi'nin rivayet ederek pek kuvvetli olmadığını beyan ettiği şu mealdeki Aişe r.anha'nın hadisidir: «Resul-i Ekrem (s.a.v.)'in bir peşkiri var idi. Abdest'ten scnra onunla kurulanır idi.» Yukarda beyan edilen hadislerin benzerleri de rivayet edilsede onların da zayıf olduğu belirtilmiştir. Ancak hadislerin çokluğundan bir kuvvet meydana gelir. ibn-i Abbas (r.a.) ise kurulamak abdestte mekruh olup ğusülde mekruh değildir, demiştir. ŞAFİİLER'İN GÖRÜŞÜ Şafii alimlerin kurulamak hakkındaki kavillerine gelince; en meşhur kavle göre kurulamayı yapmamak müstahabtır. Bunu yapmanın mübah olduğunu söyleyenler olduğu gibi mskruh görenler de vardır. Dördüncü bir kavle göre kirleri giderici olduğu için kurulamak müstahabtır. Beşinci kavle göre yazın mekruh. kışın müstahabtır. Şafiiler'den Nevevi der ki bu kaviller. kurulamaya ihtiyaç duyulmamak haline aittir. Şayet üşütme veya necasetin bulaşması endişesi gibi bir nedenle kurulamaya bir ihtiyaç duyulursa.. bunda kat'iyyen kerahet yoktur. SUYU SİLKELEMEK Hz. Meymune r.anha)'nın hadisinin sonunda Resul-i Ekrem (s.a.v.)'in ğusül'den sonra suyu silkelediği bildirilir. El-Menhel yazarı bu konuda da şunu ifade eder: 'Hadis, gusülden sonra beden üzerindeki suyu silkelemenin caizliğine delalet eder. Abdesti gusle kıyaslamak mümkündür. Çünkü abdestten sonta suyu silkelemenin yasaklığına dair sahih bir şey varid olmamıştır. "Abdestten sonra ellerinizi siIkelemeyiniz'' mealinde rivayet olunan hadis hakkında İbnü's-Salah şöyle der: «Ben bu hadisi bulamadım. Nevevi de bunun meçhul ve zayıf olduğunu ifade etmiştir.» İbn-i Hibban da bunu zayıf hadisler arasında ve İbn-i Ebi Hatim de EI-İlel'de Ebu Hureyre r.a.'den rivayet etmiştir. Bu durumda suyu silkelemenin mübah kılan Meymune (r.amha)'nın hadisine muarız olan bir sahih hadis yoktur. Nevevi diyor ki «Meymune'nin hadisi abdest ve gusülden sonra suyu silkelemede bir beis olmadığına delalet eder. Arkadaşlarımız muhtelif görüşler beyan etmişlerdir. En meşhür görüş, silkelemeyi terketmenin müstahab oluşu ve silkelemenin mekruh olmayışıdır. İkinci görüş silkelemenin mekruhluğudur. Üçüncü görüş. yapıp yapmamanın eşitliği ve mübahlığıdır. Azhar (en açık) ve Muhtar (tercih edilen) kavil de budur. Zira mübahlığı hakkında bu sahih hadis varid olmuştur. Yasaklığı hususunda ise bir şey sabit görülmemiştir ..•

Ibn 'Abbas narrated that his maternal aunt Maimunah said:"I brought a piece of cloth (for drying) to the Messenger of Allahwhen he performed a bath to cleanse himself from sexual impurity. He refused it and began to shake off water

Sünen-i İbn Mâce No. 476 Zayıf

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَامِرِ بْنِ زُرَارَةَ، عَنِ ابْنِ أَبِي زَائِدَةَ، عَنْ حُرَيْثِ بْنِ أَبِي مَطَرٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ عَبَّادٍ أَبِي هُبَيْرَةَ الأَنْصَارِيِّ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ كَانَ نَوْمُهُ ذَلِكَ وَهُوَ جَالِسٌ ‏.‏ يَعْنِي النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏.‏

(Abdullah) İbn-i Abbas (Radiyallahu anh)'den: şöyle söylemiştir: Nebi (Sallallahu aleyhi ve sellem)'in o uykusu, kendisi oturur iken olmuştur." Not :Zevaid'de: Ravilerden Hureys zayıf olduğu için hadisin isnadı zayıftır. Ebu Davud ve Tirmizi de İbn-i Abbas'ın bu hadisini başka senedlerle ve başka metin halinde rivayet etmişlerdir, denilmiştir. Sindi'de: Ben derim ki Ebu Da.vud bu hadisi hem isnad hem de mana yönlerinden zayıf görmüştür, diyor. (Yani: ibn-i Abbas (r.a.) şunu demek istemiştir: Resul-i Ekrem'in uyuyup horladıktan sonra kalktığında abdest almaksızın namaz kıldığına dair hadiste söz konusu edilen uykusu O, oturmuş halde iken vuku bulmuştur.) AÇIKLAMA 478’de

It was narrated that Ibn 'Abbas said:"He would sleep like that while he was sitting up

Sünen-i İbn Mâce No. 488 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، عَنْ سِمَاكِ بْنِ حَرْبٍ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ أَكَلَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَتِفًا ثُمَّ مَسَحَ يَدَيْهِ بِمِسْحٍ كَانَ تَحْتَهُ ثُمَّ قَامَ إِلَى الصَّلاَةِ فَصَلَّى ‏.‏

İbn-i Abbas (r.a.)'den rivayet edildiğine göte şöyle söylemiştir: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem), bir koyun küreği yedikten sonra ellerini yemek altındaki sofra beziyle sildi. Daha sonra namaz'a kalkarak namaz kıldı. AÇIKLAMA 493’te

It was narrated that Ibn 'Abbas said:"The Messenger of Allah ate a shoulder, then he wiped his hands on a Mish that was underneath him, then he got up for prayer, and performed the prayer

Sünen-i İbn Mâce No. 498 Sahih

حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الدِّمَشْقِيُّ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ مَضْمِضُوا مِنَ اللَّبَنِ فَإِنَّ لَهُ دَسَمًا ‏"‏ ‏.‏

İbn-i Abbas (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Süt (içmek)'ten dolayı ağzınızı (su) ile çalkalayınız. Çünkü bunun yağı vardır.» AÇIKLAMA 501’de

It was narrated from Ibn 'Abbas that:The Prophet said: 'Rinse your mouths after drinking milk for there is some greasiness in it

Sünen-i İbn Mâce No. 507 Zayıf

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ، حَدَّثَنَا مِسْعَرٌ، عَنْ مُصْعَبِ بْنِ شَيْبَةَ، عَنْ أَبِي حَبِيبِ بْنِ يَعْلَى بْنِ مُنْيَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّهُ أَتَى أُبَىَّ بْنَ كَعْبٍ وَمَعَهُ عُمَرُ فَخَرَجَ عَلَيْهِمَا فَقَالَ إِنِّي وَجَدْتُ مَذْيًا فَغَسَلْتُ ذَكَرِي وَتَوَضَّأْتُ ‏.‏ فَقَالَ عُمَرُ أَوَ يُجْزِئُ ذَلِكَ قَالَ نَعَمْ ‏.‏ قَالَ أَسَمِعْتَهُ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ نَعَمْ ‏.‏

(Abdullah) bin Abbas (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Kendisi beraberinde Hz. Ömer (r.a.) olduğu halde Ubey bin Ka*b (r.a.)'e varmıştır. Ubey (r.a.), onlarla (görüşmeye) çıkınca: Ben mezi buldum. Bunun üzerine tenasül uzvumu yıkayıp, abdest aldım, dedi. O'nun bu konuşması üzerine Ömer (r.a.) O*na: Abdest almak kafi midir? diye sordu. Ubey: Evet deyince Ömer (r.a.) O'na: Sen abdestin kafi olduğunu Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittin mi? diye sordu. Ubey (r.a.) : Evet, dedi.» Not: Bu hadisin aslı Buhari ve Müslim'de mevcuttur

It was narrated from Ibn 'Abbas that:He came to Ubayy bin Ka'b accompanied by 'Umar. Ubayy came out to them and said: "I noticed some prostatic fluid, so I washed my penis and performed ablution. 'Umar said: "Is that sufficient?" He said: "Yes." He ('Umar) asked: "Did you hear that from the messenger of Allah?" He said: "Yes

Sünen-i İbn Mâce No. 508 Sahih

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، سَمِعْتُ سُفْيَانَ، يَقُولُ لِزَائِدَةَ بْنِ قُدَامَةَ يَا أَبَا الصَّلْتِ هَلْ سَمِعْتَ فِي، هَذَا شَيْئًا فَقَالَ حَدَّثَنَا سَلَمَةُ بْنُ كُهَيْلٍ، عَنْ كُرَيْبٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَامَ مِنَ اللَّيْلِ فَدَخَلَ الْخَلاَءَ فَقَضَى حَاجَتَهُ ثُمَّ غَسَلَ وَجْهَهُ وَكَفَّيْهِ ثُمَّ نَامَ ‏.‏ حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ خَلاَّدٍ الْبَاهِلِيُّ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، أَنْبَأَنَا سَلَمَةُ بْنُ كُهَيْلٍ، أَنْبَأَنَا بُكَيْرٌ، عَنْ كُرَيْبٍ، قَالَ فَلَقِيتُ كُرَيْبًا فَحَدَّثَنِي عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَذَكَرَ نَحْوَهُ ‏.‏

İbn-i Abbas (r.a.)'den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) gece uykudan kalkıp helaya girdi. Kaza-i hacet ettikten sonra çıkıp yüzünü ve bileklerine kadar ellerini yıkadı. Sonra uyudu.» AÇIKLAMA : Müellif, İbn-i Abbas'tan rivayet ettiği bu hadis için iki sened zikretmiştir. Birinci senedde belirtildiğine göre, ravilerden Veki'demiş ki: Ben, Süfyan'ın Zaide b. Kudame'ye: Ey Ebu's-Salt! Uyumak için abdest almak hakkında bir şey işittin mi? diye sorduğunu ve Zaide'nin: Bize Seleme bin Kuheyl, Kureyb'den O da İbn-i Abbas'tan şöyle rivayet etti, diye cevap verdiğini işittim. İkinci senedde de ravilerden Bukeyr demiş ki: Ben Kureyb ile görüştüm. Kendisi İbn-i Abbas'ın Peygamber'den rivayetle şu hadisini bana anlattı. .. Sindi diyor ki: Musannifin maksadı uyumak için abdest almanın mendub olduğunu bildirmektir. Söz konusu abdest hakkında sahih hadisler vardır. İbn-i Abbas'ın. hadisi, uyumak için kafi olan abdest miktarını beyan eder. Musannifin bu istinbatı gariptir. Buna göre cünüp kişi, ğusül etmeden uyumak istediği zaman hadislerle alması istenen abdestin de böyle yorumlanması mümkündür. Fakat, cünüple ilgili olarak istenen abdeste ait hadiste bu yoruma engel vardır. Sindi'nin, Musannifin istinbatını garipsemesinin nedeni .görüldüğü gibi İbn-i Abbas'ın hadisinde Resul-i Ekrem (s.a.v.)'in yalnız ellerini ve yüzünü yıkadığı bildiriliyor. Oysa bu, şer'i abdest sayılamaz. Diğer taraftan Buhari ve Müslim'de Bera' bin Azib'den rivayet edilen hadiste Resul-i Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır: ''Yatağına varmak istediğin zaman namaz abdesti gibi abdest al..'' Mendub olan şey, yalnız el ve yüzü yıkamak değil, namaz abdesti gibi tam abdest almaktır. Müellifin rivayetine göre elleri ve yüzü yıkamaya 'Vudu'' = abdest denmesi ile şer'i abdest değil, kelimenin lugat manası olan temizlenme kasdedilmiştir

It was narrated from Ibn 'Abbas that:The Prophet got up during the night and went to the toilet and relieved himself, then he washed his face and hands, and went back to sleep. (Sahih) Another chain with similar wording

Sünen-i İbn Mâce No. 573 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ سَالِمِ بْنِ أَبِي الْجَعْدِ، عَنْ كُرَيْبٍ، مَوْلَى ابْنِ عَبَّاسٍ حَدَّثَنَا ابْنُ عَبَّاسٍ، عَنْ خَالَتِهِ، مَيْمُونَةَ قَالَتْ وَضَعْتُ لِلنَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ غُسْلاً فَاغْتَسَلَ مِنَ الْجَنَابَةِ فَأَكْفَأَ الإِنَاءَ بِشِمَالِهِ عَلَى يَمِينِهِ فَغَسَلَ كَفَّيْهِ ثَلاَثًا ثُمَّ أَفَاضَ عَلَى فَرْجِهِ ثُمَّ دَلَكَ يَدَهُ فِي الأَرْضِ ثُمَّ مَضْمَضَ وَاسْتَنْشَقَ وَغَسَلَ وَجْهَهُ ثَلاَثًا وَذِرَاعَيْهِ ثَلاَثًا ثُمَّ أَفَاضَ الْمَاءَ عَلَى سَائِرِ جَسَدِهِ ثُمَّ تَنَحَّى فَغَسَلَ رِجْلَيْهِ ‏.‏

Nebi (Snllallahu Aleyhi ve Sellem)'in muhterem eşlerinden) Meymune (r.anha)'dan şöyle demiştir : Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) için gusül suyunu koydum. O da cünüblükten ğusletti. Önce sol eliyle sağ eline kabı eğerek su döktü ve ellerini bileklerle beraber üç defa yıkadı. Sonra avret mahalline güzelce su döküp yıkadıktan sonra elini toprağa sürerek ovaladı. Daha sonra ağzına su aldı, burnuna su çekti yüzünü ve kollarını üçer defa yıkadı. Bunun arkasında vücuduna su döktü. Bundan sonra yerini değiştirerek ayaklarını yıkadı.

Ibn 'Abbas narrated that his maternal aunt Maimunah said:"I put out some water for the Prophet to take a bath, and he bathe to cleanse himself from impurity following sexual activity. He tilted the vessel with his left hand, pouring water into his right, and washed his hands three times. Then he pourd water over his private parts, then he rubbed his hands on the ground. Then he rinsed his mouth and nose, and washed his face three times, and his forearms three times. Then he poured water over the rest of his body, then he moved aside and washed his feet

Tahric: Buhari, Müslim, Tirmizi, Nesai ve Ebu Davud da bu hadisi az bir lafız farkıyla rivayet etmişlerdir. AÇIKLAMA : Hadis, ğuslün şeklini tarif etmektedir. Buhari, ve Müslim'de Resul-i Ekrem (s.a.v.)'in sağ eliyle sol eline su dökerek avret mahallini yıkadığını belirtmektedir. Taharetlendikten scnra sol elini yere sürerek iyice ovduğunu Müslim belirtmiştir. El-Menhel yazarı aynı başlık altında açılan ğusül babında rivayet olunan hadisin açıklamasında şöyle der: ''Suyla taharetlendikten sonra elin güzelce temizlenmesi için toprağa sürülmesinin müstahab olduğuna hadis delalet eder. Toprakla güzelce ovaladıktan sonra ellerini tekrar yıkadığı Buhari'de belirtilmiştir. İbnü'l-Dakiki'l-İyd şöyle demiştir: 'Avret mahallindeki necaset suyla iyice giderildikten sonra necasetin kokusu kaldığı zaman bazı fıkıhçılara göre zarar vermez. Şafii mezhebinde bu hususta ihtilaf vardır. O kokudan afıv bulunduğu bu hadisten çıkarılabilir. Şöyle ki, Resul-i Ekrem (s.a.v.)'in taharetlendikten sonra elini toprağa sürmesi boşuna değildir. Necasetin giderilmesi için olduğu söylenemez. Çünkü necasetten en ufak bir şey kaldığı takdirde taharet yapılmış sayılmayacağı alimlerin ittifakiyle sabittir. Taharetten sonra elde necasetten bir şey kaldığı zaman avret mahalli de temizlenmemiş olur. Necasetin tadını gidermek için elin toprağa sürüldüğü de söylenemez. Çünkü tadın kalması necasetin kaldığına alamettir. Rengin giderilmesi amacı da söz konusu edilemez. Çünkü ihtilam veya cinsi münasebet dolayısıyla hasıl olan cünüplük haliyle ele yapışacak bir necaset rengini gerektirmez. Olsa bile cidden nadir olur. Bu nedenle kokunun giderilmesi ihtimali kalır. Taharetlenme esnasında giderilmesi vacib olan kokunun giderilmesi için toprağa el sürülmesi caiz değildir. Çünkü avret mahalli iyice temizlendikten ve giderilmesi gereken koku da iyice giderildikten sonra el temiz olarak avret mahallinden ayrılmış olur. Böyle olmazsa ne avret mahalli temiz sayılır ne de el. Şu halde giderilmesi gerekli olmayan bir rayiha izi kalmış olabilir ki bu iz bağışlanmıştır ve bağışıklık kazanan muhtemel izin de kalmaması için en güzel bir şekilde ihtiyatlı davranılarak el toprağa sürülmüş olur.'' Hadis'te Peygamber s.a.v.'in mubarek ağzına ve burnuna. su aldığı bildirilmekte ve mazmaza ile istinşak ismini alan bu işlemin meşruluğu bildirilmektedir. Abdest ve ğusül de ağız ve buruna su almanın hükmü hakkında alimler ihtilaf etmişlerdir. İbnü'l-Mübarek, Ahmed ve İshak ile bazı alimler hem ğusülde hem de abdestte vacibtir, demişler. Hanefi alimleri ve Süfyan-i Sevri; ğusülde vacib, abdestte sünnettir, demişler. Malik ve Şafii ise; ğusülde de abdestte de sünnettir, demişlerdir. Bu görüşler delilleri ile beraber abdest babında genişce izah verilmiştir. Hadis, mazmaza ve istinşaktan sonra Resul-i Ekrem (s.a.v.)'in mübarek yüzünü ve kollarını üçer defa yıkadığı, bütün vücuduna su dökerek guslünü yaptıktan sonra başka bir yere çekilerek ayaklarını yıkadığını ifade eder. Şu halde önce abdest almış fakat ayak yıkama işini ğusülden sonraya bırakmıştır. Buhari ve Müslim'in rivayetlerinde Resul-i Ekrem s.a.v.'in ğusülden önce: ''Namaz abdesti gibi abdest aldığı'' tabiri ve Buhari'nin rivayetinde: 'Abdest alırken ayaklarını yıkama işini ğusülden sonraya bıraktığı' tasrih edilmiştir. Ebu Davud'un Aişe r.anha'dan rivayet ettiği hadiste ise: Namaz abdesti gibi tam abdest aldığı bildirilmektedir. Bunun zahirine göre ayaklarını da o zaman yıkamıştır. EI-Menhel yazarı: ''Bu rivayetler arasında ihtilaf yoktur. Çünkü şöyle yorum yapmak mümkündür. Resul-i Ekrem s.a.v. ğusülden önce abdest alırken bazen ayaklarını da yıkardı.. Bazen de ayak yıkama işini ğusül'den sonraya bırakırdı. Değişik, rivayetler dolayısıyla alimler muhtelif görüşler beyan etmişler: Cumhur'a göre ayak yıkamayı ğusülden sonraya bırakmak müstahabtır. Ebu Hanife ve arkadaşları ise; 'Eğer su toplanmıyacak bir yerde ğusül yapılacaksa ğusülden önce tam abdest almak efdaldır. Şayet küvet, leğen gibi su birikecek bir yerde ğusül yapılacaksa ayak yıkamayı ğusülden sonraya bırakmak daha efdaldır, demişlerdir.' Malik ise; 'Ğusledilen yer temiz ise ğusülden önce ayakları yıkamak müstahabdır, aksi halde ğusülden sonra ayakları yıkamak müstahabdır.' Şafii mezhebindeki meşhur ve en sahih kavle göre tam abdest almak efdaldır. Çünkü Aişe ve Meymune r.anhuma'dan edilen rivayetlerin ekserisi böyledir,,, demiştir. Ğusülden önce alınan abdestin hükmüne gelince; Cumhurun mezhebine göre sünnettir. Davud ve Ebu Sevr'e göre vacibtir. Aişe ve Meymune r.anhuma'dan edilen rivayetlerin bir kısmında Resul-i Ekrem s.a.v. ğuslederken mübarek başına üç defa su döktüğü tasrih edilmiştir. Buradaki 574 nolu rivayet de böyledir. Nevevi: ''Başa üç defa su dökmenin müstahablığı hususunda alimlerin ittifakı vardır. Arkadaşlarımızın bir kısmı vücudun sair kısmını başa ve abdest uzuvlarına kıyaslayarak; üç defa yıkanması müstahabdır, demişlerdir. Buna kimsenin muhalefet ettiğini bilmiyoruz. Yalnız arkadaşlarımızdan Ebu'l-Hasan El-Maverdi bir defa'dan fazla su dökmek müstahab değildir demiş fakat onun bu sözü terk edilmiş tutarsız bir sözdür.'' EI-Menhel yazarı bu nakli yaptıktan sonra Hanefi ve Hanbeli alimlerinin de böyle dediklerini fakat Maliki'lerin baştan başka vücuduh her hangi bir tarafını üç defa yıkamanın müstahab olmadığını, abdestin ğusle kıyaslanamıyacağını çünkü ğusülde çok güçlük olduğunu söylemişlerdir. ĞUSLÜN FARZLARI 1 - Maliki mezhebine göre ğuslün farzları niyet, vücudun her tarafını suyla yıkamak, vücudu ovalamak, saçların arasını ovalamak ve ara vermeden ğuslü tamamlamaktır. 2 - Şafii mezhebine göre ğuslün farzları niyet ile bütün. vücudu ve vücut üzerindeki saç ve kılların tamamını suyla yıkamaktır. 3 - Hanefi alimlerine göre ağız ve buruna su almak ile bütün vücudu yıkamaktır. 4- Hanbeli mezhebine göre suyun deriye ulaşmasına mani herhangi bir madde ve necaset varsa gidermek, niyet, besmele, ağız ve burun dahil vücudun her tarafını ve kılların tamamını suyla ıslatmaktır. Nevevi, Müslim'in şerhinde; 'Ğusleden kişinin önemli olan şu hususa dikkat etmesi gerekir: Avret mehallini güzelce yıkadıktan sonra, o yerin ve çevresinin cünüplüğünü kaldırmak niyetiyle yıkanması uygun olur. Çünkü o esnada bacakların arasının ğuslünü yapmazsa bilahere orayı unutabilir. Dolayısıyla ğuslü sahih olmaz. Bir de başını ve vücudun sair yerlerini yıkayıp ğuslettikten sonra avret yerinin ğuslünü yapmadığını hatırlarsa ya çıplak eliyle oraların ğuslünü yapması gerekir, elini sürmesi icap eder ki avret mahalline el ayasının dokunmasıyla abdesti bozulmuş, olur. Yahut da abdestinin bozulmaması için eline bir bez bağlaması icab eder ki bu da bir güçlüktür. Şunu da belirtelim ki ğusül yapılırken hiç kimse abdest almayı vacib görmemiştir. Davud-i Zahiri ve arkadaşları hariç. Onlara göre vacibtir. Cumhur'a göre abdest almak sünnettir. ğusülden sonra namaz kılmak ve Kur'an'a dokunmak gibi abdestsiz yapılamayan ibadetler ğusletmekle mübah kılınır. Yani cünüp olan kişi abdest almadan vücudun her tarafına su dökerek ğuslünü yaptığı takdirde yaptığı ğusül sahih olup onunla namaz ve benzeri ibadetler yapmak mübah olur, demiştir. ĞUSLÜN EFDALİ EI-Menhd yazarı şöyle der: "Ğusledecek kişi kab'a ellerini batırmadan önce üç defa yıkadıktan sonra avret mahallini güzelce yıkamalı ve vücudunun her hangi bir yerinde bulunan necaset, kir ve suyun deriye yahut kıllara ulaşmasına engel olan ne varsa gidermeli. Bundan sonra namaz abdesti gibi tam abdest almalı ve bunun akabinde su avuçlayarak sakalını saçlarını hilallemelidir. Yani parmaklarını kıllar arasına geçirip her tarafını ıslatmalıdır. Daha sonra başına üç defa su dökmeli ve koltuklar altı göbek nahiyesi, kulaklar ve sair vücut kıvrımlarını güzelce ovarak her tarafı ıslatmalı daha sonra başına üç defa su dökmeli, vücudunun her tarafını yıkamalı ve ellerinin yetiştiği her tarafını ovalamalıdır. Vücuduna su dökerken üst kısımlarına ve sağ tarafa öncelik tanımalı. Ğusle başlarken niyet etmeli, vücudunda bulunan kılların her tarafını güzelce ıslatmalıdır

Şehir seçin

Türkiye

Almanya

Hollanda

Belçika

Fransa

Avusturya

İsviçre

Birleşik Krallık

İsveç

Danimarka

Norveç

KKTC

Azerbaycan

Bosna-Hersek

Kuzey Makedonya

Kosova

Bulgaristan

Suudi Arabistan

Filistin

Mısır

BAE

Katar

ABD

Kanada

Avustralya